<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877</id><updated>2012-02-17T04:47:31.493+01:00</updated><category term='zaman'/><category term='anahtarlar'/><category term='yanmak'/><category term='O'/><category term='yanar'/><category term='oyun'/><category term='yangın'/><category term='sevinc'/><category term='kül'/><category term='ateş'/><title type='text'>hayallerimizin tadı aynı</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>39</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-8955828478875706795</id><published>2009-01-13T20:20:00.001+01:00</published><updated>2009-01-13T20:22:32.847+01:00</updated><title type='text'>...(34)</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/SWzpqlt5KcI/AAAAAAAAAG4/CRc2r96H6K0/s1600-h/marti1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/SWzpqlt5KcI/AAAAAAAAAG4/CRc2r96H6K0/s400/marti1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5290860580141869506" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saat kaç, gecenin hangi yarısındayız,&lt;br /&gt;adımlarımı duyuyor mu martılar, bu gece denizden uzaktayız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arabanın camından süzülen yağmur tanesine anlattım,&lt;br /&gt;gitmeyeceğim dedim bu şehirden, boğazından geçip, düşmeyeceğim denizine gölge olup.&lt;br /&gt;sabahları kokusunu çekeceğim içime çengelköyün,&lt;br /&gt;saçlarımın tüm buklesinde dolanan rüzgara fısıldayacağım,&lt;br /&gt;öyle bir gülümseyeceğim ki, martıların beyazı dişlerimde olacak dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o sabah yanında uyandım ya, gözlerimdeki gülümsemeyi unutmadın gün boyu.&lt;br /&gt;tüm gece seni kokladım diye, gözlerim gülücüklere boğuldu.&lt;br /&gt;gök şarkı söyler gibi uğuldadı yapraklar arasında,&lt;br /&gt;sen uyurken sarıldım sırtından,çenemi dayadım ensenle sırtının birleştiği yere&lt;br /&gt;kulağına uzandım, dudaklarımı usulca kondurdum uyku dolu tenine.&lt;br /&gt;biraz kıpırdanıp da,soluk aldın derince kokumun dolu olduğu yastığımdan,&lt;br /&gt;sarıldın rüyandaki gibi, göğsüne aldın beni usulca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;martının ayakları altında eziliyormuş meğer istasyonun koca saati,&lt;br /&gt;zaman geçmek bilmiyordu beyaz hayallerime kavuşacağım diye.&lt;br /&gt;her bir dakikada bakıyordum kolumu terleten koca saatimin ayaklarına&lt;br /&gt;ben koşmasını istedikçe, o dinleniyordu her sayının köşesinde.&lt;br /&gt;sevdiğimiz şarkıları mırıldanırken buluyordum kendimi,&lt;br /&gt;tren karların içinde çizilmiş ince çizgilerin üzerinde  balerin gibi&lt;br /&gt;bir kuğunun dans edişi gibi süzülüp gidiyordu sana doğru,&lt;br /&gt;belli ki martı gökyüzüne uçtu, sana kavuşmaya az kaldı diye duyuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yorganının altında değil sıcak, boynunun içinde, kokunu eteklerinde savuran teninde&lt;br /&gt;pembe elbiseli küçük kız çocuğu gibi şirin, sevinçli yanaklarının içinde,&lt;br /&gt;beni öpüverdiğin, yağmur tanesine benzetip,dudaklarından süzüldüğüm buselerinde.&lt;br /&gt;rüzgar ağaçları sırtından ittirmeyi istedikçe, içim ürperdi gecenin zifrinde&lt;br /&gt;korktukça sana sarıldım, sarıldıkça öptün beni, uykunun en tatlı sesiyle&lt;br /&gt;seni seviyorum deyip, aldın beni rüyalarının oteline.&lt;br /&gt;bir köşesinde en sevdiğin yastıkların olduğu, küçük halıların süslediği&lt;br /&gt;duvarında takımının adını yazan formanın tablosu varmış gibi,&lt;br /&gt;anlattın bana yapacağımız evin resmini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yanıbaşımızdan geçip giden arabaların hızını duymadan,uçuyormuş gibi&lt;br /&gt;renkli ışıklarıyla boğazın,yutkunduğu yerde duran nefes oldum.&lt;br /&gt;gitmeyeceğim dedim bu şehirden, ellerinden tutup gözlerinin içine bakıp da&lt;br /&gt;yine geleceğim diye umutlandırmaya çalıştığım,istasyonun kapısından içeri girmeyeceğim dedim.&lt;br /&gt;sana o yerde hep kavuşmayı hatırlamak için kapatıp gittim gözlerimi,&lt;br /&gt;sözlerimi sana hediye ettim buselerime sarıp da,&lt;br /&gt;kaç kere sarılıp boynuna, gitmeyeceğim diye haykırmak niyetindeydim,&lt;br /&gt;gözlerinin ışığını görünce, onları hiç söndürmek istemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saat kaç,  gecenin hangi yarısındayız,&lt;br /&gt;adımlarımı duyuyor mu martılar, bu gece denizden uzaktayız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yastığımın renginde, gözlerinin parıltısı yok diye uyuyamadım dün gece,&lt;br /&gt;kaçıncı dönüşüm yatağımın kavşaklarında,yol veremiyorum uykuma, gidemiyor gözlerime.&lt;br /&gt;bilmiyordum bu şehrin soğuğunu bu kadar çok hissetmeyi.&lt;br /&gt;tek başına uyurken, yorganımın beni boğduğunu, yastığımın nefesime kapanıverdiğini&lt;br /&gt;rüyalarımdan korkarak uyandığımda, sırtımda sıcacık elinin olmayışını&lt;br /&gt;bilmiyordum, bu şehirde martısız gecelerin karanlığını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevdiğim şarkının sessiz adımlarında yürürken gördüm kendimi,&lt;br /&gt;sana gelecekmişim diye,bilmediğim yolların kaldırımlarını adımladım.&lt;br /&gt;rüyamın en güzel yeriydi çengelköyün çınarı, köşesinden dönerken gördüm seni.&lt;br /&gt;elinde buharıyla kokusunu içine çektiren çayın,&lt;br /&gt;gözlerinde benim geleceğimi bekleyen umudunun gülümsemesi,&lt;br /&gt;yanıbaşında, çok sevdiğim beyaz göğüslü martıların sesleri.&lt;br /&gt;karşında boğazın sıcacık nefesi, vapurların denizin göğsünü yaran köpüklü heybeti,&lt;br /&gt;ve ben en kıyısında çınarın...&lt;br /&gt;heyecanlanıp da sana koşacaktım,ayaklarımı kaldırdım, yapraklatına takıldım&lt;br /&gt;yere düşüp , ellerimi tutman için seslendiğimde;&lt;br /&gt;anladım,&lt;br /&gt;bu şehrin soğuğunda, kısılan sesimi, sana duyuramadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saat kaç, gündüz doğmuş mu çoktan&lt;br /&gt;söylediklerimi duyuyor mu yüreğin,&lt;br /&gt;yerin kalbim.&lt;br /&gt;denizden uzak değiliz,&lt;br /&gt;biz deryalardan da enginiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-8955828478875706795?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/8955828478875706795/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=8955828478875706795&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/8955828478875706795'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/8955828478875706795'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2009/01/34.html' title='...(34)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/SWzpqlt5KcI/AAAAAAAAAG4/CRc2r96H6K0/s72-c/marti1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-4058769095036640188</id><published>2008-10-15T18:11:00.002+02:00</published><updated>2008-10-15T18:31:45.535+02:00</updated><title type='text'>...(33)</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/SPYayM-JAVI/AAAAAAAAAGw/HM6rEtMu7L8/s1600-h/yalniz_marti.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/SPYayM-JAVI/AAAAAAAAAGw/HM6rEtMu7L8/s400/yalniz_marti.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257419064779276626" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uçun martılar, kanatlarınızın beyazı kadar uçun.&lt;br /&gt;yağmur taneleri karıştıkça gözyaşlarınıza,&lt;br /&gt;denizlerin üzerindeki yağmurun adımları üzerinden,&lt;br /&gt;üflediğim nefesin beyaz dumanları gibi uçun.&lt;br /&gt;avuçlarım içinden tutun beni, gökyüzüne taşır gibi&lt;br /&gt;biriniz saçlarımın içinde uçsun, gözlerimi sevsin diğeri.&lt;br /&gt;deniz gibi coşkulanan gönlümde en büyük gemiyi takip etsin kanatlarınız&lt;br /&gt;belki simit atar biri.&lt;br /&gt;uçun mavi gökyüzünün beyaz gözyaşları,&lt;br /&gt;yeryüzünün yanaklarında uçun,&lt;br /&gt;uçup gidin,&lt;br /&gt;gülümsemeler kalsın bize, denizler gibi engin.&lt;br /&gt;biriniz haydarpaşada beklesin, gidenlerin ardından&lt;br /&gt;diğerleri eskişehiri gözetlesin, geleceği bekler gibi&lt;br /&gt;avuçlarınız yok ki sizin, tutun beni içinde diyeceğim ama,&lt;br /&gt;beyaz kanatlarınıza adımı yazın benim, gökyüzünde uçurun.&lt;br /&gt;özendiğim bir çay yudumu olun ince bellinin kaşığına tutunmuş&lt;br /&gt;şekerin üzerine eritin beni, kanatlarınız kadar beyaz şeker içinde&lt;br /&gt;çay yudumu olayım diye, uçurun beni denizlerin üzerine.&lt;br /&gt;seyredilen manzaranın, yaban gülleri gibi açın kanatlarınızı,&lt;br /&gt;ürkek bakışlarınızı çalan gözlerimde, parıltılar olun,&lt;br /&gt;biriniz beylerbeyinde, diğeri çengelköyün bahçesinde&lt;br /&gt;beni beklesin boğazın en serin esen rüzgarının sesinde&lt;br /&gt;siz bağrınızı açın beyaz gelinliğin etekleri gibi yine,&lt;br /&gt;uçun hayallerimde, denizi olmayan bu şehirde...&lt;br /&gt;uçun martılar, kanatlarınızın büyüklüğü kadar özgür olun,&lt;br /&gt;süzülen göğsünüzdeki huzur kadar uçun,&lt;br /&gt;adımı yazdıysanız gökyüzüne bugün,&lt;br /&gt;bembeyaz nefesim olup, sevdiğimin içine dolun,&lt;br /&gt;ben deniz olurum şehrin denizsiz sahiline&lt;br /&gt;siz uçun alnımın üzerinde, bembeyaz hayallerimin, tertemiz gülüşünde.&lt;br /&gt;avuçlarımdan tutun beni,gökyüzüne taşıyın&lt;br /&gt;bulutlar tutunsun tenime, sevdiğimin busesi gibi,&lt;br /&gt;siz uçun,&lt;br /&gt;uçurumlar yükselsin gökyüzüne,&lt;br /&gt;denizler yağsın üzerimize.&lt;br /&gt;yakamozlar olun, mavi enginin beyaz parıltıları,&lt;br /&gt;yağmurlu günlerin, gülümseyen simitçi arkadaşları,&lt;br /&gt;uçun istanbulun üzerinde,&lt;br /&gt;sevdiğime yazdığım şiiri anlatın gökyüzüne,&lt;br /&gt;güneş bu yüzden mi sabahı doğurur,diye.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-4058769095036640188?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/4058769095036640188/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=4058769095036640188&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/4058769095036640188'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/4058769095036640188'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2008/10/33.html' title='...(33)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/SPYayM-JAVI/AAAAAAAAAGw/HM6rEtMu7L8/s72-c/yalniz_marti.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-5068291557331080534</id><published>2008-10-13T20:00:00.003+02:00</published><updated>2008-10-13T20:05:25.538+02:00</updated><title type='text'>...(32)</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/SPONCMBJKWI/AAAAAAAAAGo/KOcmJZPh3gA/s1600-h/aile.bmp"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/SPONCMBJKWI/AAAAAAAAAGo/KOcmJZPh3gA/s400/aile.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5256700258796775778" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bugün çok mutluyum. Herkesin içinde göğsüm heyecan içinde atarken, seninle bir kere daha gurur duymanın verdiği sevinç içinde koştum defterimin başına.&lt;br /&gt;Aslında bu defterimi senden saklıyorum, sanki çok özel şeyler varmış gibi içinde. Bakma sakladığıma, biraz büyük olup, özele sahip olmak istediğim için yapıyordum sanırım bunu. Fakat bugün asıl büyüklüğün o küçük ayrıntılarda değil, basbayağı ortada bulunan gerçeklerde yer aldığının farkına vardım. Her gün yepyeni şeyler öğreniyorum senden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi ki de diğerleri gibi, belli bir süreden sonra tanımamışım seni. İlk varlığımdan beri yanı başımdasın iyi ki. Ellerimi ilk tutan elsin iyi ki, göğsüm yerinde durmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, sabırsızlanıyorum şimdi senin eve gelmene, diğer yandan ise hemen gel istemiyorum. Defterime sevincimi yazınca gel ki, geldiğinde sakladığım defterimi sana okutabileyim. Annem bugün dolabımın oraları toplarken söyledi, neden halen saklıyorsun ki o defterini diye, senin bu defterin varlığını bilmen seni daha çok sevindirir ve gururlandırırmış. Çünkü sen alışıkmışsın böyle yazılara ve defterlere. Sonra uzun uzun gülümseyerek işlerini yaptı annem ben ise sana yazılar yazmaya devam ettim, ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün harika bir şey oldu. Herkes sessiz sedasız otururken, bambaşka düşünen bambaşka bir şeyler paylaşabilecek olan var mı diye sordu hocamız. Durup dururken yaptı bunu, kimselere düşünecek vakit bırakmadan hemen söz istedim.&lt;br /&gt;Anlatacak öyle güzel öyle bambaşka bir şeyim vardı ki, anlatılmaz bir heyecan doğmaya başladı göğsüm içinde. Sanki göğskafesimin içinde kocaman bir kuş çırpınıyordu, kanatları çarptıkça ciğerlerime sevincimden nefes alamayacak hale geliyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette seni anlatacaktım. Seni anlatmayacağım da kimi anlatacağım ki.&lt;br /&gt;Hayatta en çok sevdiğim, en çok beni seven, en çok canım diye diye saçlarımı okşayan, uyurken gözkapaklarım üzerine buseleriyle imza atan sen değil misin?&lt;br /&gt;Var mı böyle biri daha ki senden başka bu dünya üzerinde…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen sözümü isteyince hoca oldukça şaşırdı. Sanki o soruyu soracağını tahmin etmişim gibi, evvelden çalışmışçasına anında söz istediğim için, gülümseyerek ve belki de söyleyeceklerimi hiç de aklından geçirmeden bana söz verdi ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepiniz kulaklarınızı değil, gönüllerinizi açın beni dinlerken dedim. Bunu ilk söylediğimde kimse bir şey anlamamış gibi baktı gözlerimin içine. Ancak biliyordum ki, sana benzeyen annemin de hep söylediği gibi , parıldayan gözlerim içinde seni anlatacağım çoktan belliydi ki…&lt;br /&gt;Evvela ismini söyledim ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahib-i Melahat,Melahat sahibi, güzel yüzlü babam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ismi duyduğunuz yerde huzur sizi bulacak. Bu isim öyle sizin bizim gibi bir isim değil iyi duysun gönülleriniz, gönüllerin kulağı sevdayı işitir, aşkı işitir duyun dedim.&lt;br /&gt;Hoca benden hiç böyle bir cümle beklemediği için oldukça şaşkın bir hal tavrı içinde beni izliyordu, arkadaşlarımdan bir çoğu kendi aralarında fısıldaşmaya kimileri ise gülüşmeye başladılar, ben ise kendimden en emin halimle, senin bana öğrettiğin gibi en doğru ve emin hal içinde konuşmama devam ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ismini söylediğim adam, benim babam. Beni öyle bir güzellik içine verdi ki. Söylediği sözler annemi kendisine aşık etmiş düşünsenize…&lt;br /&gt;Ona bir defter yazıyorum. Yakında kendisine vereceğim, şimdiye değin kendisinden sakladım. Hani sizin günlükleriniz var ya sakladığınız, ben de onun gibi bir şey yaptım işte. Ama yanlışlarımı yaramazlıklarımı sakladığım için değil, büyük olmak için sakladım onu. Yazdıkça büyümek için. Ancak fark ettim ki, anlattıkça yazdıkça daha da artan bir coşku kapladı defterimi, büyüklük benim saklamamda benim büyüklüğümde değilmiş, babamdaymış…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babam annemi çok sevmiş. Annem ona uzun uzun defterler yazmış hep. Yıllarca yazmış, okumuş, resimlemiş. Bir aşk yıllarca yazılır mı diyeceksiniz de, e ben şimdiye kadarki ömrümde bile babamla gittiğimiz maç gününü yazmayı bitiremedim bir türlü. Düşünün ki onlar birbirlerine aşıklarmış, nasıl yıllarca yazmasın…&lt;br /&gt;Evlenince bile, babamın ceketinin iç ceplerinde küçük not defterleri olmuş, annem sabahları işe giderken, yemeğinin yanıbaşında da o küçük defterlerden koyarmış, babam için onlar bir ihtiyaçmış çünkü. Biliyor musunuz? Babam annemi çok özlermiş, işteyken bile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte ben de babama teşekkür etmek için, iyi ki annemi sevdin de, benim babam oldun demek için birkaç kelime karalıyorum o defterime. Ha bir de o küçük not defterinin birkaç sayfası cepte kalıp da yıkanınca, babamın ceketlerinin her tarafı minik beyaz kağıtlarla bezeniyor, babam da “ aa bak muazzez, ceketimle kazağım, aşk dolmuş yine” diyor gülümseyerek. Annemse onları yeniden yıkayacak olmanın verdiği iş durumu nedeniyle, yarı güler yarı böhühü eder halde babama sarılıp alıyor ceketini. Haa görmüyorum sanmasınlar hemen o arada birbirlerini öpüverdiklerini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama çok güzel biliyor musunuz, babamla annem birbirlerine çok güzel sarılıyorlar. Sanki yıllarca hasretlermiş gibi. Her gün bu hasretle koşuyor babam eve, ilk önce anneme sonra bana deliler gibi sarılıyor. İşte diyorum benim babam, harika bir adam. İsmini onun için basa basa söyledim size. Duysun gönülleriniz.&lt;br /&gt;Dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hocamın çok hoşuna gitmişti. Bambaşka bir şey anlatın dediğinde, seni anlatınca, gerçekten çok hoşuna gitti. Üstelik, sen bambaşka bir adamsın, ben de senin oğlun olduğum için bambaşkayım, e annem de ikimize aşık baba biliyorsun değimli, bana da yeni jole almış, aslında sen izin vermiyorsun buna biliyorum ama, geçen ayça bana gülücük attı, dedim şu saçlarımı yapayım mı anne? Annem de kahkaha ata ata, yapalım dedi bana.  Yani senin gibi yakışıklı olunca komik mi oldum pek anlayamadım da, iyi oldu saçlarım böyle, suluğumu boynuma takayım derken, bozulmuyorlar artık. Ayrıca pantalonumun dizlerini de parçalamıyorum top oynarken haberin olsun babacım : )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velhasıl babacığım, sana yeniden hayran kalan ben minik oğlun, şu cadı kızından arda kalan boş zamanlarında, saklaya saklaya sana bu defteri yazabildim. Aslında daha çok yazıcam da, şu cadı ablamın başıma gelip de ne yazıyorsun ne yazıyorsun diye sorular sorması yüzünden tepem atınca, pek yazamıyorum. Zaten annem de hep buraları toplamaya geliyor, defteri saklayacak yer de bulamıyorum.