19 Kasım 2007 Pazartesi

...(23)

gözlerinde doğan güneş ile başlayan sabahların,
yüzüme armağan ettiği tebessümlerin her birini,
içimde cızzlayan hasretinin dudağıma sardığı alevi,
kollarında raks ederken,kulağına söylediğim ilk sözleri,
kalabalıklar arasında, seni ilk gördüğüm anın heyecanını özledim.
aslında, yüreğime dolan coşkum ile haykırmak isterken,
kalabalığın içinde sessiz sedasız sarılıp da boynuna,
hoş geldin, demeyi ; gözlerine bakıp tekrar göğsüne sarılmayı
ne çok özledim, seninle şehrin ışıldayan gözlerine bakmayı.
ellerin içinde, küçük bir çocuk gibi oynayan ellerimin cıvıltısını,
üşüyen burnum üzerine kondurduğun busenin sıcağını,
adım attıkça ayakkabılarımıza koşan yağmuru,
seninle özledim,göğün gürültüsünü gülüşümüzle bastırmayı.
sen varken, gecenin koluna takıp yanında getirdiği sabahı,
bulutun gözlerini ışıldatan gök gürültülü yağışları,
sessiz sedasız olan sokaklardaki çocukları özlerdim.
şimdi şehirde yağmur çocukların üzerine yağıyor,
bulutların gözleri siyah fakat parıldamıyor,
geceler gündüzlere küsmüş sanki,
güneşi sen diye beklerim,
duydum ki yüreğim haykırıyor ; seni çok özledim