19 Kasım 2007 Pazartesi

...(24)

bir şeyler söyle hadi bana,
gözlerini kapattığında hangi hayalim geliyor aklına?
başını ardına yaslayıp, tüm gücünle yutkunduğun bir anda
boynundan öpüverdiğim o zamanların tadını anlat.
gözlerini kapat,ellerimi tut ; dudağının kenarından gülümserken,
dişlerinin parıltısında anlat bana aşkını.
yürüdüğümüz sokaklardaki ayrıntıları hatırlayıp hatırlamadığımı sor,
mesala ,merdiven köşesinde oturan küçük kızın gülüşünü dinle benden,
oyun oynayan çocukların içinden en çok bağıranın coşkusuyla,
avazı çıktığınca annesine seslenen bir küçücüğün, özlemini duy kelimelerimde.
sessiz durayım bu defa ben, sen anlat bana ; kapat gözlerini,
ellerimi ellerinde büyüt okşamaktan,
saçlarıma dokunduğun zaman, içinde doğan heyecanı anlat.
beni benden alan, saçlarına rüzgarınla dokunduğun,
yanağından esintin ile buselerini aldığın, içinde yaşattığını anlat.
fakat,
gerçekleri anlatabilme gücünü bulduğun vakit kendinde,
seni dinleyenlere dönüp de, boşa çabaladıklarını da anlat,
asla söylemediğin şarkıların, hiç özlemediğin yüreklerin,
hiç yaşamadığın aşkın hulyasında gezinmesin kulakları.
anlat istanbul,
içinde yaşayan bir yüreğin aşkını, gözlerindeki gülüşü
dudağından dökülen her bir sözü,
nasıl da ruhuna çalıverdiğini.
deryan ile martıların olmasa, ha bir de çamlıca tepesi
aslında derin kırışıklıklarının olduğunu anlat yüzüne bakanlara,
ve anlat ;iki yüreğin arasında mesafe olmanın verdiği hazzı
gizlice kahkaha attığın gecelerin, sırtını kemirdiği vakitleri anlat.
anlat da ; sana aşık olanlar , aslında bize aşk duyduklarını duysunlar,
bizim aşkımızı üzerine giyip de, ışıklı sokaklarda gezindiğin
haydarpaşaya kadar gelip, hasretten korktuğun
acizliğini anlat.
yalnız kalmaktan ne çok korktuğunu,bunun için kalabalık olduğunu,
içinde esen mutsuzluğunu, deniz üzerindeki dalgalara atıp da
yalancı tebessümlerle , balık ekmek arasında yenilip, gitme isteğini anlat ;
yoksa sen de ben de biliyoruz ,
başka türlü içimizde olmana imkan olmadığını,
anlat istanbul.


HADI BIRSEYLER SOYLE - Gülay