&lt;br /&gt;Artık bu senin defterin, senin oğlundan, sana minik bir hediye. Seni ne çok sevdiğimi anlatabilmek için yazmıştım, annem gibi.&lt;br /&gt;Bugün bunu okulda da anlatınca, herkesin çok hoşuna gitti. Ben de çok sevindim, son olarak bunu da ekleyip defterini sana veriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babacığım, seni çok seviyorum. Gözlerindeki ışıltılı gülümsemelerini Allah hiçbir zaman başımızdan eksik etmesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(yaf baba, şu ablama bişey söyle, hep bana kızıyor, bi de dil çıkarıyor haberin olsun, sakın benim dediğimi yazdığımı duymasın, aramızda kalsın, valla cingar çıkarır evde, annem de ikimizi de atar sonra dedemlere)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                             Seni çok seven oğlun&lt;br /&gt;      Eses &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baba, şu küçük oğlunda hep beni sana şikayet ediyor, ben bişey yapmadım. Kendisi söylemiyor yaptığı yaramazlığı da ondan. Masanın üstüne reçelleri dökmüş, parmaklarıyla resim yapmış bi de, çileklerden de evlerin bacasını yapmış. Ben de içeri girdim naptıın seen diye, o da reçelleri döktüm sanane dedi bana, ben de hiiii çok ayıp denmez öyle dedim, sonra ben onları yicektim sen neden döktün deyince, sen zaten yiyorsun ki ağzında bak dedi. Ben de ağzımda bişey olmadığını göstermek için dilimi çıkarmıştım. O da gitmiş sana beni şikayet etmiş.&lt;br /&gt;Afacan kardeşim benim yaaa!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baba biz seni çok seviyoruz. Sen bizim her şeyimizsin. Ben sana şiir yazdım : )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(baba, Eses görmesin buraya yazı yazdığımı, söyleme, bu sefer kimbilir neler der :D )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Seni çok özleyen kızın&lt;br /&gt;          Eskişehir &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahh benim küçük kuzularım, seni çok özlediler babası. Biran evvel eve gelmeni deli gibi bekliyorlar. Halbuki en fazla 7 saat geçti henüz seni görmeyeli ama, dayanamıyorlar bile baksana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eses sana bir defter yazıyormuş. Bana gösterdi bugün. Ben ona anlatmıştım sana yazdığım mektupları, benim gibi aşıkmış sana, onun için onun da yazması gerekiyormuş babası. Sana çok büyük bir tören eşliğinde hediye etmeyi düşünüyor : )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskişehir’in de Eses den çekmediği kalmadı yazık, eheh gerçi ikisi güzel güzel oynayıp anlaşıyorlar, bazen kavgaları oluyor elbet ama, bakıyorum iki üç dakika sonra geçiyor hemen. Seni özlediklerinde ise seni paylaşamayıp kavga ettikleri bile oluyor, diyorum şimdiii sizi dedenize postalayacağım ona göre, babanızı bu akşam göremezsiniz yoksa diyorum, hemen oynamaya devam ediyorlar, ahh yumurcaklarım benim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgiliciğim, biricik eşim ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana böyle dünyalardan güzel iki tane can verdiğin için, bana böyle güzelcecik anneliği hediye ettiğin için, bana senin eşin olma faziletini kazandırdığın için, sana minnettarım.&lt;br /&gt;Her günüm senin aşkınla, artan aşkınla ; daha da güzel geçiyor. Miss gibi kokular yayılıyor evimize huzur kaynaklı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harika mutlu yuvamızda şu an hepimiz seni bekliyoruz. En güzel hayallerle, seninle olmak için, soframızı hazırladık, ellerimizi yıkadık, bir yandan da çayımızı deme hazırladık, mmmhh kızımın saçlarını topladım, oğlumun önlüğünü taktım, ben ise en sevdiğin kıyafetlerimi giydim, seni bekliyoruz kocacığım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepimiz seni çok seviyoruz melek yüzlüm.&lt;br /&gt;İyi ki senin eşin olmuşum, iyi ki senin huzuruna ermişim.&lt;br /&gt;Seni çok seviyorum.&lt;br /&gt;Beni çok sevdiğini, gözlerinden her gece okuyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve söylediğin sözler beni çok mutlu ediyor.&lt;br /&gt;Bugün bana telefon edip de, güneş batarken dahi, mutluluk içinde beni düşündüğünü, beni hayal ettiğini söylediğinde, diz kapaklarımdaki bağların çözülüverdiğini hissettim. İlk günkü heyecanla seni seviyorum.&lt;br /&gt;Bana bu güzel sözleri söylediğin için, sana daha çok minnet duyuyor, aşık oluyorum.&lt;br /&gt;Sen bu dünyanın en güzel eşi ve babasısın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(eheh herkes bişeyler karalamış defterine, e eski alışkanlık, dayanamadım ben de yazdım Eses’in küçük defterine , seni seviyorum )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      seni çok özleyen ve çok seven karın&lt;br /&gt;          razay&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;: )&lt;br /&gt;aileden minik kareler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-5068291557331080534?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/5068291557331080534/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=5068291557331080534&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/5068291557331080534'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/5068291557331080534'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2008/10/32.html' title='...(32)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/SPONCMBJKWI/AAAAAAAAAGo/KOcmJZPh3gA/s72-c/aile.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-7321269508631809216</id><published>2008-10-10T14:48:00.002+02:00</published><updated>2008-10-10T14:54:03.020+02:00</updated><title type='text'>...(31)</title><content type='html'>seni çok özledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;merak etmemelisin beni,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biraz yorgunum biraz telaşlı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içimde bir heyecan var, nişanmış adı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ellerimde terlemeler, içimde hırıltılı nefesler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;başımda bir yangın var, saçım içinde gezintiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;merak etmemelisin beni,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biraz uyuyorum, biraz seni hayal ediyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içimde bir sevinç var, nişanmış adı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gözlerimde hayalin, içimde cızzlayan anlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;senin beni sevişin, biraz da öpüşün var&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sırtımdan akan ter, seni o bile ister.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;merak etmemelisin beni,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biraz bıcırdak bazen küçük melek,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her ikisinde aşk var, nişanmış adı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;heyecanlanmış yüreğim, eşin olmak için&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biraz pembe prenses, biraz cadıdır gözlerim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sev beni sevineyim, hayallerini öpeyim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ihtiyacım gülüşündür, nişanmış adı pembenin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;merak etmemelisin beni,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;böyle derdim ben sana, yazılarımın öznesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içimin özlemi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biraz yazı biraz şiir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;merak etmemelisin beni, yakında olan eşin olup gelişimdir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yanıbaşında uyusam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ellerinden tutup da&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyileşeceğim kesindir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;merak etmemelisin beni,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seversin böyle diye, eskideki gibi heyecandan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biraz anmalık, biraz tebessüm&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seni ne çok sevdiğimi bir kere daha diyeyim diye&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uyudum rüyalarımızın içine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ellerinde sıcağın, gözlerinde şefkat&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yüreğinde aşkın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bana hanımın olduğumu söylediğin an&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte o an merak etmemelisin beni ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eğer sevincimden ölürsem.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-7321269508631809216?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/7321269508631809216/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=7321269508631809216&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/7321269508631809216'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/7321269508631809216'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2008/10/seni-ok-zledim.html' title='...(31)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-6056825134389588642</id><published>2008-10-10T14:28:00.002+02:00</published><updated>2008-10-10T14:36:24.853+02:00</updated><title type='text'>...(30)</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/SO9LmG4CHyI/AAAAAAAAAGg/3_tv5qjdtGU/s1600-h/kalem.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/SO9LmG4CHyI/AAAAAAAAAGg/3_tv5qjdtGU/s400/kalem.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5255502408217403170" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her adımım bir bakıştır yer yüzündeki varlığına,&lt;br /&gt;adını andığım her nokta çiçeklere bürünür, sen kokar.&lt;br /&gt;midemde dolanan amansız krampların heyecan sebebidir gözlerin,&lt;br /&gt;biraz sonra yorgun düşüp uyuyacağım yerdeyim,&lt;br /&gt;göğsünün içinde,&lt;br /&gt;kalbin denilen yerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en çok sabahları üşürdüm, daha güneş yüzünü yıkamadan&lt;br /&gt;bulutların giyindiği sarı eteklerinin ucunda gözlerim&lt;br /&gt;açılırdı güneşe karşı ellerim.&lt;br /&gt;göğsümü sana doğru verdiğimde, hani gerindiğimde &lt;br /&gt;sarıldığın an, kalbimde doğan çarpıntıların babası ;&lt;br /&gt;sevdiğim adam, gözlerimin parıltısı,&lt;br /&gt;yazmak istediğim romanın başkahramanı,&lt;br /&gt;yazamadığım onca şiirin öznesi&lt;br /&gt;anlatamadığım duygularımın incisi,&lt;br /&gt;denizlerin mavisi,&lt;br /&gt;gökyüzünün nefes dolu sabah rüzgarı&lt;br /&gt;dünyamsın,&lt;br /&gt;göğsünün içinde büyüyen ben,&lt;br /&gt;minik bir bebeğim ellerin içinde,&lt;br /&gt;kalbin denilen yerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çaresiz kaldığım anların, tek anlayanı,&lt;br /&gt;ellerinde şefkat duyduğum, canımın cananı&lt;br /&gt;her adımım bir sözdür rüzgarda sesimi duyan kulaklarına&lt;br /&gt;dilimde aşka bürünen kelimelerimin titreyiş sebebidir gözlerin,&lt;br /&gt;biraz sonra yazacacağım şarkının nakaratındayım,&lt;br /&gt;avuçlarının içinde,&lt;br /&gt;kelebek prenses, pamuk olmuş diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en çok geceleri korkardım, daha yıldızlar doğmadan başlardı sancılarım&lt;br /&gt;ay'ın giyindiği parlak kumaşın düğmelerinde gözlerim&lt;br /&gt;açılırdı pencereden içeri parlak ellerimden aşkının ismi&lt;br /&gt;kıvrılıverdiğimde kollarının altında, hani kedi gibi olduğumda yani&lt;br /&gt;yumuşacık öptüğün an , içimde cızzlayan sevincin pırıltısı ;&lt;br /&gt;özlediğim güzel gözlü adam , sesimin şıkırtısı,&lt;br /&gt;söylemek istediğim şarkıların nakaratı,&lt;br /&gt;gördüğüm rüyaların en gerçek olanı,&lt;br /&gt;beyaz renkli güvercinlerin kanadında taşıdığı rüzgar,&lt;br /&gt;kelebek tenli canım,&lt;br /&gt;seni anlatamadığım onca kelimelerin, şimdi,&lt;br /&gt;tüm hakkı aşk a aittir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her adımım bir kalemdir defter üzerine&lt;br /&gt;ne kadar yürüsem de erişemem sen kelimesine.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-6056825134389588642?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/6056825134389588642/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=6056825134389588642&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/6056825134389588642'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/6056825134389588642'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2008/10/30.html' title='...(30)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/SO9LmG4CHyI/AAAAAAAAAGg/3_tv5qjdtGU/s72-c/kalem.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-6595947246161198939</id><published>2008-10-04T19:39:00.002+02:00</published><updated>2008-10-04T19:46:28.018+02:00</updated><title type='text'>...(29)</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/SOeqpEVR07I/AAAAAAAAAGY/i1B8keEqGMw/s1600-h/image012.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/SOeqpEVR07I/AAAAAAAAAGY/i1B8keEqGMw/s400/image012.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5253355112865321906" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;istanbul, özledim kız kuleni, &lt;br /&gt;adını yazamadığım ağaçların altında yürüdüğüm dolmabahçeni.&lt;br /&gt;üzerine giydiğin martı gelinliğindeki,parıltılı deniz sesini&lt;br /&gt;ama en çok bana selam veren kaptan şefiğin heybetini.&lt;br /&gt;senin adını hiç bu kadar içten anmadım,&lt;br /&gt;adını ağaçlara yazamadan ben martıların yalanına kandım&lt;br /&gt;beyazında gökyüzünün mavisini görürken&lt;br /&gt;adımlarımı sahile biraz daha yaklaştırdım.&lt;br /&gt;istanbul, özledim kız kuleni,&lt;br /&gt;ne çok şiirler yazdım adına, duymadığın&lt;br /&gt;başlığına istanbuldan başka bir şey yazamadığım koca şehir seni...&lt;br /&gt;bir tek beni barındıramadın yüreğinde&lt;br /&gt;bugün bir kez daha koparıp attın.&lt;br /&gt;hiç bir şehir bu kadar acıtmadı içimi,&lt;br /&gt;ahh yanmadı hiç yüreğim bu denli,&lt;br /&gt;yazamadığım adını defalarca söyledim tıngırdayan trende&lt;br /&gt;yaprağını uzatıp da bağrına basamadın bugün beni.&lt;br /&gt;istanbul, özledim kız kuleni,&lt;br /&gt;ressam olduğum kara siluetini, beyaz martıları siyah yaptığım defterlerimdeki gölgeni,&lt;br /&gt;mısır çarşısında olmayan mısır tanelerini, şaşkın gözleriyle bakan ruhumun titreyişini.&lt;br /&gt;bir kez daha yemeliydim sultan ahmetin bahçesinde iftar yemeğimi&lt;br /&gt;duymalıydım senin sabah ezanındaki rüzgar seslerini,&lt;br /&gt;özlediğimi anlatamadığım defterime adını yazmadan evvel&lt;br /&gt;bilmeni istedim ;&lt;br /&gt;özledim kız kuleni ve üzerinde bir martı olabilmeyi şimdi.&lt;br /&gt;adım attığım akşamların heyecanını kaldırımlara kazır gibiydi ayaklarım&lt;br /&gt;bilmiyorum nasıldı gözlerimdeki parıltı,yanaklarımdan yaşlarım aktı&lt;br /&gt;ellerimde büyük bir sıcak var, yüreğimde en derin yangın&lt;br /&gt;sen beni bu gece neden yüreğinde barındırmadın&lt;br /&gt;istanbul seni değil, kız kuleni değil, martılarının beyazını değil&lt;br /&gt;anlamıyor musun be koca şehir ;&lt;br /&gt;sevdiğimi özledim,&lt;br /&gt;bunu ne sen biliyorsun şimdi&lt;br /&gt;ne de özlemimi anlatamayan kelimelerim.&lt;br /&gt;çok özledim anlasana..&lt;br /&gt;suskun kalıyorum, geceyim.&lt;br /&gt;yağmurların yağdığı sokaklarda sürüklenen küçük taş tanesi gibiyim,&lt;br /&gt;içime işlemiyor yağmur, ıslanamıyorum hasretimin ateşinden.&lt;br /&gt;tıngırdadığıma bakma, yağmur sürüklüyor beni, &lt;br /&gt;kucaklayamıyorum yerimi, kolların diye mazgallara tutuluyorum.&lt;br /&gt;düştüğüm çukurlarda hayat bulmuyor gözlerim&lt;br /&gt;güneşini özledim istanbul, kız kulesinin üzerinden batan,&lt;br /&gt;martılarını da özleyeceğim söz veriyorum,&lt;br /&gt;sevdiğimi beyazında sakla...&lt;br /&gt;söz veriyorum&lt;br /&gt;geleceğim geri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;seni seviyorum,&lt;br /&gt;çok da özlüyorum.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-6595947246161198939?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/6595947246161198939/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=6595947246161198939&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/6595947246161198939'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/6595947246161198939'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2008/10/istanbul-zledim-kz-kuleni-adn-yazamadm.html' title='...(29)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/SOeqpEVR07I/AAAAAAAAAGY/i1B8keEqGMw/s72-c/image012.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-8049126894509098879</id><published>2008-07-03T12:56:00.003+02:00</published><updated>2008-07-05T14:02:26.798+02:00</updated><title type='text'>...(28)</title><content type='html'>sevdiğimden bir nefes gelse nefesime,&lt;br /&gt;sanardım ki yeniden doğacağım şimdi gökyüzüne.&lt;br /&gt;bilmezdim adım neydi, şanım olur muydu bu dünyada,&lt;br /&gt;erer miydim ben de bir gün bulutların beyaz üstüne.&lt;br /&gt;gözyaşlarım varken, ben silerdim bütün tozları &lt;br /&gt;şimdi gülücüklerimden doğan nefes ile,alırım gri bulutları.&lt;br /&gt;yanaklarımda bilmem kaçıncı bahar yağmurları var,&lt;br /&gt;sevdiğimden doğan nefesle, yeniden doğan kalbimle birlikte..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içimde bir sancı var bilmem nereden gelir,&lt;br /&gt;adını hiç soramadım cesaret edemedim ya da,&lt;br /&gt;biliyorum, sevdiğim o adam, acı çekiyor bu gece şu anda,&lt;br /&gt;uykularım kaçıyor gözlerimden, kovalamaya mecealim kalmamış.&lt;br /&gt;gözlerimde bir kaç hayalim vardı, hepsini aldı götürdü sancılarım,&lt;br /&gt;sevdiğim adamın nefesi yok, nefessiz kaldım,&lt;br /&gt;uykularda kavuşurdu kollarım kollarına, özledim onu hem&lt;br /&gt;şimdi buluşacağım geceler kalmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne yapacağım dedim, ellerini boş açtı, kuşlara şarkılar söylediğim&lt;br /&gt;pamuk ellerinden terler aktı.&lt;br /&gt;istedim bir ter tanesi olup teninden akmayı,&lt;br /&gt;ama nasıl kabullenecektim ya doktor, ter olup da bedeninden kopmayı.&lt;br /&gt;sevdiğim o adam acı çekiyor, biraz yorgun düşmüş bu gece,&lt;br /&gt;uykumda buluşalım dedim, özledim seni yine çok işte,&lt;br /&gt;adamım,canım,eşim ; koşamadı kollarıma acımış canı yine,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sen bilir misin doktor, kuşlar geceleri neden susar?&lt;br /&gt;içlerinden biri ötse bir diğeri aşkı anlar.&lt;br /&gt;duyarsa kanatlar aşkları durmaz uçarlar,&lt;br /&gt;uçarlarsa, görmedikleri kör karanlıkta ağaçlara çarpar acırlar.&lt;br /&gt;ben geceleri sessizce söylerken şiirlerimi,&lt;br /&gt;benim kanatlarım çarpıyorken hem de yapraklara,&lt;br /&gt;sevdiğim adam, güneş oldu bana.&lt;br /&gt;ben bunun için hiç susmadım doktor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;adamım, sevdiğim güzelliğim bu gece yanına gelecekmiş,&lt;br /&gt;ellerinde bu kez en güzel kokular,&lt;br /&gt;sevdiğini bana söylerken gözleri gülecekmiş, sancıları sona erecekmiş.&lt;br /&gt;sen gündüzlerin içinde çiçekleri izledin mi doktor?&lt;br /&gt;ben en çok papatyaları sevdim. hep seviyor olan yapraktım,&lt;br /&gt;sevdiğimin elindeki, seven beyaz yaprak.&lt;br /&gt;sevdalı olduğum adama, nefes olmuşsun,&lt;br /&gt;nefesimize dolup, gözlerinle konuşmuşsun, &lt;br /&gt;ellerin şefkat dolmuş, &lt;br /&gt;dilinde yine o şarkı varmış.&lt;br /&gt;her şey çok güzel olacakmış,&lt;br /&gt;sen beyaz önlüğünde temizliği anlatmışsın sevdiğim adama,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;doktor,&lt;br /&gt;o bu gece dizlerimde uyuyor aşkla.&lt;br /&gt;rüyalarıma kavuştum yeniden, geceleri susmuyorum söylüyorum şiirlerimi&lt;br /&gt;uçuyorum mutluluğumdan, kanatlarım altında uyuyor o adam,&lt;br /&gt;yine baharda açan en güzel papatyayım şimdi.&lt;br /&gt;ellerine aşk dolsun, yüreğimiz nefesinden,&lt;br /&gt;teşekkür ederim,&lt;br /&gt;Sevdiğim adama olan şefkatinden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevdiğimden bir nefes geldi nefesime,&lt;br /&gt;yeniden doğdum.&lt;br /&gt;adımı papatya koyup,fısıldarken kulağıma&lt;br /&gt;seni gördüm doktor, beyaz bulut diye rüyamda.&lt;br /&gt;bu gece en güzel hayale kavuştum&lt;br /&gt;beyaz gelinliğim içinde, sevdiğim adamın kollarında,&lt;br /&gt;en mutlu olduğumuz  o günde&lt;br /&gt;seni de göreceğimi duydum doktor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-8049126894509098879?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/8049126894509098879/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=8049126894509098879&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/8049126894509098879'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/8049126894509098879'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2008/07/sevdiimden-bir-nefes-gelse-nefesime.html' title='...(28)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-117435176251223338</id><published>2008-05-28T18:28:00.004+02:00</published><updated>2009-01-13T20:42:57.840+01:00</updated><title type='text'>...(27)</title><content type='html'>Söyledim sözlerimi dün gece, anlattım her birini kalemimle.&lt;br /&gt;Defterimdeki sayfların gıcırtılarında uyudum,&lt;br /&gt;uyuya kaldım okuduğum aşk masalı üzerinde.&lt;br /&gt;Yeşil kapaklı eskimiş günlüğüm üzerinde,adını bilemeden sadece baş harfini yazdığım&lt;br /&gt;Seni tanımadan evvel de aşık olduğumu söylediğim şiirlerimin&lt;br /&gt;En can alıcı cümlesinde gülümsedim yine.&lt;br /&gt;Ağladığım gözyaşımın izi kalmış bir satır üstünde,&lt;br /&gt;Bilmem niyeydi , belki de yine aynı dert vardı içimde.&lt;br /&gt;Gece…&lt;br /&gt;Karanlıklarını içime ne kadar sindirmek istese de&lt;br /&gt;Ben hep aydınlattım hayallerimi,en karanlık olduğumda bile.&lt;br /&gt;Dişlerimdeki beyazlar bazen sarı oldu, ahh şu sigaramla aram iyi bu aralar yine.&lt;br /&gt;Saçımda bir beyaz belirmiş, fark ettim aynanın karşısında konuşurken seninle&lt;br /&gt;Hayalinle öpüşürken çizdi çatlamış dudaklarım yanağını&lt;br /&gt;Kıyamadım hayaline bile, acıttım diye.&lt;br /&gt;Masamın üzerinde soğumuş bir kahve,&lt;br /&gt;karanlığı bile adam gibi olmayan kahbe bir gece&lt;br /&gt;kimbilir , belki de yine aynı dert var içimde.&lt;br /&gt;Gece…&lt;br /&gt;Sevdiğimi sana yeniden söyledim, cumartesi, turuncu kaplı günlüğümde.&lt;br /&gt;Bu sefer adını öğrendim de, yazdım seni öylece.&lt;br /&gt;Uyku gelmedi gözlerime, sanki seni beklemem gerekti o gece&lt;br /&gt;Adını öğrenmek için,varlığını duymak için kalemim hep gülümsedi defterime.&lt;br /&gt;Satırlarım üzerinde,dilimden sıçrayan gülücük tükürcüklerim varken&lt;br /&gt;Yanağımı ıslak ıslak yapıştırdım sayfalarım üzerine&lt;br /&gt;Belki de senin dudağındır diye.&lt;br /&gt;Alnımdaki çizgiler daha çok belirdi, her biri başka dünyaya giden yol gibi&lt;br /&gt;Tel tel saçlarımda gezinen rüzgarı karşılamaya gidecek onca ayak sesinde&lt;br /&gt;Bizi söyleyen şarkılar dolaşıyor, başım üzerinde.&lt;br /&gt;Kimilerini mırıldanıyorum, ayrı o uzak şehirde oturduğunu biliyorum&lt;br /&gt;Beni duymanı istiyorum,&lt;br /&gt;Yine aynı dert var içimde biryerlerde.&lt;br /&gt;Gece…&lt;br /&gt;Hani seninle uyuduğum , aynı yatağın kokusunu içime çekerkendi&lt;br /&gt;Sen belime sıkıca sarılınca çekilen nefesim gibiydi&lt;br /&gt;Gözlerine baktığım anda gördüğüm gecenin rengi.&lt;br /&gt;Yıldızlar olmuştu sevdan, aynı çizgi filmlerdeki gibi,&lt;br /&gt;yıldızlar dolaştı saçlarım üzerinde sen sarhoşluğundan.&lt;br /&gt;Defterimde bir yaprak daha bitti,&lt;br /&gt;Seni yazdım kalemim senden hediyeydi,&lt;br /&gt;parlak ve siyah,&lt;br /&gt;Biraz tebessümlü,sanki sıcağını arayan ellerimdi.&lt;br /&gt;Yoluna kurban olacağım ayaklarımdan&lt;br /&gt;Başımdan,koynumdan,&lt;br /&gt;İçimi saran bir derdimdi.&lt;br /&gt;Hasretim,derdimdi.&lt;br /&gt;Şimdi, en büyük aşkı bana verdi.&lt;br /&gt;Özledikçe seni,&lt;br /&gt;Daha çok aşık oldum sevgili,&lt;br /&gt;İşte o gece,sabaha değin yazdığımdı defterime&lt;br /&gt;Seni ne çok özlediğimi yine…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve hasret,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sen yan yüreğimin ortasında, dilim susmayacak, söyleyecek sana ;&lt;br /&gt;Adını her andığımda ne kadar acıtırsan acıt içimi&lt;br /&gt;Bırak bileklerimden kan çekilsin, bembeyaz olsun tenim&lt;br /&gt;Bacaklarımdaki derman ister artsın ister hiç kalmasın&lt;br /&gt;Koşamam mı sanıyorsun sevdanın yolunda,&lt;br /&gt;Ben her sözümü söylediğimde için yanar da, söylemez dilin&lt;br /&gt;Cesaretsizsin, sen sinsice içimizde büyüyorsun&lt;br /&gt;Kalbimizde bir yerde cızlıyorsun, duyuyorum,&lt;br /&gt;Seni bulacağım,&lt;br /&gt;her bulduğumda tokat gibi,aşkımı yüzüne vuracağım.&lt;br /&gt;Sen hasret olup dolarken içime&lt;br /&gt;Ne büyük aşk oldun yüreğime,&lt;br /&gt;Adını andıkça,şikayet ediyorum mu sandın&lt;br /&gt;Benim dilim susmaz, hasretin adına da aşk yazdım. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;doldukça özlem içime,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;kokundur diye kokladım yine dün gece.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="300" height="80"&gt;&lt;param value="http://media.imeem.com/m/saoEjqLUpI" name="movie"/&gt;&lt;param value="transparent" name="wmode"/&gt;&lt;embed width="300" src="http://media.imeem.com/m/saoEjqLUpI" height="110" wmode="transparent" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/amhagLq/music/XpWMewkg/diridim_diridim_dim_dim/"&gt;diridim diridim dim dim - &lt;/a&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-117435176251223338?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/117435176251223338/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=117435176251223338&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/117435176251223338'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/117435176251223338'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2008/05/27.html' title='...(27)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-6845055533929013231</id><published>2008-05-12T22:24:00.003+02:00</published><updated>2008-05-31T19:20:31.665+02:00</updated><title type='text'>...(26)</title><content type='html'>herşeye şahitsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ellerimin ter içinde kaldığı zamanlarda,&lt;br /&gt;alnıma sürüp de, mırıldandığım şarkılara.&lt;br /&gt;uyumadan evvel ettiğim dualarda sayıkladığım,&lt;br /&gt;ağlayarak istediğim ve gülümseyerek beklediğim&lt;br /&gt;olmayan vapurun sesini duyduğumu sanarak&lt;br /&gt;kalkıp camda hasretlendiğim, gecelerin hepsine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;adıma deli diye bağıran insanların,küçük gülümsemelerine,&lt;br /&gt;saçlarımı okşayamayan hayal ellere,&lt;br /&gt;uyandığımda öylece masum bir halle,&lt;br /&gt;kalkıp dasevdiğimi aradığım, hatta kimseye söylemeden&lt;br /&gt;gizlice hasretimden ağladığım,yemek yemeye dahi mecealimin kalmadığı, sabahların hepsine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;koparmaya kıyamadığım bir papatyanın masalını anlatırken,&lt;br /&gt;adıma papatya dediğinde ne kadar sevindiğimi anlattığım,&lt;br /&gt;aslında küçük bir cadıyken,prensesler gibi uyuduğum huzuruma&lt;br /&gt;güzel olmak için takındığım kelebekli tokamdaki kanatlarıma,&lt;br /&gt;karnım içinde açan çiçeklerin kokusunu,tenimden duymaya&lt;br /&gt;kapalı gözlerim üzerinde,kirpiklerimde ışıldayan,baharların hepsine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sessiz sedasız uyurken, nefes nefese öpüştüğüm hayallere,&lt;br /&gt;bazen gerçek olup da, nefesim olduğu nefesine,&lt;br /&gt;vucudumda dolaşan ellerine,&lt;br /&gt;mırıldandığım,boynunda teninin kokusunu içime çekerken,&lt;br /&gt;kendimden geçip, ismini büyük bir nefesle verişime,&lt;br /&gt;karnının karnıma değişinde,göğsümle göğsüm bir olduğunda&lt;br /&gt;ne kadar çok heyecanlanıp,sevindiğimize,sevişmelerimizin hepsine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tek başımayken ne kadar da aciz kaldığıma,&lt;br /&gt;benim sadece onunla var olduğuma,&lt;br /&gt;rüyalarımda korktuğumda canını acıtıp,kıpırdandığıma,&lt;br /&gt;beyaz bacaklarım üzerinden sıyrılmış turuncu pijamalarıma,&lt;br /&gt;göğüslerim arasından akan ter damlasına,&lt;br /&gt;yastığımla sarmaş dolaş,rüyalarımdan uyandığım,bütün arzularıma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uyandığımda yanağımda duran yastığımın öpücük izine,&lt;br /&gt;gördüğüm rüyalarda gezinirken, ruhumun ayak seslerine,&lt;br /&gt;anlatamadığım, bir türlü tutamadığım o beyaz gölgelere,&lt;br /&gt;gülümsediğimde, beni görmeyen onca hayallerime&lt;br /&gt;ama aşkla uyandığımda,usulca dudağımdan öpen sevgilime,&lt;br /&gt;küçücük bedenimle, geleceğimde dilediğim o adama, bütün çocukluğuma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sırtından yanaşıp,boynuna burnumu sokuşturup uyurmuşum gibi&lt;br /&gt;karnında avuç içim açılmış,sevgilimin nefesini dinler gibi&lt;br /&gt;sarılıp sımsıkıca kumaşına, göğsümde uyuttuğum zamana&lt;br /&gt;beni al yanına, uyut bu gece de boynunda,özledim seni, yanında olmak istiyorum aşkla,&lt;br /&gt;beni sar kollarına, uyuyacağım sıcağında,&lt;br /&gt;dediğim ; çok özlediğim,çok istediğim, bütün sevdama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;herşeye şahitsin.&lt;br /&gt;sen herşeye şahitken yorganım,&lt;br /&gt;bu güzellikleri yaşatan sensin,senin sevdan,benim canım kocacım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="300" height="80"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/QRodnqGU1M"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/QRodnqGU1M" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/amhagLq/music/52iSy5u-/farid_farjad_robabeh_jan/"&gt;Robabeh Jan - Farid Farjad&lt;/a&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-6845055533929013231?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/6845055533929013231/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=6845055533929013231&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/6845055533929013231'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/6845055533929013231'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2008/05/28.html' title='...(26)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-7550603191663509792</id><published>2007-11-19T20:24:00.000+01:00</published><updated>2007-11-19T20:29:02.766+01:00</updated><title type='text'>...(25)</title><content type='html'>muazzez sevdanın, mukaddes yolcusu eyledi beni,&lt;br /&gt;emir saydım söylediği her dileğini.&lt;br /&gt;lallerimde ateşten bir tebessüm doğdu,yanayım hadi,&lt;br /&gt;ismini her anışımda, ışıldattı gözlerimi.&lt;br /&gt;hayranlığı onun ruhu ile tattım, söyledim bunun için sözlerimi ;&lt;br /&gt;ikram etti bana, şu dünyadaki en güzel yüreği.&lt;br /&gt;melikedir parmakları,hazeldir gözleri&lt;br /&gt;sevdanın yaşandığı yürek şehrinde yaşatıyor beni&lt;br /&gt;ellerine hasrettir ellerim,aşk ile beklerim gelişini&lt;br /&gt;ne mesafeler, ne yollar olsa da,görür gönlümün gözleri.&lt;br /&gt;iyiliğinin iyiliğidir, gözlerime bakıp da söylediği sözleri&lt;br /&gt;çok sevindirir ruhumu, her söylediğinde sevdiğini beni.&lt;br /&gt;ok yaydan çıkmıştır bir kere, demek ki budur aşk dedikleri&lt;br /&gt;kal deseler ateş ortasında, kalırım onun için, yeter ki acımasın elleri&lt;br /&gt;sevginin , aşkın adını gizlemişler yüreğine belli ki&lt;br /&gt;en karanlık gecelerde, bu gizli iyiliği aydınlatır içimi&lt;br /&gt;varlığının sebebi, benden yana duyduğu aşk idi&lt;br /&gt;ismi gibi sahib i melahat, yüzü gibidir yüreğinin incisi&lt;br /&gt;ya aşk , ya göz yaşlarım ; sevinin haydi !&lt;br /&gt;o'ndan gayrısında göremezsiniz böyle bir aşk ateşi.&lt;br /&gt;ruhumun bedenimi taşıyor olmasının, en güzel sebebi,&lt;br /&gt;uğruna yaşadığım, uğruna ölebileceğim,muazzam yürekli...&lt;br /&gt;melih gülüşlü, muazzez sevdalı, yolcuyum şimdi.&lt;br /&gt;beni sevdanın yolunda yürütendir, sevgili.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-7550603191663509792?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/7550603191663509792/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=7550603191663509792&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/7550603191663509792'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/7550603191663509792'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/11/25.html' title='...(25)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-4134219163633272662</id><published>2007-11-19T20:20:00.001+01:00</published><updated>2008-05-31T19:40:28.634+02:00</updated><title type='text'>...(24)</title><content type='html'>&lt;div align="left"&gt;bir şeyler söyle hadi bana,&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;gözlerini kapattığında hangi hayalim geliyor aklına?&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;başını ardına yaslayıp, tüm gücünle yutkunduğun bir anda&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;boynundan öpüverdiğim o zamanların tadını anlat.&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;gözlerini kapat,ellerimi tut ; dudağının kenarından gülümserken,&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;dişlerinin parıltısında anlat bana aşkını.&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;yürüdüğümüz sokaklardaki ayrıntıları hatırlayıp hatırlamadığımı sor,&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;mesala ,merdiven köşesinde oturan küçük kızın gülüşünü dinle benden,&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;oyun oynayan çocukların içinden en çok bağıranın coşkusuyla,&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;avazı çıktığınca annesine seslenen bir küçücüğün, özlemini duy kelimelerimde.&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;sessiz durayım bu defa ben, sen anlat bana ; kapat gözlerini,&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;ellerimi ellerinde büyüt okşamaktan,&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;saçlarıma dokunduğun zaman, içinde doğan heyecanı anlat.&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;beni benden alan, saçlarına rüzgarınla dokunduğun,&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;yanağından esintin ile buselerini aldığın, içinde yaşattığını anlat.&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;fakat,&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;gerçekleri anlatabilme gücünü bulduğun vakit kendinde,&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;seni dinleyenlere dönüp de, boşa çabaladıklarını da anlat,&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;asla söylemediğin şarkıların, hiç özlemediğin yüreklerin,&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;hiç yaşamadığın aşkın hulyasında gezinmesin kulakları.&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;anlat istanbul,&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;içinde yaşayan bir yüreğin aşkını, gözlerindeki gülüşü&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;dudağından dökülen her bir sözü,&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;nasıl da ruhuna çalıverdiğini.&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;deryan ile martıların olmasa, ha bir de çamlıca tepesi&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;aslında derin kırışıklıklarının olduğunu anlat yüzüne bakanlara,&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;ve anlat ;iki yüreğin arasında mesafe olmanın verdiği hazzı&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;gizlice kahkaha attığın gecelerin, sırtını kemirdiği vakitleri anlat.&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;anlat da ; sana aşık olanlar , aslında bize aşk duyduklarını duysunlar,&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;bizim aşkımızı üzerine giyip de, ışıklı sokaklarda gezindiğin&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;haydarpaşaya kadar gelip, hasretten korktuğun&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;acizliğini anlat.&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;yalnız kalmaktan ne çok korktuğunu,bunun için kalabalık olduğunu,&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;içinde esen mutsuzluğunu, deniz üzerindeki dalgalara atıp da&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;yalancı tebessümlerle , balık ekmek arasında yenilip, gitme isteğini anlat ;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;yoksa sen de ben de biliyoruz , &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;başka türlü içimizde olmana imkan olmadığını,&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;anlat istanbul.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="300" height="80"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/GlaPYLkabo"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/GlaPYLkabo" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/amhagLq/music/aHYioo1q/glay_hadi_birseyler_soyle/"&gt;HADI BIRSEYLER SOYLE - Gülay&lt;/a&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-4134219163633272662?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/4134219163633272662/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=4134219163633272662&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/4134219163633272662'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/4134219163633272662'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/11/24.html' title='...(24)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-7141072113080807928</id><published>2007-11-19T20:15:00.000+01:00</published><updated>2007-11-19T20:20:15.183+01:00</updated><title type='text'>...(23)</title><content type='html'>gözlerinde doğan güneş ile başlayan sabahların,&lt;br /&gt;yüzüme armağan ettiği tebessümlerin her birini,&lt;br /&gt;içimde cızzlayan hasretinin dudağıma sardığı alevi,&lt;br /&gt;kollarında raks ederken,kulağına söylediğim ilk sözleri,&lt;br /&gt;kalabalıklar arasında, seni ilk gördüğüm anın heyecanını özledim.&lt;br /&gt;aslında, yüreğime dolan coşkum ile haykırmak isterken,&lt;br /&gt;kalabalığın içinde sessiz sedasız sarılıp da boynuna,&lt;br /&gt;hoş geldin, demeyi ; gözlerine bakıp tekrar göğsüne sarılmayı&lt;br /&gt;ne çok özledim, seninle şehrin ışıldayan gözlerine bakmayı.&lt;br /&gt;ellerin içinde, küçük bir çocuk gibi oynayan ellerimin cıvıltısını,&lt;br /&gt;üşüyen burnum üzerine kondurduğun busenin sıcağını,&lt;br /&gt;adım attıkça ayakkabılarımıza koşan yağmuru,&lt;br /&gt;seninle özledim,göğün gürültüsünü gülüşümüzle bastırmayı.&lt;br /&gt;sen varken, gecenin koluna takıp yanında getirdiği sabahı,&lt;br /&gt;bulutun gözlerini ışıldatan gök gürültülü yağışları,&lt;br /&gt;sessiz sedasız olan sokaklardaki çocukları özlerdim.&lt;br /&gt;şimdi şehirde yağmur çocukların üzerine yağıyor,&lt;br /&gt;bulutların gözleri siyah fakat parıldamıyor,&lt;br /&gt;geceler gündüzlere küsmüş sanki,&lt;br /&gt;güneşi sen diye beklerim,&lt;br /&gt;duydum ki yüreğim haykırıyor ; seni çok özledim&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-7141072113080807928?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/7141072113080807928/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=7141072113080807928&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/7141072113080807928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/7141072113080807928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/11/22.html' title='...(23)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-990653354616412444</id><published>2007-10-13T11:01:00.000+02:00</published><updated>2007-10-13T11:03:32.803+02:00</updated><title type='text'>...(22)</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/RxCJl_rE5kI/AAAAAAAAACI/AFYxXz24pYE/s1600-h/yolresmi5hk5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5120744062160528962" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/RxCJl_rE5kI/AAAAAAAAACI/AFYxXz24pYE/s400/yolresmi5hk5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;Özledim seni, bilmiyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yana atmışsın kollarını, göğsün üzerine uzanmışsın boylu boyunca,&lt;br /&gt;Nefesinde mışıldamalar, ağız kenarından aldığın bir solukta gördüğün rüyalar var.&lt;br /&gt;Saçlarının her bir teli diğerine aşık olmuş, onlar bile sarılmış uyumuş,&lt;br /&gt;Şimdi sana sarılmayı ne çok istedim, sen bilmiyorsun.&lt;br /&gt;Gözlerin hafif hafif dans ediyor uykunun içinde,&lt;br /&gt;Aradabir dönüyorsun yatağın içinde, ayağın ayak üzerinde&lt;br /&gt;Paçan sıyrılmış biraz yukarı, beyaz atletin, göğsündeki benim yerim&lt;br /&gt;Hepsi uykunda en güzel halini almışlar,&lt;br /&gt;Uğuldayan bir hava var dışarıda, camlarda perdeler&lt;br /&gt;Işığı yaşlanmış bir gece , yıldızların gözleri dolmuş belli ki ; parıldıyor.&lt;br /&gt;Yıldız oldum, gözlerimde yaşlarım ışıldıyor.&lt;br /&gt;Özledim seni , bilmiyorsun.&lt;br /&gt;Yatağının yanıbaşında yaklaşınca, biraz nefesin yavaşladı&lt;br /&gt;Sanki sessizliğimi dinler gibi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün en güzelinden bir giysi sardı bedenimi, ellerimde mis kokulu şekerler,&lt;br /&gt;Yemesem bile renklerini sevdiğim, rengin ahengi olmuş çerezler…&lt;br /&gt;Küçük kızın saçındaki pembeli tokalar,&lt;br /&gt;Yeni alınmış birçok ayakkabılar, etekler, kazaklar, paltolar…&lt;br /&gt;Neşe çok , özlem çok , bekleyenler beklediklerine kavuşmuş ; vuslat çok.&lt;br /&gt;Ama şehrimde bir sen yok.&lt;br /&gt;Özledim seni , sen bilmiyorsun.&lt;br /&gt;Karşıdan gelen kalabalıklar içinden, seni bulduğum anda duyduğum sevinci&lt;br /&gt;Tatmak istedim baktığım kalabalıklar arasında.&lt;br /&gt;Elleri tuttum, sarıldım bir çok gönülün göğsüne ; gülücükler gördüm yüzlerde&lt;br /&gt;Aklım sende, yüreğim sende , bayram olmuş bugün ; benim için bayram yine sende.&lt;br /&gt;Bekleyenler çoktu , beklenenler daha çok.&lt;br /&gt;Torunlar, kızlar, oğlanlar, bıyıklı amcalar, yeni gelinler ; kimi arasan buradalar&lt;br /&gt;Ama senden bir sen yok şehrimde.&lt;br /&gt;Herkesin gülüşünde seni aradım, mesala çayın sıcağında tadını,&lt;br /&gt;Baklavaların şerbetlerinde sana ilk gün söylediğim espirili zamanların hatrını,&lt;br /&gt;Öyle çok arar oldum ki seni , özlediğimin farkına vardıkça ;&lt;br /&gt;Elim tuttu diğer elimi, sen dokundun diye , sevindi avuç içlerim.&lt;br /&gt;Saçlarım rüzgara bile teslim etmedi kendini,&lt;br /&gt;Savrulmadı eskisi gibi,&lt;br /&gt;Özlediğimi söyledikçe, şehir bekledi seni, ben bekledikçe her şey hayal oluverdi ;sabahı karşılayan gözlerimde doğan güneş , güneşin içinde senin ellerin.&lt;br /&gt;Ne çok istedim,&lt;br /&gt;Sabahın serin vakitlerinde üşüyüp de, seninle ısınmayı.&lt;br /&gt;Titriyorken göğsümün içi, kalbimin heyecanıyla kulaklarımdaki uğuldamayı,&lt;br /&gt;Senin gelişini görmek için , erkenden yeşilin içinde olmayı,&lt;br /&gt;Kalabalık içinden gelen seni, koşarak karşılamayı…&lt;br /&gt;Sıkı sıkı tutup da bedenini, yüreğime vargücümle bastırmayı&lt;br /&gt;Kulağına hoş geldin derken, kesilen nefesimi toparlamayı,&lt;br /&gt;Dağılan saçlarım arasında dolaşan ellerindeki özlemi öpebilmeyi&lt;br /&gt;Yanağından boynuna giderken, seni ne çok özlediğimi söylemeyi,&lt;br /&gt;Kahvaltı etmeyi, sabahın ilk lokmasını ellerinden yemeyi,&lt;br /&gt;Baktıkça sana dolan gözlerimden akacak olan yaşı engellemeyi,&lt;br /&gt;Seni ne çok sevdiğimi defalarca, gözlerine  baka baka söylemeyi&lt;br /&gt;Çok istedim.&lt;br /&gt;Özledim seni , sen bilmiyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koluna dolanmış kolum, bedeninle bir olmuş ruhum , sıkı sıkı kenetlenmiş parmaklarım&lt;br /&gt;Parmaklarındaki özlemi anlatan, aşkın…&lt;br /&gt;Ne çok istedim ,&lt;br /&gt;Nereye gitmek istediğini sormayı ,&lt;br /&gt;Adım atarken , gözlerimin gözlerine değdiği anlarda durup da sana sarılmayı,&lt;br /&gt;Boynundan nazikçe kıvrılan ellerimin,&lt;br /&gt;Bir buse alıp da gülümseyen dudaklarımın resmine başım başına dayanıp da bakmayı,&lt;br /&gt;Uzun uzun seyretmeyi varlığını, hiç konuşmuyorken bile sana aşık olmayı&lt;br /&gt;Özlerken seni , nasıl da heyecanlandığımı anlatmayı,&lt;br /&gt;Seninle yaşamanın tadını, çayımla tattırmayı, buhar olup nefesin kalmayı,&lt;br /&gt;Uykusuzluğunu anlatırken, mıyırdayan seni şefkatle sevmeyi,&lt;br /&gt;Yumuşacık sarılmayı,&lt;br /&gt;Gözlerinin içinde kaybolup , ellerindeki sevdada kendimi yeniden bulmayı,&lt;br /&gt;Aşkınla sarhoş , bakışlarınla divaneliğimi tadmayı, ruhunu ruhuma katmayı,&lt;br /&gt;Çok istedim, senin yanıbaşımda olup da, gözlerime bakmanı.&lt;br /&gt;Özledim seni , sen bilmiyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gece uyurken , ellerini tutmayı çok istedim.&lt;br /&gt;Gözlerine bakıp da , rüyalarıma dalmayı ; biraz yanaşıp boynunda uyumayı,&lt;br /&gt;Senin varlığını hissedip, güven duymayı, aşka aşık olmayı yeniden istedim.&lt;br /&gt;Seni istedim,&lt;br /&gt;Sen yoktun bu şehirde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi de sanki duyuyormuşsun gibi beni, biraz yan döndün yatağın içinde,&lt;br /&gt;Benim yine turuncularım üzerimde.&lt;br /&gt;Biraz kaysan aslında yanına uzanıp, uyuyan seni seyredeceğim&lt;br /&gt;Sabah olmadan, uyanıp yine bu şehre geri döneceğim.&lt;br /&gt;Ellerini tutmayı  çok özledim, gözlerinde sarhoş olmayı&lt;br /&gt;Gülümsemelerindeki inceliği , nazik sözlerini , sarıldığın anda duyduğun özlemi dile getirmeni özledim, özlediğinden daha çok beni.&lt;br /&gt;Yalnızlığımda çoğalıyorum ben şimdi, varmışsın gibi yanımda konuşuyorum sevdana,&lt;br /&gt;Özleyince ellerim ellerini,tutuyor biri diğerini.&lt;br /&gt;Sen farklı şehrin, farklı ışıkları altında uyuyorken&lt;br /&gt;Sabahları aynı güneşin ışığında olduğumuzu anımsayıp, seviniyorum.&lt;br /&gt;Senelere meydan okuyacak kadar, özledim seni.&lt;br /&gt;Olmazlara karşı duracak kadar, seviyorum üstelik.&lt;br /&gt;Uzaklar ne kadar uzak sevgilim, şimdi ellerin ne kadar sıcak…&lt;br /&gt;Sıcağını özledim, sıcağımdayken ellerin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzaklar uzak değil sevgilim, sen bu şehirdesin.&lt;br /&gt;Ellerin ellerimde sevdiğim, sen benim özlemimsin.&lt;br /&gt;Gözlerine bakıyorum gözlerimde, yüreğin tamamen içimde,&lt;br /&gt;Özledim sana sarılıp da gülümsemeyi, ne getirir yanıma seni ?biraz özlem, biraz aşk , biraz yollar…&lt;br /&gt;Hayallerim içinde, senin yanında da olmak var.&lt;br /&gt;Şimdi uykunda uyurken sen, hayal olup geldim yanına&lt;br /&gt;Seyrediyorken mışıltılı gözlerini,&lt;br /&gt;Beklediğimi bil sevgili,&lt;br /&gt;Seni ne çok sevdiğimi , biliyorsun belli ki ;uykunda uyurken, adımı söyledin şimdi.&lt;br /&gt;Biraz sessiz, biraz karışık mırıltılar ; seni sevdiğimi söylediğim o anda,özleyen gözlerini açıp da ; bana sarılman da hayallerim içinde var.&lt;br /&gt;Özledim seni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-990653354616412444?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/990653354616412444/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=990653354616412444&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/990653354616412444'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/990653354616412444'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/10/22.html' title='...(22)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/RxCJl_rE5kI/AAAAAAAAACI/AFYxXz24pYE/s72-c/yolresmi5hk5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-4357690402677095962</id><published>2007-09-23T00:52:00.000+02:00</published><updated>2007-09-23T01:31:29.015+02:00</updated><title type='text'>...(21)</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/RvWlPfrE5jI/AAAAAAAAACA/pZbJ21DPwHw/s1600-h/anne.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5113174637567862322" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/RvWlPfrE5jI/AAAAAAAAACA/pZbJ21DPwHw/s400/anne.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Anne biraz dinlesene beni…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin beni kucağına aldığın ilk gün, ince ince titreyen ellerin vardı ya&lt;br /&gt;Yüzünde de, içinden nefesinle kopup gelen bir gülümsemen hani&lt;br /&gt;Doğru dürüst doğrulup da yüzüme bakamadığın,&lt;br /&gt;Artık halinin kalmadığı bir anda, nefesinle bir ağladığım o an&lt;br /&gt;Bana kıyamayıp da, şaşkınlık içinde “neden ağlıyor” dediğin&lt;br /&gt;Alelacele üzerime giyindiğim o ilk elbiseli halimi gördüğün vakit hani&lt;br /&gt;Sevmiştin ya beni,&lt;br /&gt;Öyle sevecekmiş anne beni, öyle seviyormuş beni.&lt;br /&gt;Ama ağlamayacakmışım, gülecekmişim bu defa.&lt;br /&gt;Doğacakmışım yeniden anne, gülecekmişim senin gibi içimden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin beni kucağında narince tutup da,&lt;br /&gt;Giysilerin arasından gülümseyen, kahve dudaklı yumuşacık arkadaşım&lt;br /&gt;Ağladığımda gözyaşımı silen&lt;br /&gt;Uyumadan evvel bana masal anlatan göğsünden&lt;br /&gt;Ak mı ak olan sütün var ya hani&lt;br /&gt;Öyle seviyormuş anne beni, hep öyle sevecekmiş yeminlen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne,&lt;br /&gt;Hani ilk adımlarımı atarken ürktüğümde gülüyordunuz ya&lt;br /&gt;Yüzünüze şaşkın şaşkın baktığım o zaman da&lt;br /&gt;Dediklerimi anlamıyordunuz, kendinizce yorum yapıyordunuz da&lt;br /&gt;Ağlayınca, saçımı okşuyordunuz ya kısık kısık tebessümlerinizle;&lt;br /&gt;O bana yürümeyi öğretecekmiş, her adımda elimden tutacakmış&lt;br /&gt;Anne sen de öyle tutuyordun ya elimden,&lt;br /&gt;Düşmeyeyim diye, sevgisiyle bağlı olacakmış bana&lt;br /&gt;Yürüyecekmiş sevdanın yolunda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçlarımın buklesi arasında sıkışıp kalan kırmızı tokalarımı bulamadığımda&lt;br /&gt;Gecenin karanlığında yanağına dokunup da uyuduğum o zamanda&lt;br /&gt;Dışarıda esen deli rüzgârların uğultusunda&lt;br /&gt;Üşüdüğüm hani o kışların sıcak yüreği olan senin koynunda&lt;br /&gt;Uyuyup da rüyalarıma koştuğum&lt;br /&gt;Beyaz çarşafında, uçsuz bucaksız hayaller kurduğum vakitler var ya;&lt;br /&gt;Sen hep nefesime yakın bir nefestin hani…&lt;br /&gt;Göğsünde uyutacakmış anne beni,&lt;br /&gt;Hep yanı başımda uyuyacakmış sen gibi, yalnız olmayacakmışım geceleri&lt;br /&gt;Rüyalarımda olacakmış, korktuğum kâbuslarda elimden tutacakmış&lt;br /&gt;Anne,&lt;br /&gt;Uykum olacakmış o benim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk sözlerimi söylediğimde dinliyordunuz dediklerimi de&lt;br /&gt;Baba dediğimde, ağlamıştı ya gözlerin sevincinden&lt;br /&gt;Ağladığımda dolardı gözlerin yine sevginden&lt;br /&gt;Anne,&lt;br /&gt;Ben konuşmayı öğrenecekmişim&lt;br /&gt;Sevgilim diyecekmişim.&lt;br /&gt;Onun da gözleri dolacakmış benim sevgimden,&lt;br /&gt;Söylediğim her kelimede biraz daha sevecekmiş beni&lt;br /&gt;İlk sözümden, son sözüne kadar seninim dedi&lt;br /&gt;Anne,&lt;br /&gt;Bana sevdiğini söyledi,&lt;br /&gt;Bak, doluyor benim de gözlerim şimdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışarıdan duyulan cıvıltılara karıştığında sesim,&lt;br /&gt;Elim elin üzerinde oynuyorken gülüşlerim,&lt;br /&gt;Saklanmışken bir de koca yapraklı ağaçların ardına&lt;br /&gt;Beş dakika daha anne dediğim,&lt;br /&gt;O tatlı oyun vakitlerinden ayrılığım gibi olacakmış en uzun hasretim;&lt;br /&gt;Yarın sabah yine oynayalım dediğim oyun arkadaşım&lt;br /&gt;Zamanın bitip de bizim yazdığımız o beş dakikaların tadında olacakmış sevgim&lt;br /&gt;O hep benimle oynayacakmış anne,&lt;br /&gt;Saklambaçtaki koca yapraklı ağacım olacakmış&lt;br /&gt;Dallarıyla saracakmış beni.&lt;br /&gt;Elim elim üzerinde oynadığımda, sıcağını hissedecekmişim de&lt;br /&gt;Sevdiğini söyleyecekmiş bana anne.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne,&lt;br /&gt;Hani ruganlarım vardı benim, tıkır tıkır geziyordum onlarla da&lt;br /&gt;Söylediğim şarkılara eşlik ediyordun ya&lt;br /&gt;Boyum yetişmiyorken, elinden tutuyordum&lt;br /&gt;Eğilip de az yana doğru, hem elimden tutup hem yanağımdan makas alıyordun&lt;br /&gt;Ahh şu ruganlarıma bakmaktan düşüyordum hep de&lt;br /&gt;Dizlerim acıdığında onları öpüyordun,&lt;br /&gt;Anne, yeniden şarkı söyleyecekmişim, düşmeden&lt;br /&gt;Acıdığında bir yerim, öpecekmiş senin gibi&lt;br /&gt;Vurduğum masaya kızacakmış gönlümü almak için&lt;br /&gt;Canımı acıtan karşısına çıkacakmış tüm varlığıyla&lt;br /&gt;Tutarken elimden, yanağımda olacakmış dudağı annem&lt;br /&gt;Sevecekmiş beni,&lt;br /&gt;Seviyormuş, öyle dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne bak ne diyeceğim, biraz daha dinler misin beni…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçücüğüm ben şimdi,&lt;br /&gt;Ellerim küçük, attığım adımlar bir kaldırım taşı kadar&lt;br /&gt;Düşsem sen yoksun,&lt;br /&gt;Dizlerim acıyacak canda değil.&lt;br /&gt;Ruganlarım kırmızı değil anne, saçlarımın da buklesi kırışık&lt;br /&gt;Ağlıyorum anne,&lt;br /&gt;Ağlıyorum ama sevincimden, sevdiğimden yanlış anlama;&lt;br /&gt;Sen yoksun ama O benim yanımda anne.&lt;br /&gt;Senden aldığı gün beni, öyle demişti ya sana;&lt;br /&gt;Senin ilk gün üzerine titreyerek baktığın bu kıza,&lt;br /&gt;Sevgimden bir ömür&lt;br /&gt;Saygımdan bir huzur&lt;br /&gt;Aşkımda olmadan hiçbir kusur&lt;br /&gt;Bakacağım anne.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne, bana çok güzel bakıyor gözleri,&lt;br /&gt;Yaşlandın diyorlar bana, oysa küçücüğüm şimdi&lt;br /&gt;Yeniden doğacakmışım anne, gülecekmişim senin gibi içimden.&lt;br /&gt;O beni hep sevecekmiş de,&lt;br /&gt;Elim elin üzerinde oynarken, yatağımızdaki gülen yüzlerimizle&lt;br /&gt;Senin yanına gelecekmişiz biz de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baba, sen de dinleme bizi kapının ardından&lt;br /&gt;Gir içeri serbestmiş artık görebilmek küçük yavrunu,&lt;br /&gt;Beyaz giysili kadınlar öyle dedi.&lt;br /&gt;Biraz ağladım ama kusuruma bakma; anneme anlattım şimdi,&lt;br /&gt;Gelecekte çok sevecek biri beni;&lt;br /&gt;Onun için ağladım şimdi, duygulanmakmış adı.&lt;br /&gt;Onun da annesi varmış baba,&lt;br /&gt;Böyle ağlamış o da.&lt;br /&gt;Anlatmış beni annesine; annemmiş o da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne, baba biraz daha dinlesenize beni;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri…&lt;br /&gt;Sevecekmiş beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağlıyorum anne, korkma, nefesim bu benim.&lt;br /&gt;O’ nefesim olacakmış benim.&lt;br /&gt;Her nefeste biraz daha dolacakmış içime,&lt;br /&gt;Hayatım olacakmış da, ebedi kılacakmış sevgimi&lt;br /&gt;Elleri hep tutacakmış ellerimi&lt;br /&gt;Ayrılmayacakmış gözlerimin içine bakan gözleri&lt;br /&gt;Anne,&lt;br /&gt;Ben de çok sevecekmişim.&lt;br /&gt;Sevdiğimi hep söyleyecekmişim,&lt;br /&gt;Öpecekmişim uyumadan gözlerinden onu&lt;br /&gt;Ellerinden tutup, göğsüne yatıp&lt;br /&gt;Uyuyacakmışım geceleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anneciğim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyümem lazım,&lt;br /&gt;Uyumalıyım şimdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;…&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-4357690402677095962?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/4357690402677095962/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=4357690402677095962&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/4357690402677095962'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/4357690402677095962'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/09/21.html' title='...(21)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/RvWlPfrE5jI/AAAAAAAAACA/pZbJ21DPwHw/s72-c/anne.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-2121353695907946076</id><published>2007-09-14T00:41:00.000+02:00</published><updated>2007-09-14T01:18:06.447+02:00</updated><title type='text'>...(20)</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/Rum9SRH7LBI/AAAAAAAAAB4/0AD35cEBTxg/s1600-h/beni+hep+bÃ¶yle+sev+dedi.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109823373760474130" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/Rum9SRH7LBI/AAAAAAAAAB4/0AD35cEBTxg/s400/beni+hep+b%C3%B6yle+sev+dedi.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Elim yüreğimin üzerinde,&lt;br /&gt;Seni bekliyorken,&lt;br /&gt;Dinledim avuç içime anlattıklarını gönlümün.&lt;br /&gt;Zamanı durdurmak istedi çok defa, zaman bile durmak istedi hatta.&lt;br /&gt;Kalbim, hızlı hızlı atıyorken;&lt;br /&gt;Söylediği bir dileği, gözleri kapalı, kısık sesi, elimde eli;&lt;br /&gt;Beni hep böyle sev, dedi.&lt;br /&gt;Durdu gözlerim baktığı yerin en derininde.&lt;br /&gt;Karşı duvara çarptı ruhum, ardından elim yüreğime daha çok sarıldı.&lt;br /&gt;Çıkıyor içimden sandım, koşup gidiyor gönlüm diye&lt;br /&gt;Sevdiğimin göğsüne daha sıkı sarıldım.&lt;br /&gt;Yüzünü özlemeyi göze alarak, omzuna yaslandım,&lt;br /&gt;Gözlerim utandı yaşlarından, aktıkça gizlendi, gizlendikçe aktı.&lt;br /&gt;Bak dedi yüzüme, öpeyim gözyaşlarını,&lt;br /&gt;Ruhum karşı duvardaydı, elim yüreğime baskın,&lt;br /&gt;Titriyorken bedenim, ruhum geri geldi ve irkildim;&lt;br /&gt;Bak yüzüme hadi, öpeyim gözyaşlarını dedi.&lt;br /&gt;Saçım içinden süzüldü parmaklarının her biri,&lt;br /&gt;Sonra gözlerimdeki o rüya devam etti,&lt;br /&gt;Minik bir buse, tebessümüme armağan oldu,&lt;br /&gt;Ellerimi tutan elleri, şimdi yüreğim üzerinde, dinliyor söylediklerimi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani nefesini duyduğum gün boynumda,&lt;br /&gt;İçimde yaşadığını anladığım o an var ya;&lt;br /&gt;Gözlerinin içine bakıp da, sen oluverdiğim bir akşamüstü o vapurda,&lt;br /&gt;Şu beklediğim, şu gelmeyen, görünmeyen deryadaki hani&lt;br /&gt;O selam getirdi huzurdan bana.&lt;br /&gt;Uzun yollar aştım dedi, çok şarkı söyledi uzaklardan, duydum da&lt;br /&gt;Göremedim hiç dansını mavi üzerindeki yakamozda.&lt;br /&gt;İşte o an, içindeydik hayallerimin denizinde.&lt;br /&gt;Bağrını rüzgâra verip, gözlerini kısıp da baktığın o zamanda&lt;br /&gt;Sarılıp bana, söylediğin bir söz var hani…&lt;br /&gt;Günlerce beklediğim, adıma deli dendiği o geceler boyunca&lt;br /&gt;Sesini duydum.&lt;br /&gt;Seni anlattım, gözlerimin yaşından bir deniz yaptım.&lt;br /&gt;Gülüşünün hayalinden bir güneş,&lt;br /&gt;Söylediğin her sözden mis kokulu, bitmeyen bahar,&lt;br /&gt;Yaşlarının her damlasından, sevda dolu yağmurlar yarattım dünyama.&lt;br /&gt;İçinde yaşadım sen yokken,&lt;br /&gt;Bekledim, geceler boyunca bekledim,&lt;br /&gt;Ellerimde olmayan ellerin, gözlerimi bilmeyen gözlerinden&lt;br /&gt;Hayallerimi görmeni, onları sıkı sıkı tutmanı istedim.&lt;br /&gt;Sen bana yine, o akşamın yavaş yavaş attığı adımlarının arasında&lt;br /&gt;Kulağımın en içine o sözü söyledin, gülümsedin.&lt;br /&gt;Soğuk rüzgârlar esti bulutların yüreğinde,&lt;br /&gt;Dayanamayıp ağladılar gri gökyüzünden üzerime&lt;br /&gt;Uğuldadı camlarımda söyledikleri bütün şarkılar&lt;br /&gt;Ben ellerini tuttum, bulutlara anlattım, gözyaşlarımı kefil yapıp&lt;br /&gt;Senin için güneşin kalbini çaldım.&lt;br /&gt;Işığı sabahlarını aydınlattığı zaman, anlasın istedim herkes&lt;br /&gt;Gülüşlerin yanında, gecedir güneş.&lt;br /&gt;Yürüdüğün zaman yolunda, ardından baksınlar aydınlıkla&lt;br /&gt;Senin her adımın karşısında, sendeleyen bir adamdır güneş.&lt;br /&gt;Ruhunun şenliğini tatsınlar da, yüreklerinin açlığı geçsin diye&lt;br /&gt;Güneşin ateşini, ruhunun sıcağında olduğunu söyledim.&lt;br /&gt;Ben anlattıkça bunları, sen yüreğime, yeniden o sözü dedin;&lt;br /&gt;Beni hep böyle sev, sevdiğim…&lt;br /&gt;Sonra doğdun dünyama, o akşamüzeri bekliyorken limanımda.&lt;br /&gt;Duyduğumda sesini, iskelenin kahverengili dayanağında&lt;br /&gt;Ağlarken buldum kendimi.&lt;br /&gt;Yüreğim üzerine elim, hızlı hızlı çarpıyorken kalbim,&lt;br /&gt;Daha adımı sormadan bana;&lt;br /&gt;Beni hep böyle sev dedin.&lt;br /&gt;Birkaç adım attım yanına gelmek için,&lt;br /&gt;Koştun yüreğinin şehrinden, şehrimin sokaklarına&lt;br /&gt;Geceler boyu seninle gezdim.&lt;br /&gt;Hiç gitmediğim, hiç bilmediğim şehrimin mahalle tozları arasında&lt;br /&gt;Sokak lambasına âşık ateşböceklerinin dansını seyrettim.&lt;br /&gt;Dedin ki, çok yol sarf ettim, yorgun düşüyor gözlerim,&lt;br /&gt;Yeşiller içinde uzandım, dizlerimden yastığını&lt;br /&gt;Alnını okşayan ellerimden rüyanı&lt;br /&gt;Selam getiren vapurumdan, huzurumu sana verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elim yüreğim üzerinde,&lt;br /&gt;Seni bekliyorken&lt;br /&gt;Senelerin bizimle beraberliğini hayal ettim.&lt;br /&gt;Biraz ağrıyorken dizlerim,&lt;br /&gt;Gamzelerim içinde kaybolan gülüşlerim,&lt;br /&gt;Eskisi gibi parlamayan ellerim,&lt;br /&gt;Dişlerinin mazisinde kalan dişlerim,&lt;br /&gt;Titreyen sesimle söylediğim sözlerim,&lt;br /&gt;Anlamadığında tekrar ettiğim kelimelerim,&lt;br /&gt;Beyazlar içindeki, kıvrılmış saçlarım,&lt;br /&gt;Ve hiç bıkmadan, usanmadan, her an sen olup&lt;br /&gt;Her an seninle yaşayıp, olmadığında olmayacak olan, genç kalan yüreğim…&lt;br /&gt;Beni bu zaman da böyle sevecek misin, sevdiğim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülümsedim yüzüne, duyduğumda bu dileğini&lt;br /&gt;Seni hep böyle seveceğime yemin eder gibi.&lt;br /&gt;Altına attığım imzamda,&lt;br /&gt;Tüm hayallerimin resmini&lt;br /&gt;Bütün umutlarımın gerçek olduğunun kanaatine varan aklımla fikrimi&lt;br /&gt;Mühür basan, benliğimi,&lt;br /&gt;Seninle yaşayan yüreğimi,&lt;br /&gt;Mutluluğundan ağlayan gözlerimi,&lt;br /&gt;Yazdığım ve söylediğim bütün sözlerimi,&lt;br /&gt;Sevdanın hırsızı yaptım, güneşten çaldığım kalp ile.&lt;br /&gt;Sana söz verdim seveceğime dair;&lt;br /&gt;Sevmezsem seni, yaşarken ölü olmak niyetine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni hep böyle sev.&lt;br /&gt;Seni sevdiğim gibi.&lt;br /&gt;Ben seni seviyorken böyle&lt;br /&gt;Biliyorum ki, seviyorsun sevdiğimden çok seni.&lt;br /&gt;Sen de beni, hep böyle sev, sevgilim.&lt;br /&gt;Elim yüreğim üzerinde bekledim seni&lt;br /&gt;Yüreğimin kapısına, dokunmasın ellerin eli&lt;br /&gt;Kalbim hızlı hızlı çarpıyorken, bir kez daha yemin ettim&lt;br /&gt;Seni hep böyle seveceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-2121353695907946076?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/2121353695907946076/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=2121353695907946076&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/2121353695907946076'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/2121353695907946076'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/09/20_13.html' title='...(20)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/Rum9SRH7LBI/AAAAAAAAAB4/0AD35cEBTxg/s72-c/beni+hep+b%C3%B6yle+sev+dedi.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-3123762412372175971</id><published>2007-09-05T02:16:00.000+02:00</published><updated>2007-09-05T02:29:38.514+02:00</updated><title type='text'>...(19)</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/Rt32xEVmLZI/AAAAAAAAABk/h6WBkXPkXLw/s1600-h/uyku.png"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5106508875346357650" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/Rt32xEVmLZI/AAAAAAAAABk/h6WBkXPkXLw/s400/uyku.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;ben uyuyorumdur şimdi,&lt;br /&gt;habersizimdir güneş vuran gözlerinin ışıltısından.&lt;br /&gt;güneşin seni kıskandığı için homurdandığını duymuyordur kulaklarım.&lt;br /&gt;seni görüyorumdur şimdi rüyalarımda,&lt;br /&gt;gülüyorumdur sana ve sen de bana,&lt;br /&gt;uyanamıyorumdur bunun için.&lt;br /&gt;sıkı sıkı tutmuştur yorganımı ellerim, ellerin diye,&lt;br /&gt;uykumda bile bırakmaz onları ellerim, hayalimdir diye.&lt;br /&gt;sen şimdi gidiyorsundur çalışmak için işine,&lt;br /&gt;onca insan içinden geçip gidiyorsundur.&lt;br /&gt;Ayakların sarılıyordur toprağa,&lt;br /&gt;Benimkiler yorganın içinde kıvranıyordur.&lt;br /&gt;Yüzüne tanımadığın onca yüz bakıyordur&lt;br /&gt;Uzakta kalmıştır onlar gözlerinden,&lt;br /&gt;Ben uykumun en güzel yerindeyim, gözlerinin içinde.&lt;br /&gt;Tam öpecekken seni, dönüyorum sağa doğru&lt;br /&gt;Elim ağır bedenimin altında kalmış uyuşmuş&lt;br /&gt;Belim ağır kamyonlar altında ezilen asfalt gibi yamulmuş&lt;br /&gt;Ben uyuyorumdur şimdi,&lt;br /&gt;Sen beni hayal etmeye devam et, geliyorum güne.&lt;br /&gt;Uyanayım diyorum da, kızıyor gözlerim bana&lt;br /&gt;Başlıyorum bu sefer içimde kavgadan yana koşmaya&lt;br /&gt;Kıyamıyor gözlerim seni perdeden almaya&lt;br /&gt;Sen yürüyorsun, el etmek için bir münübüsün durağına&lt;br /&gt;Saçlarım yüzümde sarhoş olmuş&lt;br /&gt;Kimisi gözlerimde sızmış kalmış&lt;br /&gt;Kimisi dünün izlerini taşıyor, başı ağrımış&lt;br /&gt;Ben uyuyorumdur hala, bişeyden haberim yoktur&lt;br /&gt;Rüya görüyorumdur, içinde sen, gözlerin ve ben.&lt;br /&gt;Yağmur yağsa da geçse bulutlar dediğin bir zamanda&lt;br /&gt;Küçük bir yağmur tanesi kavuşmuş alnına&lt;br /&gt;Öpmüş öpmüş seni tüm susuzluğuyla&lt;br /&gt;Parmağına silip gülmüşsün onun yüzüne,&lt;br /&gt;Öyle dedi gözlerim içindeki yaşım,&lt;br /&gt;Çünkü sana rüyamda yine, özledim diye ağlamışım.&lt;br /&gt;Sen yürüyorsundur durmadan, uykun da vardır hani akşamdan&lt;br /&gt;Uyusan aslında yanımda sen de,&lt;br /&gt;Sabahlar olmasa uyusak geceler boyu gözlerinde&lt;br /&gt;Benim şimdi hiçbir şeyden haberim yoktur&lt;br /&gt;Öyle sanıyor bana bakan gözler.&lt;br /&gt;Gözlerim kapalı diye görmüyorum sanıyorlar.&lt;br /&gt;Oysa seni izliyor da başka bir şey görmüyor,&lt;br /&gt;Duymuyor kulaklarım gülüşlerinden başka&lt;br /&gt;Uyumak, sana kavuşmak bir nevi.&lt;br /&gt;Ben uyuyorum ya şimdi&lt;br /&gt;Sen beni hayal etmeye devam et, az kaldı geliyorum güne.&lt;br /&gt;Duydum annemin ayak seslerini odama gelince&lt;br /&gt;İlk önce sesini duydum dışarının,&lt;br /&gt;Sonra sen gülümseyemeden gidiverdin,&lt;br /&gt;Dur dur sana daha diyeceğim bir sevda sözüm vardı&lt;br /&gt;Ama neredesin?&lt;br /&gt;Gün çaldı seni benden, bu insan uyanıp neylesin…&lt;br /&gt;Güneş homurdanıyor sanıyordum&lt;br /&gt;Alt komşu yine temizlik yapıyormuş,&lt;br /&gt;yaşlı gırtlağından şarkılar söyleyen makinasıyla&lt;br /&gt;gözlerin gözlerime değiyor sanmıştım&lt;br /&gt;meğer camdan süzülen güneşin gözlerime çarpmasıymış.&lt;br /&gt;Ben seni yanımdasın zannetmiştim,&lt;br /&gt;Ağladığımda yaslandığım omuz yastığımmış&lt;br /&gt;Ben sana sarılıyorum diye, yorganı sırtlamışım geceden&lt;br /&gt;Sabah olmuş , halen koynumda tutuyorum.&lt;br /&gt;Yürüyorum sanmıştım ellerinden tutup da&lt;br /&gt;Ayaklarım kıvranmış yine çarşaf arasında&lt;br /&gt;Neyse de,&lt;br /&gt;Hayır olsun.&lt;br /&gt;Tuttum ellerinden gece boyunca,&lt;br /&gt;Öptüm doya doya ta ki güneş doğunca&lt;br /&gt;Bir rüya gördük, onu da gün elimizden alınca&lt;br /&gt;Uyandık işte, hayır olsun.&lt;br /&gt;Günüm senle dolsun, güneş dursun durduğu yerde&lt;br /&gt;Nasıl olsa yarın yine gelecek benim gülümsemelerime&lt;br /&gt;Rüyama da gelince, uyanmayacağım şikayet edip de geceye&lt;br /&gt;Aşık olacağım sana yeniden,&lt;br /&gt;Gün doğunca güneş olacaksın&lt;br /&gt;Gece olunca yıldız gibi duracaksın&lt;br /&gt;Hep parıldayacaksın&lt;br /&gt;Alnımdaki yağmur tanesi olup&lt;br /&gt;Yüreğim sahiline akacaksın&lt;br /&gt;Deniz olacaksın&lt;br /&gt;Martıları kovalayacağız&lt;br /&gt;Hayallerimizi kurarken tam&lt;br /&gt;Saati yeniden on dakika erteye atacağız… &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;ışıldıyor gözlerin gözlerime,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;varsın olsun, güneş yine güneşliğini yapsın&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;en karanlık bir zamanda, ışıldıyorsa gözlerinin hayali ruhuma&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;varsın güneş , güneşim diye gezsin dünyanın başında&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;ben ısınıyorum&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;ben aydınlanıyorum&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;ben uyanıyorum gözlerindeki parıltıda&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;e o zaman ;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;günaydın bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-3123762412372175971?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/3123762412372175971/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=3123762412372175971&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/3123762412372175971'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/3123762412372175971'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/09/19.html' title='...(19)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/Rt32xEVmLZI/AAAAAAAAABk/h6WBkXPkXLw/s72-c/uyku.png' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-2071348737072571210</id><published>2007-08-01T21:27:00.000+02:00</published><updated>2007-08-01T23:59:24.665+02:00</updated><title type='text'>...(18)</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/RrDe0bleW8I/AAAAAAAAABM/qTV6KWP5on4/s1600-h/lafrontera.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5093816170895530946" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/RrDe0bleW8I/AAAAAAAAABM/qTV6KWP5on4/s400/lafrontera.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Lütfen dinle etrafımızda çalan şarkıyı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ellerimiz birbirini sevdiği zaman,&lt;br /&gt;Gözlerimizdeki ışıltıda oturalım geceleri&lt;br /&gt;Geceler âşık olsun aşkımıza.&lt;br /&gt;Denizin ışıltılı dalgalarını saçlarımda,&lt;br /&gt;Saçlarım içindeki parmak uçlarında hisset hadi…&lt;br /&gt;Elin elime değdiği zaman, denizin kabarışını&lt;br /&gt;Eteklerini savuruşunu, heyecanlanan yüreğinde&lt;br /&gt;Kuyruklarıyla nameler çalan balıkların dansını&lt;br /&gt;Seyret yakamozun gözümdeki ışıltısında hadi…&lt;br /&gt;Tenimdeki yalnızlığı avut aşkınla&lt;br /&gt;Elin saçlarımı bir bir selamladığında&lt;br /&gt;Dalgalanan karanlık gökyüzünün&lt;br /&gt;Aşkımıza âşık olduğu anda gürlediğini&lt;br /&gt;Benim seni sevdiğimi söyler gibi, duy hadi…&lt;br /&gt;Denizin sahile sarıldığı gibi&lt;br /&gt;Her anda yeniden sarıl bana&lt;br /&gt;Dudağımı dudağında, elimi saçın arasında&lt;br /&gt;Geceyi gündüze âşık, zamanın suya&lt;br /&gt;Ömrümün senin olduğu o anda,&lt;br /&gt;Söyledim şarkıyı, sessiz sakin dinle hadi…&lt;br /&gt;Elimi tut, saçım altından omzumu omzuna yasla&lt;br /&gt;Anlat denize bizi, gizli sevgimizi&lt;br /&gt;Gizli iyiliklerimizi…&lt;br /&gt;Gizli olan her şey gibi,&lt;br /&gt;Bizi gün yüzünde gülen bir göz gibi&lt;br /&gt;Düşün, attığım kahkahanın tohumu diye, hadi…&lt;br /&gt;Şimdi âşık olduğum için denize haykırıyorum&lt;br /&gt;Beni duymayacağını bile bile anlatıyorum&lt;br /&gt;Adıma âşık diyorlar&lt;br /&gt;Maşukum sensin, öyle bir sevda ki bu,&lt;br /&gt;Gizli birer iyilik gibi, denize atıldı&lt;br /&gt;Bir gün karşımıza çıkarsa diye değil&lt;br /&gt;Denizde yüzer gibi, mavi olsun diye&lt;br /&gt;Gözlerinde beni gör yeniden&lt;br /&gt;Dudağımı sev narin parmağın ile&lt;br /&gt;Omzumu tut sıkı sıkı,&lt;br /&gt;Bana âşık olduğunu yeniden söyle, hadi…&lt;br /&gt;Ellerinde ellerim, saçlarım içinde sıcağın&lt;br /&gt;Yüreğimde sevdan, karşımda deniz&lt;br /&gt;Başımdaki taç gibi aydınlık ay&lt;br /&gt;Yıldızlar gözlerin, dişlerin birer inci denizden koşan&lt;br /&gt;Kokun meltemleri süslemiş&lt;br /&gt;Gece bize âşık olmuş sevgilim,&lt;br /&gt;Sarıl bana, şimdi onun şiirini dinleyelim, hadi…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-2071348737072571210?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/2071348737072571210/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=2071348737072571210&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/2071348737072571210'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/2071348737072571210'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/08/18.html' title='...(18)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/RrDe0bleW8I/AAAAAAAAABM/qTV6KWP5on4/s72-c/lafrontera.gif' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-8775555353687805424</id><published>2007-08-01T00:07:00.000+02:00</published><updated>2007-08-01T00:56:08.810+02:00</updated><title type='text'>...(17)</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/Rq-9xLleW7I/AAAAAAAAABE/-zz2NlsIEyE/s1600-h/ray.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5093498356200528818" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/Rq-9xLleW7I/AAAAAAAAABE/-zz2NlsIEyE/s400/ray.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kahverengi raylar…&lt;br /&gt;Ahh beni sana âşık eden şu tren yollarındaki olaylar…&lt;br /&gt;Bilmiyorlar onlar, bakma yüzlerine&lt;br /&gt;Anlatmadılar Cezayir sokağındaki kırmızıyı&lt;br /&gt;Kırmızı eteğiyle gezen küçük kızın gözyaşlarını bilmiyorlar.&lt;br /&gt;Kahverengi gözler…&lt;br /&gt;Ahh beni sana vurgun eden şu gözlerim…&lt;br /&gt;Gördüğü zaman yerini terk edecek denli çarpan yüreğim&lt;br /&gt;Ellerimde mendilim, alnımda terim&lt;br /&gt;Birkaç adım daha atsam bayılacak içim&lt;br /&gt;Kırmızı eteğinle ağlayan küçük kız&lt;br /&gt;Bir anne, bir de Cezayir sokağı&lt;br /&gt;Yürüyorum ardınızdan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahverengi taşlar…&lt;br /&gt;Ahh koşarken ayağımı burkturdular&lt;br /&gt;Canımın acısını duymadım o sırada&lt;br /&gt;Gözyaşlarınla döndüm hayata&lt;br /&gt;Toprağında susuz kalmış misali bir gonca&lt;br /&gt;Ağlayabilen var mı diye düşünürken&lt;br /&gt;Küçük kızın karşısında döktüğün gözyaşına hayran oldum&lt;br /&gt;Kahverengi gönüller…&lt;br /&gt;Ahh onlar acı nedir bilmezler&lt;br /&gt;Umursamadılar senin feryadını,&lt;br /&gt;Duymadılar ağlayan küçük kızın bağırdıklarını&lt;br /&gt;Sessiz gidiyor sandılar&lt;br /&gt;Kırmızı eteğinin savrulduğu beyaz çoraplarındaki&lt;br /&gt;Çamur lekelerine aldırmadan&lt;br /&gt;Hızlıca giden annesinin eline tutuşturuverdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahverengi raylar…&lt;br /&gt;Ahh beni sana âşık eden şu tren yollarındaki olaylar…&lt;br /&gt;Anlatmadılar o gecenin suskunluğunu, bakma yüzlerine&lt;br /&gt;Bilmiyor onlar, küçük kızın yanağındaki tokat izini&lt;br /&gt;Kırmızı eteğiyle gezen minik yüreğin kırılışını duymadılar&lt;br /&gt;Annesi bir fahişeymiş aldırmadılar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahverengi sokaklar…&lt;br /&gt;Ahh tozdan dumandan kirlenmiş kaldırımlar&lt;br /&gt;Adım atılmamış hayallerin yolları&lt;br /&gt;Kirlenmiş düşünceler parkı&lt;br /&gt;Sallanan salıncakların kırmızı etekli küçük kızı…&lt;br /&gt;Kahverengi gözler şimdi birer&lt;br /&gt;Kahverengi taş oldular&lt;br /&gt;Kahverengi gönüller ağlayamadılar&lt;br /&gt;Üzerindeki tozu silemeden&lt;br /&gt;Kahverengi raylar üzerinden gittiler&lt;br /&gt;Sen sokağını buldular&lt;br /&gt;Ahh beni sana aşık eden şu tren yolları…&lt;br /&gt;Kırmızı etekli küçük kızın, hayatındaki en güzel yüz&lt;br /&gt;Yüreğinin incisine sığmayacak bir sevdicek&lt;br /&gt;Kelimelerce anlatılmayacak bir sevda&lt;br /&gt;Zamandan daha uzun, andan daha kısa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahh bu ömür bizi bitirecek&lt;br /&gt;Beni sana âşık eden tren yollarından götürecek&lt;br /&gt;Söz veriyorum;&lt;br /&gt;Kırmızı eteklerim altında kırmızı ruganımı giyeceğim&lt;br /&gt;Ellerimde mendilim, alnımda terim&lt;br /&gt;Seni ilk gün gördüğüm yerde&lt;br /&gt;Yeniden bekleyeceğim…&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/Rq-y97leW6I/AAAAAAAAAA8/jHz_EYbPhs4/s1600-h/ray.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-8775555353687805424?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/8775555353687805424/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=8775555353687805424&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/8775555353687805424'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/8775555353687805424'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/17.html' title='...(17)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qiZH04mZEzw/Rq-9xLleW7I/AAAAAAAAABE/-zz2NlsIEyE/s72-c/ray.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-5684079657062767138</id><published>2007-07-31T18:59:00.001+02:00</published><updated>2007-07-31T18:59:55.944+02:00</updated><title type='text'>...(16)</title><content type='html'>Herkesin bitkin düştüğü, sıcağın sıcak olup alınlar içinde yuva kurduğu, ne kadar kanat çırpılsa da rüzgârdan mahrum yüreklerin adım attığı ve kırmızı ruganlarımın asfalta yapıştığı bir günün sabahı şimdi seni düşlediğim vakit.&lt;br /&gt;Huzura aç kalan, titreyen ellerimden düşen güçsüzlüğümü ezmekle uğraştığım, ruhumun direnmek için susuz kalıp çölde vaha umudunu aşıladığı bir zaman, öyle ki yaşam olmuşsun bana, suyum olmuşsun susuz kalan çöl sıcağında kavrulmuş yürek yurduma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görmediğim halde, mutlu bir yüzü var kıldım aynada, gülsünler dedim ağlayanlar bile gözyaşları arasında, kimileri uzun uzun düşündü, ‘kim gülebilirdi ki bu durumda’.&lt;br /&gt;Oysa ağlayan herkesin gözleri iken benim yüreğimdi, akan gözyaşım yoktu belki ama sıktığım ruhumun süzülen terleri, var olan bütün gözyaşlarından daha derin bir şelale dibiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vakitsiz bulmuştu zamanı saat içinde kıvrandıranlar, oysa hazırlanmak için bir yolculuk bileti yok gidenin elinde, cam kenarı ya da koridor tarafı fark etmez bu yol içinde.&lt;br /&gt;Sevdiğim kahverengi raylı, buz camlı tren bu defa içimi yakmıştı, anlatılanlara göre. Durağı yok, yolcusu çok, giden çok, gelen olmamış…&lt;br /&gt;Öyle ki, sallanan mendillere gözyaşı sürülmesine izin vermemek için, yazdım orada bir dönüş bileti, bakın gördünüz mü, o dönecek geri, bekleyin dedim,  gelmeyeceğini bile bile bunu söyledim. Böyle zamanda umut vermenin içimi oymuşçasına verdiği acıyı tattığım sıralarda, sağanak halde yağan acıya karşı durdun, renkli bir şemsiye olup, omuzlarımı korudun, saçlarımda tutundun, toprağıma can kattın, canım oldun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uykusuz geçen gecelerim ve gündüzlerimde görmediğim rüyalarımı anlattım onlara, minicik bir gülümseme için en sevdiğim rüyalarımı verdim umutlarına, ağladılar onlar, çok ağladılar. Küçük bedenlerin anlayamadığı, anlam veremediği feryatları susturmak zorunda kaldım kısılan sesimle haykırarak. Yoktu kimse, herkes olduğundan başka bakıyor, başka görüyordu gözyaşından buğulanan gözleri ile, yoktu hiç gücünle durup da, güçsüze yardım edecek olan. Küçüksün dediklerinde sevindim, merdivenleri kırmızı ruganımın nameleri ile uçup da bitirdim, ama bu zamanda büyüksün dediler bana, merdivenleri çıkacak gücüm yokken, dizlerimdeki sonsuz acıyı hissederken, ruganlarımın şarkısını çalmaya yine devam ettim. Namelerim oldun, çaldın hiç durmadan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derin sessizlikler oldu, sesler gözyaşının kızıl deryasında teker teker boğuldu. Sustular onlar, çok sessiz kalıp, düşündükçe ağladılar. Onlara meltemleri anlattım, denizin anlattığı masalın kahramanı oldum, yüzdüm kıyıya çıktım, kumları kucakladım, kocaman bir ev yaptım, içinde ışığını yaktım, penceresini açtım. Yıkılır dediler, ama ben yıkmadım. Onlar hep gözyaşı ile evimi yıkmak istediler, ben her yıkılan duvara bir denizyıldızı ekledim, aydınlattım geceyi, ben evimi yıkmadım, içinde seninle oturup, masalıma devam ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toprağı bu defa kokladım, yağmurun yağdığı sıralarda sevmezdim oysa yüreğimi acıtırdı yeşil kokusu. Ama onlara ne güzel koktuğunu anlattım, yeşilin parladığı toprağı avuçladım, yüreğime bastırdım, anlattım onlara gözyaşının kokutamayacağını toprağı yağmurlardaki gibi, onlar sustular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nefessiz kalmanın verdiği sıkıntıyı, en sevdiğim yemeğin lezzetinden daha iyi bilir oldum ve öyle bir güç oldun ki ruhuma, nefessiz kalanlara nefes oldum.&lt;br /&gt;Küçüksün dediklerinde sevindim, yürüdüğümüz yolları kırmızı ruganlarımla koşarak geçtim, saklambaç oynadım onlarla ve şimdi koşuyorum yine yol ile kucaklaştığı sırada çıkan seslerinde çalan şarkının nakaratında;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağladım, gözyaşlarım akmadıYüreğim terledi çok, ama güçsüz kalmadı,gücümsün, sesimsin, soluğumsunTeşekkür ederim sevdiğim,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En zor zamanım ki, seninle o bile zor olmadı…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-5684079657062767138?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/5684079657062767138/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=5684079657062767138&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/5684079657062767138'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/5684079657062767138'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/16.html' title='...(16)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-154045659043393249</id><published>2007-07-31T18:58:00.000+02:00</published><updated>2007-07-31T18:59:08.314+02:00</updated><title type='text'>...(15)</title><content type='html'>Ben her zaman âşıktım,&lt;br /&gt;Ama hiç sevdiğim olmadı; sen geldin ya şimdi, o da oldu işte…    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni tanımadan evvel âşık oldum ben sana, yani olmadan vardın aslında.&lt;br /&gt;Seni tanıdıktan sonra uyumadım ben rüyalarım için bir dala tutunmuş hamağımda,&lt;br /&gt;Sen uyuduğumda geldin, daha rüyalarım gözlerime ulaşmadan vardın aslında.&lt;br /&gt;Tanımıyordum seni, bilmiyordum da.&lt;br /&gt;Kimdin, neredeydin, ne yapardın…&lt;br /&gt;Bütün sorularım cevapsızdı, ama sevdiğimdin.&lt;br /&gt;Görmeden özlemek nasıl bir şeydir bilir mi gönüller?&lt;br /&gt;Dokunmadan hissedebilmeyi tatmış mıdır tenler?&lt;br /&gt;İmkânsız olanı yaşamış mıdır olasılıklar içinde kaybolup gidenler?&lt;br /&gt;Sen bendeydin hep, ben sende olmadan evvel de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni tanımadan evvel âşık oldum ben sana, yani olmadan vardın aslında.&lt;br /&gt;Seni tanıdıktan sonra hayal kurmadım ben bizimle ilgili, zaten hayalimdin&lt;br /&gt;Senden evveldi bütün hayallerim, düşüncelerim&lt;br /&gt;Senden sonraya bırakmadım, bizim için hepsini önceden hallettim.&lt;br /&gt;Senin nefesini hissetmeden evvel yazdım şiirini,&lt;br /&gt;Rüyalarımda ellerini gördüm ama hiç bilemedim yüzünü,&lt;br /&gt;Dualarımı sen eyledim, açtım ellerimi evvelime, ahirim oldun,&lt;br /&gt;Tanımıyordum seni, bilmiyordum da.&lt;br /&gt;Var mıydın? Ya yoksan? ...&lt;br /&gt;Bütün ihtimaller cevapsızdı, ama sevdiğimdin.&lt;br /&gt;Sana âşık olduğum gibi, güneşe âşıktım sabahları mahmur halinde,&lt;br /&gt;Gecelerde yıldızların parçalanışına âşıktım mesela,&lt;br /&gt;Ellerimin sıcağında kaybolduğu, tırnaklarım arasına doluşan yaramaz kum tanelerine,&lt;br /&gt;Kendinden büyük bir parçayı asaletle taşıyan küçük karıncaya bile,&lt;br /&gt;Âşıktım ben âşık olan bütün yüreklere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni tanımadan evvel âşık oldum ben sana, yani olmadan evvel vardın aslında.&lt;br /&gt;Âşık olunduktan sonra yazılanlar gibi, bir çırpıda yok olacak halde değilsin,&lt;br /&gt;Sarhoş olmuş bir vücudun sallanan dalından düşmek üzere olan sözler hiç değilsin,&lt;br /&gt;Sen evvelden beri varsın, gerçeksin.&lt;br /&gt;Şiir olduk seninle tek bir defterde, istediğim beyaz bir sayfa değil&lt;br /&gt;Mürekkebimiz yek olsun kalemi ile&lt;br /&gt;Biz evvelden beri şiirdik seninle&lt;br /&gt;Sadece şimdi geldi okunma sırası bize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimdin, nerede yazardın, hangi kelimeydin…&lt;br /&gt;Bütün sorularım cevapsızdı, ama sevdiğimdin.&lt;br /&gt;Sen bende hep vardın, ben sende olmadan evvel de.&lt;br /&gt;Ben her zaman âşıktım,&lt;br /&gt;Ama hiç sevdiğim olmadı; sen geldin ya şimdi, o da oldu işte…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evvelim sendin, ahirim sen oldun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-154045659043393249?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/154045659043393249/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=154045659043393249&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/154045659043393249'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/154045659043393249'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/15.html' title='...(15)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-6112790426806244721</id><published>2007-07-31T18:54:00.000+02:00</published><updated>2007-07-31T18:58:28.535+02:00</updated><title type='text'>...(14)</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Yıl:&lt;/strong&gt; yeni bir yaşam sunduğuna inandığım baharı, içinde barındıran.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt; Ay:&lt;/strong&gt; yeni bir yaşamın can suyunu veren yağmurların tanesinde doğan.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt; Saat:&lt;/strong&gt; uykusu gelmiş bir akrebin zehrinden medet uman yelkovanın adımları kadar.&lt;br /&gt; &lt;strong&gt;Zaman:&lt;/strong&gt; sevmek zamanı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“&lt;strong&gt;al aşkım beni yanına dalmışım sarhoşluğunabir ömrü senle aşalım al uçur beni sonsuza&lt;/strong&gt;”&lt;br /&gt; Yalandır sözleri, yanındayımdır her daim. Bilemezler hayallerde yaşamayı kimileri, uzakta duranı uzak sanarlar. Uyuduğumda gördüğüm rüyaları sonsuz diye adlandırmazlar, sabahın ışığında kaybolur, yok olur sanarlar, bilmezler ki; rüyalarda buluşuruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ömür engelimiz değildir, aşmak için.&lt;br /&gt;Şayet illa bir engel muzdarip olunsun istiyorlar ise,&lt;br /&gt;Ömür engelimizdir, sonsuzda yaşayacak olduğumuz hayatımız için bize.&lt;br /&gt;Kanatlarımız sevgidendir, tutuşur birbirine, uçurur bizi sonsuz olan yere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“&lt;strong&gt;kaybetmek varsa ne çıkaraşkta yer yok hiç korkuya&lt;/strong&gt;”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaybetmek varsa çıkan ruhumuz olacaktır bedenimizden.&lt;br /&gt;Çıkan nefesimiz olacaktır sığmadığı ciğerlerimizden.&lt;br /&gt;Yüreğimiz çıkacaktır yerinden,&lt;br /&gt;Olmadığında olmayacaktır yeniden.&lt;br /&gt;Kaybetmek yoktur oysa her an kazandırır aşk insana.&lt;br /&gt;Sevmeyi, daha çok sevebilmeyi öğretir en içten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkumuz yoktur sevmekten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; “&lt;strong&gt;öyle günler var ki baştan sonu gelmişböyle istenmiş sen yaşamalısın&lt;/strong&gt;”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Başlamadan sona ermek, hiç nefes almamışken ölmek nasıl ki mümkün değildir,&lt;br /&gt;İşte öyle bir şeydir, kesindir;&lt;br /&gt;Öyle bir gün olmuştur ki tanıdığım an seni&lt;br /&gt;Başladığında bitmiştir, hapsetmiştir seni içine geleceğe bile vermeden&lt;br /&gt;Yüreğime armağan etmiştir.&lt;br /&gt;Yarınımsın bilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tesadüften ibaret değiliz ki, kaderimizdeki en büyük muvaffakiyettir.&lt;br /&gt;Yaşamın yaşamım yoktur dizelerimizde, yaşamımızdır var olan,&lt;br /&gt;Nasıl ki yaşayamaz iki ayağından biri yok olan,&lt;br /&gt;Yaşamalısın ki, devrilmeyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; “&lt;strong&gt;ayrılık beter ölümden tanrı yazmasınaşkımı benden kimse ayırmasın&lt;/strong&gt;”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte hasret bunun için güzeldir, ayrılığın yanında bir hiç kalır.&lt;br /&gt;Ayrılığın ilacı gibi olup, yüreğe sürüldükçe bir merhem misali, ferahlatıp aynı zamanda yakandır.&lt;br /&gt;Fakat dermanın elbet geleceğini bilerek sabretmek, ayrı bir vefadır.&lt;br /&gt;Sevmektir adı, başkası kıyıp da bu merhemi silmesin yara üzerinden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağrısı var ise, bendeki derman ona dert olur, ölür ahımdan, can bulacağı yerde cansız olup kahrolur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; “&lt;strong&gt;biz dünyayı çok sevdik ölüm bizden uzak olsunâşık olduk yüreklendik kader bizden yana dursun&lt;/strong&gt;”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiğimiz yalan olan değil, ebedi olandır.&lt;br /&gt;Yalanı yanımıza alıp, gerçek bizden uzak olsun diyenlerden değiliz,&lt;br /&gt;Yalanı gerçek yapacak denli, kuvvetlidir sevgimiz.&lt;br /&gt;Dünya o andan itibaren sevilen oldu, gerçeğini buldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüreklendiğimiz kader, bizden yanadır ki, asla tesadüften ibaret değiliz.&lt;br /&gt;Böyle olsun istendi, olup da kaderi yerine getirenlerdeniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; “&lt;strong&gt;hasretliği çektirme tanrım gözümüz yollarda kalmasınne istersen al götür ama sevda bize aşk bize kalsın&lt;/strong&gt;”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özlemek zor şeydir ki, yolumuz özlemdir, yürüyen adımlar hasret&lt;br /&gt;Gözlerimiz yaş doludur her an ağlayacak kadar,&lt;br /&gt;Sevgimiz kocamandır ki, ağlayacağımız anda yüzümüzü güldürecek kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Varsa eğer sevdadan, aşktan başka ardan kalan,&lt;br /&gt;Tek başına yaşayabilecek bir cesareti olan,&lt;br /&gt;Zaten durmasın yanımızdan uzaklaşıp gitsin.&lt;br /&gt;Olmayacak olanı sırtlanacak kadar boş bir hamal var ise de, işi rast gitsin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiğin zaman sevgini tam sevmelisin, hasretinle bir, yollarda kalacak gözünle bir,&lt;br /&gt;Duamızdan eksik değildir elbet kavuşmak arzusu, ancak sevmek bazen sabretmektir;&lt;br /&gt;Faninin ardından doğacak sevilmiş bakiyi beklemek gibi,&lt;br /&gt;Sevindirecek bir minik insanın zamanı arşınlayıp dünyaya gelmesini beklemek gibi,&lt;br /&gt;Gecenin ardından aydınlatacak güneşi beklemek gibi,&lt;br /&gt;Sevmek sabretmektir, kabul olunması için edilen dualar gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve şimdi ne istersen al götür ama sevda bizdedir, aşk bizdedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; “&lt;strong&gt;al canım beni yanına sevgiye çoktan acıktımsen miydin kaderden yana işte ben de sana düştüm&lt;/strong&gt;”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzakta değilim, yanındayım her vakit, yanımda olduğun gibi.&lt;br /&gt;Avuntusudur kimilerinin “gözden uzak gönülden de ıraktır” diye&lt;br /&gt;En büyük yalandır, haykırıyorum işte duysunlar diye;&lt;br /&gt;Aç kalmamıştır onlar sevgiye bilemezler, israf ederler elindekini&lt;br /&gt;Zaten yalandır ellerindeki,&lt;br /&gt;Adı üzerinde “ellerindedir sevgileri” aynı bir oyuncak gibi.&lt;br /&gt;Oysa biz tacımız ettik, yüreğimizde büyütüyoruz, incinmesin diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaderden yana olan biziz, kader bizden yana, işte bu kadar da güzeliz.&lt;br /&gt;Tesadüf değiliz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman sevmek zamanıdır, bunu pekiyi biliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“&lt;strong&gt;Kaybetmek varsa ne çıkar, aşkta yer yok hiç korkuya&lt;/strong&gt;”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-6112790426806244721?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/6112790426806244721/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=6112790426806244721&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/6112790426806244721'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/6112790426806244721'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/14.html' title='...(14)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-2774683155456362495</id><published>2007-07-31T18:53:00.002+02:00</published><updated>2007-07-31T18:54:18.562+02:00</updated><title type='text'>...(13)</title><content type='html'>Gözlerimin kadim dostu ‘uyku’ gitmişti.&lt;br /&gt;Boş bulduğu yere kendini atmıştı yorgun gözyaşlarım.&lt;br /&gt;Ellerim olduğundan küçük kalmıştı tutunamadığı için hayata.&lt;br /&gt;Bir diğeri, diğerine küskündü.&lt;br /&gt;Bedenim hissetmekten aciz, bakışlarım kaybolmuştu uzaklarda.&lt;br /&gt;Mucizelere inanmak mı, inanmamak mı?&lt;br /&gt;Yaramaz ruhum bunun oyununu bile oynamıyordu.&lt;br /&gt;Oysa ne çok severdim, saklambacı kırmızı ruganımla.&lt;br /&gt;Ruhum sobelenmişti daha saklanmadan,&lt;br /&gt;Çanak çömlek patlamıştı,&lt;br /&gt;Bedenimin solmuş rengini beyaz sandılar…&lt;br /&gt;Zaten saklandığım yerden çıkıp da koşacak,&lt;br /&gt;Koşup da ebeyi mağlup edecek ne nefesim ne de hevesim&lt;br /&gt;Kalmamıştı, hayatta saklanacak köşe başı yerim.&lt;br /&gt;Yağmurları bile görmezden gelir halde,&lt;br /&gt;Nankörce ağlıyordum, yağmurlar utansın gözyaşlarımdan diye.&lt;br /&gt;Başım ile ayakucumu kucaklayan, küçük bir dünya üzerindeyim.&lt;br /&gt;En güzel manzarası yastık,&lt;br /&gt;En büyük armağanı uyurken üşümemek için, bir örtü.&lt;br /&gt;Ama gözlerimde, bu dünyaya dair bir yaşam yok, gelmiyor uyku.&lt;br /&gt;Vazgeçmişim her şeyden kolay yolu seçerek,&lt;br /&gt;Zor olan ile uğraşmaya ne halim ne de hevesim&lt;br /&gt;Kalmamıştı, hayata dair zorlukları sıralayan nutku çekmeye.&lt;br /&gt;Sol yanımdaki çarpıntının kendini dışarı atmak için baktığı camdan,&lt;br /&gt;Hızlı geçip giden arabalar,&lt;br /&gt;Annesinden şeker isteyen küçük kızlar,&lt;br /&gt;Yaprağına âşık ağaçlar, yıldızınla dans eden geceler göründü.&lt;br /&gt;Ama hiç biri, benim hayallerime zaman veremedi.&lt;br /&gt;Küçük bir bedendim, büyümeye meyletmek yok şimdi.&lt;br /&gt;Vazgeçmiştim çok sevdiğim kalemime şiir söylemekten,&lt;br /&gt;Kendim kapalı bir anlatım içine çoktan girmiştim.&lt;br /&gt;Yazdıklarımı okuyan bir yoldaşım vardı,  yazanlardandı o da,&lt;br /&gt;Yeni yeni dünyam içine katıldı, ah keşke üzmesem yüreğini ağlatıp da,&lt;br /&gt;Gittiğimde ardımdan bakanlardan olmasa,&lt;br /&gt;Ama gülümsedik bir kez yüzüne, yazınca “nasıl olmuş, beğendin mi?” diye sorduk işte,&lt;br /&gt;Güzel olmadığını bildiğim halde, kelamlarımı sordum ona&lt;br /&gt;Gülümseyerek güzel dedi her defasında.&lt;br /&gt;Çok defa denedim sessiz sakinliğini anlatmayı,&lt;br /&gt;Ama üzgünüm, artık yazamıyorum, çok vaktim kalmadı&lt;br /&gt;Sayfalara bakamıyorum.&lt;br /&gt;Böyle düşündüğüm bir gecenin üzerime bastığı vakitlerde,&lt;br /&gt;Hayatımı değiştiren sesi ile dedi ki;&lt;br /&gt;“Yazman gerekir,  hem sen uzun cümle kuruyorsun&lt;br /&gt;Uzun cümleler fazla vakit alır, anlayamaz okuyucular&lt;br /&gt;İyi duydum sesini iyisin, sana bir şey diyeceğim&lt;br /&gt;Kısa cümleler kur yahu, iyileşeceksin.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık kısa cümleler kuruyorum sevdiklerim sevmediklerim yanımda kabullendim her şeyi olduğu gibi yola çıktım yarınlara son günlerde çok düşünür oldum zor zamanları çabuk atlatır oldum bakıyorum aynaya her gece içim rahat biraz yorgunum sadece hayatıma giren herkese, yaşanmış her şeye teşekkürler büyüyorum sizinle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yalnız değilim insanlar içinde, iyi ki varsın , varsınız !&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-2774683155456362495?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/2774683155456362495/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=2774683155456362495&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/2774683155456362495'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/2774683155456362495'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/13.html' title='...(13)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-9086554241880885819</id><published>2007-07-31T18:53:00.001+02:00</published><updated>2007-07-31T18:53:41.865+02:00</updated><title type='text'>...(12)</title><content type='html'>Mavi bir hayatın içinde nefes alıyorum, tenha sokaklar ama cıvıldayan çocuklarla dolu, işte öyle bir şey bu. Yürüyorken ben, attığım adımların her birinde başka bir melodi basıyor toprağa, dans ediyorum…&lt;br /&gt;uçan eteklerim, kırmızı rugan ayakkabımla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ellerim bütün havayı kucaklamak ister gibi yıldızlara uzanmış, gözlerim seni arar gibi ardımdan geçenlere bakar vaziyette, belim tam zıttı bir yöne dönmüş  her şeye inat , ayaklarım yere değmiyor, farz et ki ellerim beyaz tüylerinden suları damla damla dökülen iki kuğunun birbirine yaptığı dans şöleni gibi çoşkuyla haraket ediyor. Eteğim bana eşlik ederken kırmızı ruganlarım üzerine düşen güneşten selam almışçasına parıldıyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm varlığıyla bana kollarını açan yeşil bir vadi , içinde türlü türlü çiçekler , kuşlar , bembeyaz bulutların yüzünde çoşkulanmış köpürcükler , ellerinde pembe şekerleriyle oynayan minik yürekler , dans eden bir  ben ve bana eşlik eden bütün sözcükler…&lt;br /&gt;sanki yeni bir yaşamı keşfetmiş gibi tedirgin adımlar, yeni yaşamın içindeki derinliği bulmuş gibi de hayretli bakışlarla gülümsüyorum, kırmızı ruganımı belimi yana kıvırıp ellerimi yeşile bürüdüğümde tüm ihtişamı ile görüyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiğim baharların, serin serin esip de tatlıca üşüten rüzgarlarınla konuşuyorum, saçlarımla oynamasına biraz izin veriyorum. Kollarımı hasretle saran hırkamın cebinden giden uzunca ipliğin peşinden ceylanın ayak seslerindeki şarkıyı söyleyen kız misali, güle oynaya gidiyorum. Ruhum bedenimin belini bir eliyle kavramış, diğer eliyle de elini tutup gözlerindeki parıltıya hayranlığını suskunluğunla anlatıp ; dansına başlamış…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevginin içine girmişler , sevmeyi, gülmeyi, umut etmeyi, hoşgörüyü , mutluluğu , huzuru yanlarında raksın en güzel halindeyken görmüşler. Kimse kimsenin ayağına basmamış , yüzlerden gülücükler eksik olmamış . ruhum bedenime aşıkmış, bedenim ruhuma aşık…&lt;br /&gt;aşklarını yüreğim oluşturmuş, ellerini sıkı sıkı tutuşturmuş, gözlerinden parıltıyı eksik etmemiş , güneş doğmasa bile olur artık demiş. kim var kim yok yeşil vadi içinde bir ipin peşinden danslarla beraber gitmiş. Kırmızı ruganımdan ödünç aldığı allığı yüzüne süren güneş , gündüzü ardında bırakmış, gece olmaya aday olup, mavilik içinde ruhumu  bedenim içinde selamlamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık onlar, ben olmuş…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hırkanın ucu kimsenin olmadığı , deryanın gözbebeği etrafında el ele tutuşan maviliklerde son bulmuş. Ruhum bedenime dönmüş  seni anlatmış , bedenim ruhuma her bitirişinde sözünü bir kez daha tekrarlatmış.&lt;br /&gt;Yüreğim tutulan ellerin içinde kalıp huzuru çağırmış , huzur gelirken mavinin yanına , parmaklarının ucunda süzülürcesine yürüyen sevgiyi getirmiş.&lt;br /&gt;Gönül dayanamayıp olan bitenin yanına gelmiş , elleriyle sıkı sıkı tutmuş anlatılan her kelimeyi , ayaklarınla çalan melodiyi toprağa basa basa tekrarlamış , gözleriyle deryanın mavisindeki raksı seyretmiş , kulaklarıyla sevginin namelerini dinlemiş, ve aklı bir karar vermiş ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırmızı ruganıyla dans eden, uçurum etekli, okyanusun sesini getiren küçük mavilerin arkadaşı, deniz fenerinin alacakaranlığında ruhunun bedenine sığmadığı , kendisi olup yüreği içinde seni bulan bu gönül ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seviyormuş meğer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhum bedenime aşıkmış, bedenim ruhuma aşık…&lt;br /&gt;Aşklarını yüreğim oluşturmuş, yüreğim sana aşık…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-9086554241880885819?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/9086554241880885819/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=9086554241880885819&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/9086554241880885819'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/9086554241880885819'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/12.html' title='...(12)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-8022874321674599944</id><published>2007-07-31T18:52:00.000+02:00</published><updated>2007-07-31T18:53:00.164+02:00</updated><title type='text'>...(11)</title><content type='html'>Minik bir bedenin attığı adımlardı yürüdüğüm yolda yankılanan. Ağaçlara şarkı söyleyen , kuşların cıvıltısını yenecek denli gülümseyip , yağan yağmurun birikinti sularında dizlerine varıncaya değin ıslanan, kırmızı rugan ayakkabılı minik bir bayan…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiğim saklambaç oyunlarının en güzel öznesi , saçlarını savuran çam ağacının yere düşürdüğü iğnelerin yerin canını acıtması halinde ise, ona tek teselli  veren küçük arkadaşı , beyaz sayfaların mürekkep ile okyanus mavisi arkadaşlığa adım atmasını isteyen, gülümsemelerini dudağının ellerinden asla ayırmayan ,minik adımlı kırmızı rugan ayakkabılı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eteğindeki fırfırda tüneyen uğur böceğine herkesin söylediği terlikli pabuçlu şarkıyı , sevgili sevdicek diye anlatıp yüreğine umut yerleştiren, umutlanıp mutluluğa uçan bir küçük böcekten uğurunu kabul etmeyip, kanatlarına armağan eden kırmızı siyah benekli minik adımların ardından şarkı söyleyip , boş kalan bir parmak ucunun tesellisi busesini kondurduktan sonra, en sevdiği oyununa geri dönen , illa ki mızıkçılığını yapıp ağlatan, kıyamayıp yeniden oynatan, cıvıltılı yaşlara sahip gözleri ile etrafa bakan, minik ruganı kırmızı olan…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uykusunun en güzel anlarında bakışlarına misafir gelen rüyasına en güzel ikramı sunup, seni anlatan, anlattıkça gülümseyip kahkahası ile uyanan, sabahı sevse de geceleri hasretle  beyleyen, küçük camların ardından büyük dünyanın güneşi diye seni seyreden, en sevdiği saklambaç oyununda saklandığı seni bir güç bilip ebenin sobesine karşı dimdik duran, oynadıkça oynayıp güldükçe sen olan, kırmızı minik rugan ayakkabılı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşadığı her anı neşe , yaşamadığı her zamanı bekleyecek bir umut taşıdığı gözlerinde, parıltı olarak beliren bir sen varken, minik koşuşturmaları ile büyüklüğün merdivenlerini hıtır mıtır tırmanan, nefessiz  kaldığı anda aklına seni getirip yaşam dolan , fırfırlı eteğinin kollarında mırıldanan rüzgarın saçlarını okşayıp , bütün iyi dileklerini bulutlara yazıp, üzerine yağmur olsun diye gökyüzüne en sevdiği şarkıyı söyleyen, olur da gökyüzünün renkli kuşağı sana ulaşamayacağını iddia ederse “ ama dünya yuvarlak” demeye kalmadan, yanıbaşında seni bulan , kırmızı ruganında minik gülümsemeleri olan…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyazların kardan kopup , yaza geldiği, bahar olduğunda seni tutan ellerinde birleştiği bir tenin vucut bulduğu minik ellerinle güneşten ışık çalmış gibi, gözlerinden çıkan parıltılarla seni seven , özlediği anda en sevdiği şarkılarda nakarat yaptığı seni gökyüzünün bütün katlarına armağan eden, yağan yağmurun tanelerine bile seni anlatıp toprağa can veren umudun içinde olmayı isteyen , boynunu büken bir buğdayın verdiği selamı başş başş edip  sesini kulağında en güzel haliyle duyan bir küçük kırmızı rugan ayakkabılı bayan…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elleri minikçe, içinde tuttuğu küçük bir serçe. Yağan yamurun taneleri minik , yere düşen gölgeler vucutlarından küçük, dünya küçük güneşin karşısında , zaman küçük anların ardında , yıldızlar bile küçük buradan bakıldığında , oynadığım oyunların zamanında olan ben küçüğüm hala , yaşadığımız hayat küçük yaşacak olduğumuzun yanında , geçmiş küçük kalmış  geleceğin yanıbaşında , gözyaşlarımız küçük gülümsemelerimiz oldukça ,&lt;br /&gt;Küçük kalmış ellerim mutluluğu avuçlamaktan yoruldukça&lt;br /&gt;Minik parmaklarım , umudu işaret etmekten yana yolda yürüdükçe&lt;br /&gt;Küçük tırnaklarım, engel çıkmasın diye sevilenin yolunda , kazıdı bütün toprakları…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük rugan ayakkabılı kızın bir gününden ibaretti kelimelerin anlattıkları. Sabahından akşamına kadar, mutluluktur tek dilediği. Mutlu olmak için, ve umudun gülümsemesini gülümsemek için sevdi seni, sevdikçe sevdi ki elleri küçük, ruganı kırmızı olan bayan o şimdi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız demek istediği bir şey var içinde sen olduğundan beri, her şey küçük kaldı bizim karşımızda, sevmeyi sevdikçe , gülümseyemeyenler küçük kaldı yanımızda ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kalbim ellerim kadar küçük değil…"     : )&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-8022874321674599944?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/8022874321674599944/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=8022874321674599944&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/8022874321674599944'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/8022874321674599944'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/11.html' title='...(11)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-1388474502723916090</id><published>2007-07-31T18:50:00.000+02:00</published><updated>2007-07-31T18:52:16.286+02:00</updated><title type='text'>...(10)</title><content type='html'>işte  böyle sevgili, özledikçe özletiyor seni...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gecelerin aydınlığında yürüdüğüm vakitler, elimde mürekkebine aşık bir kalem, sayfam hasret seni anlatan kelimelere evvelden beri. Zaman karanlık, zaman başka seninle…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yürüdüğüm sırada rasladım ona. Hiç ardına bakmadan yürüyordu taşı topacı çıkmış beton yolda, hızlı ve narince. Ona yetişmek için ilerledim ben de. dilimde hep bu şarkı , mırıl mırıl hızlanıyorum gizlice. Arada bir kaybolur gibi oldu, buğulandı ama asla siluetini silmedi gözlerimden. Kalabalığın içinde olsa bile bakışlarıyla kendini belli edebiliyordu, sanki dilinde benim söylediğim şarkının sözleri seyahat ediyordu yüreğine doğru. Konuşmak için, en azından kim olduğunu öğrenmek için merağımla  bir olup adımlarımı sıraladım o uzun, geceli yolda…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kimi vakit tanımadığı insanların yüzüne gülümsedi. Birbirinin adını bile bilmeyen birkaç insanın koluna girip hal hatır sordu, sonra yürüyüşüne devam etti. Sanki biliyordu onu takip ettiğimi de, geliyor muyum diye arada bir arkasına bakıp çevreyi gizemli bakışlarıyla denetledi. Önüne  bakmadan yürüdüğü her halinden belliydi, defalarca bir diğer ayağına takılıp düşme tehlikesi geçirdi, ama gülümseyip yere de el edip, ay ışığının alaca bulaca aydınlattığı yolda, varmak istediği ama neresi belli olmayan o yere hızlı hızlı yürüyüverdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onu takip ettiğimi sandığım bir anda, martının geniş kanatları gözümün içi ile karşı karşıya geldi. Bembeyaz , üzerinde damla damla sular olan , şarkı söylemek isteyip de bir türlü söyleyemeyen bir martının deryalar üzerindeki dansını seyrettim. Denizleri kucaklamış koca koca gemilerin içinden umutlu bakışlarıyla mutluluğu  bekleyen, kıyıdakilerin arasından bir  kaçının kucağını hayal eden bir çok insan gördüm. O sırada baktım ki, ileride hızlı hızlı giden, kalabalığın içinde gemidekilerin yüreklerine el sallıyor. Nereden tanıyorsun hepsini, demek için yanına gitmeye yeltendim, olduğu yere  vardığımda onu yeniden göremedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolun bitimine doğru göründü. Artık merağımdan öte içimde olup bitenleri sonlandırmak için onunla konuşmam gerektiğini düşündüm. Herkesi tanıyor, fakat bazıları onun yüzüne dahi bakmıyordu. Sevilen miydi  yoksa nefret edilen mi bilemedim. İşin garip tarafı tanımadığım o, beni her şeyimle tanıyor gibiydi. Beni beklemeden, ne diyeceğimi dinlemeden, her neresi ise , işte oraya varmak için koşa koşa gitti.&lt;br /&gt;İlk baş durdum, niye gidiyorum ki onun ardından dedim. Neden merak ediyorum ben onu?&lt;br /&gt;Diyeceğim ne var, ya da bana söyleyeceği ne ki…&lt;br /&gt;Hem, kimsin sen?&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşüncelerime dalmışken, fark edemedim yürüdüğümü. Yollarında yürüdüğüm, meltemi omuzlarına alan, denizleri kucaklayacak denli hızlı yürüyenin ardından ben de koşup gittim bu defa. Karanlık dedikleri gecenin kararmış bulutları ardında gri bir aydınlık, serin suları üzerime serpecek ılık bir rüzgar da avuçlarımı kavradı, gözlerim içindeki yaşlara tebessüm edip, eteğimin uçlarını savurdu ve sonrasında takip ettiğimin arkasından koşup gitti…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolun sonunda bekliyordu beni. Gülümsedi, birkaç defa söylediği şey tekrar etti. Bell ki bana anlatacağı onca şey varken, susmayı tercih edip, dilimde bitmeyen o şarkıyı söyledi.&lt;br /&gt;Kimsin sen dedim, bu şarkıyı nereden biliyorsun?&lt;br /&gt;İçimi nereden bilebilirsin, ben neden seni takip ettim, neden geldiğimi fark edip durmadın,  benimle neden konuşmadın? …&lt;br /&gt;Kimden kaçıyorsun, kaçıyorsan neden benim gözlerime bakıyorsun?&lt;br /&gt;O an kendimi kaybedip onca soruyu ardı ardına sordum. Hiç sesini çıkarmadan, dilimdeki şarkıyı mırıldanmaya devam etti. Ay ışığının sardığı o yolun kenarında birkaç kayadan ibaret sahil kıyısında oturup, denizi içine çekti.&lt;br /&gt;Sessizliğini öyle  büyük ustalıkla koruyordu ki, ne diyeceğimi bilemeden , üşüğüm anda üzerindekini bana verdi. Sessizlikte anlaşıp, sessizlikte kavga ediyorduk sanki.&lt;br /&gt;Yüzüme baktı usulca , ve söyledi ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Hasretim ben.&lt;br /&gt;Senin içinim.&lt;br /&gt;İçinde dolan, içinde büyüğen, sevdiğin, gülümsemelerin, göyaşın, düşüncelerin, kelimelerin , en sevdiğin elbiselerin , kırmızı rugan ayakkabıların ,saçların , içine çektiğin deniz, seyrettiğin martı , yaşayan diğerleri…&lt;br /&gt;Her şeyinim.&lt;br /&gt;Şimdinim,&lt;br /&gt;Sonranım,&lt;br /&gt;Her anındaki hissettiğinim.&lt;br /&gt;Yürüdüğün yolun , konuştuğun içinim.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.     .    .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle sevgili, özledikçe özletiyor seni.&lt;br /&gt;Hasret.&lt;br /&gt;Hasret çekip de özlemek bile, güzel seni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyku girmedi gözüme&lt;br /&gt;Yine dün gece&lt;br /&gt;Seni düşündüm&lt;br /&gt;Ay ışığı&lt;br /&gt;Sardı kenti bütün gece&lt;br /&gt;Üşüdüm&lt;br /&gt;Seni düşündüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Al götür beni&lt;br /&gt;Sar ısıt beni&lt;br /&gt;Yağmurunda ıslandığımız&lt;br /&gt;Yollarında yürüdüğümüz&lt;br /&gt;Ilık rüzgarları&lt;br /&gt;Deniz kokan kente&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben burada&lt;br /&gt;Sen orda&lt;br /&gt;Hasret bitmez (ardından koşmaya devam.)&lt;br /&gt;Büyür sevda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte öyle sevgili…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-1388474502723916090?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/1388474502723916090/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=1388474502723916090&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/1388474502723916090'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/1388474502723916090'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/10.html' title='...(10)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-1598863963932245379</id><published>2007-07-31T18:48:00.000+02:00</published><updated>2007-07-31T18:50:15.276+02:00</updated><title type='text'>...(9)</title><content type='html'>merhaba biriciğim,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayallerinin izinden giderken, önüne bakmayı unutmuş, gözlerini ayaklarından ayıramamış, küçük kırmızı rugan ayakkabılı kızdan selamlar olsun sana...&lt;br /&gt;saçlarını iki yandan toplayacakken, ellerinin yetersiz kaldığını görüp, ellerini özlediği bir zamanda yazıyor sana bu kelimelerini. eteklerinin savrulduğu anda rüzgara gülümseyip, bir küçük gamzesiyle kıskanıyor seni tenine deyip geçen ılık esintilerden.&lt;br /&gt;minik minik atıyor adımlarını kolunda huzur uykusunda uyuyorken kolu.&lt;br /&gt;kirpiklerinden kıskanıyor seni bakıyorken gözlerinin içine,&lt;br /&gt;kendi gözlerinde sevinç derdinden müzdarip yaş dolu.&lt;br /&gt;hayallerimizin izinden yürüyorken çarpıştık seninle, filmlerdeki gibi.&lt;br /&gt;elimizde defter kitap yoktu diğerlerindeki gibi.&lt;br /&gt;ruhlarımız kolumuzda yürüyorduk evvelden beri.&lt;br /&gt;çarpışınca düştü yere ikisi de, o an karıştırdık hangisi senin hangisi benim...&lt;br /&gt;bizi dahi hayrete düşürecek denli birbirine amade iki ruh işte yerde olan.&lt;br /&gt;hadi seçip al birini dedim, sen benim olanı alıp koluna taktın, ona usul usul anlattın ;&lt;br /&gt;"yürektir yerin,gel şimdi oraya gidelim..."&lt;br /&gt;titreyen iki bacağım üzerinde zor duruyorken, gözlerin içine bakmaya cesaret ettim.&lt;br /&gt;o ne büyük dünya ki,  kayboldum.&lt;br /&gt;yürüğüdüm her yeni mekanda, seni  bana anlattı için.&lt;br /&gt;mahmur gözleriyle bakan güneşin sabahı kadar beklenen,&lt;br /&gt;uykusu gelmiş bir dünya gibi gecede hiç bitmeyen bir sevgiden mamülmüşsün.&lt;br /&gt;uykuların baştacı olmuşsun, rüya değilmiş uykularımı süsleyen rüya gibi varlığın,&lt;br /&gt;gerçeğin kendisi, seni , beni imiş.&lt;br /&gt;ellerin aynı söylediğim , minik, bir dünya sevgi dolu, avucunun içi sıcak, &lt;br /&gt;parmakların yaramaz bir çocuk gibi birbiri ile sevecen arkadaş,&lt;br /&gt;tırnakların yolunu kazıdığın sırdaşın, aya çizgilerin hep mutluluğu bulmuş,&lt;br /&gt;yalnız bırakmak istemeyen bir vefa bütünü misali...&lt;br /&gt;kolların, güneşi içine çeken, hayat veren sarmaşık gibi dolanmış üzerimde.&lt;br /&gt;yaprakların kıyı köşelerdeki tozlu sarmaşıkların koyu yeşiline benzeyen değil,&lt;br /&gt;baktıkça can veren, hayat katan, samimiyetini avazı çıktığınca haykıran,&lt;br /&gt;şarkı söyleyen bülbül gibi, vucudum üzerinde dans eden bir  balerin misali...&lt;br /&gt;saçların, sarmaşığın en üst yapraklarındaki tazelik gibi,&lt;br /&gt;yeni yeni filizlenen güneşe selamını  veren,&lt;br /&gt;umut dolu bir kaç yaşam telden çıkan namelerin söylediği şarkı gibi,&lt;br /&gt;dinlenilen, dillerden düşmeyen bir klasik misali...&lt;br /&gt;alnın, gözleri kamaştıracak denli pak, gözlerin içinde kendini gördürecek denli aydınlık. kırmızısı olmadan, bir gülün solmasına şahit kılınmadan,&lt;br /&gt;siper edilesi bir güç , hayran kalınası bir berrak.&lt;br /&gt;birazdan üzerinde düz çizgilerle beliren yolların bize götürecek isteyenleri biliyorum,&lt;br /&gt;adımızı yazacak belli ki satırlarını oluşturuyor bir bir.&lt;br /&gt;kaderin defterinde yazılı, okuduğumuz en güzel şiirin kelimelerinin saklı olduğu&lt;br /&gt;altın kapaklı defter, ışıltısının beni sana aşık ettiği bir büyü misali...&lt;br /&gt;kaşların,kendinden emin, çatıklığı ortadan kaldırıp da, inadına sevecenliği ortaya koyan&lt;br /&gt;bir mızrap gibi, acıtmadan batıyor gönüllere.&lt;br /&gt;akan damlalar kan değil; kinlerin, nefretlerin, öfkelerin irini.&lt;br /&gt;temizliyor sanki üzerine konduğu bakışların her birinde yürekleri.&lt;br /&gt;en içten bakışların üzerine yaslanmış, siyah takım elbiseli bir beyefendi,&lt;br /&gt;bir duruş ki, asil ruhlar misali...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gözlerin...&lt;br /&gt;içlerine bakamadığım, ürktüğüm, ama en sevdiğim bir gönül cevheri.&lt;br /&gt;pırıldayan içlerinin üzerine gerilen brandayı aşabilen,&lt;br /&gt;yapay çizgileri üzerinde rengin ahenkliğini sunsa bile,&lt;br /&gt;asla kendi renginden taviz vermeyen bakışların sahibi,&lt;br /&gt;konuşamayan dillerin, titreyen ellerin, üzerinde durmaya mecali kalınmayan bacakların, yerinden çıkacak denli delice çarpan yüreklerin, akamayan yaşların tercümanı ,&lt;br /&gt;kelamların raksında ayakları yere değmeden bir kaç dönüşle&lt;br /&gt;kendine hayran bırakan peri misali...&lt;br /&gt;beyaz üzerine giydiği renkli kıyafetiyle endamını belli eden bir vucud gibi heybetli, mütavaziliğinden bakmaya kıyamadığı güzellikler önünde başını öne eğdiren bir efendiliğin hayat bulduğu bakışların doğduğu cumbalı ev gibi, samimi, derin, özlenilen, eskimeyen...&lt;br /&gt;kağıdımın köşesine çizdiğim, etrafını kapatıp kimsenin bulmasına izin veremediğim,&lt;br /&gt;kendim kaybedip kendim bulduğum bir hazine emsali,&lt;br /&gt;bakılmaya doyulmayan,aç susuz kalınmaktan şikayetçi olunamayacak kadar değer verilen, pırlanta gibi.&lt;br /&gt;pırlantaya "taştır" diyen dillere sessizce haykıran cevap cümlesinin baş tacı kelimesi.&lt;br /&gt;pahası yok,değeri çok. kırpmak zorunda kaldığım gözlerimin her kapanışında&lt;br /&gt;hasret kaldığı kadim dostu. kalbin aynası misali...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elmacık kemiklerin mesala, güldüğünde sahneye hızla atılan bir hayran gibi,&lt;br /&gt;gözlerine alkış tutuyor. sarılmak istiyor kirpiklerinden tutunup,&lt;br /&gt;sıkıca bağrına basmak istiyor gözlerini.&lt;br /&gt;yanağındaki tüm sevecenliği hak geçirmeden dağıtıyor sevimli yüzüne.&lt;br /&gt;burnun, kokluyor beni.&lt;br /&gt;aldığı güzel kokuların  hatrına gülüyor yüzün üzerinde sana bakan her kişiye,&lt;br /&gt;selam duruyor sanki, öyle candan, öyle samimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dudakların...&lt;br /&gt;eteğinin fırfırında can bulan pembe elbiseli kız gibi.&lt;br /&gt;yüzünün güzeli, yüreğimin biriciği.&lt;br /&gt;kıskanılansın heyhat , güzelliğini dillere döken kelime çoktur şimdi.&lt;br /&gt;söylediği her kelimeyi sayacak denli deli, buselerinle yaşayacak kadar veli oldu bu kişi. özenle biçilmiş bir kaftan misali, oturduğu vucudun gösterişi ,&lt;br /&gt;yaradanın güzelliğini her  bakışta hatırlatan, hatıranın en can alıcı yüklemi gibi...&lt;br /&gt;göğsün, üzerine bastırıldıkça sevgi fışkıracak bir deryanın derinliği,&lt;br /&gt;martıların aşık olup sema edeceği bir ayrı dünya gibi.&lt;br /&gt;öyle büyük bir bekçi ki,&lt;br /&gt;yaşam denilenin içinde korur beni içinde tuttuğun saray evin, yüreğini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yüreğin...&lt;br /&gt;saray desem, taşlardan yapılmıştır o , seninki yufka misali&lt;br /&gt;ay parçasıdır desem, ay senin yüreğinden almış o cemali&lt;br /&gt;güldür desem , kokusu yüreğinin  bahçesinden çalıntıdır&lt;br /&gt;gündür desem, günün sonu vardır gece, senin yüreğin sonsuzca açıktır oysa herkese&lt;br /&gt;zevktir desem, güldürdüğün anlar zevk sefa zamanında değil, kederdedir ne mutlu&lt;br /&gt;aşktır desem,  doğduğu yeri söylemiş olurum,&lt;br /&gt;ne büyük nimettir ki bu mutluluk ile yaşar, huzur bulurum.&lt;br /&gt;adını , emsalini , misalini söylemek haksızlıktır,&lt;br /&gt;bir sen varsındır bir de yüreğin senden içeri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anlamaya çalışma heyhat !&lt;br /&gt;anlayabilecek yürek, yoktur bu cihanda şimdi.&lt;br /&gt;içine girmeyi deneyenler kapıları ardına kadar açık bulur,&lt;br /&gt;buyrun ey güzel ruhlar, sizi huzurdan sarhoş edecek en güzel mey budur.&lt;br /&gt;anlattın usul usul ona, yüreğine geldi sıra, anlatmak  ne mümkündür ki,&lt;br /&gt;yaşamak luft olundu bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hoş geldin, hayatımın gününe doğdun bir güneş misali&lt;br /&gt;asla demeyecek bu dilim ki, güle güle diye sana şimdi&lt;br /&gt;seninle gece yoktur bilirim, güneş sensin&lt;br /&gt;geceye karanlık diyenin, karanlıkta kaybolmuştur aklı kesin&lt;br /&gt;geceme güneşsin, gündüzüme güneşsin&lt;br /&gt;sana güle güle diyecek bir dil ya da yürek, varsa eğer def olsun gitsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir kaç söz söyledi sana şimdilik kırmızı rugan ayakkabılı kız. kelimelere sığmıyorsun , acizlikten yorgun düştü bedenim, çırpınıyorum anlatmak için seni,&lt;br /&gt;gel gör ki, kalemimden mürekkep değil ter akıyor, bulamıyor seni kelamlar evreninde,&lt;br /&gt;bir başka ruhsun, bir başkasın sen işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;adresim aynı, yüreğimin devamındaki sokak, yüreğin.&lt;br /&gt;numaram aynı, (8.45.6:45.75.)&lt;br /&gt;şehrimiz bir, sokakları sensiz.&lt;br /&gt;dünyam aynı, seni düşünmeye devam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;imza&lt;br /&gt;falan filan...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-1598863963932245379?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/1598863963932245379/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=1598863963932245379&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/1598863963932245379'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/1598863963932245379'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/9.html' title='...(9)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-7499758897747960260</id><published>2007-07-31T18:47:00.000+02:00</published><updated>2007-07-31T18:48:07.727+02:00</updated><title type='text'>...(8)</title><content type='html'>merak etmemelisin beni, özlüyorum seni.&lt;br /&gt;biraz sevgi, biraz tebessüm&lt;br /&gt;omuzunda uyuduğum bir gün&lt;br /&gt;biraz da tenhalaşmış sokaklar&lt;br /&gt;seninle yürüyorum.&lt;br /&gt;biraz yağmur, biraz rüzgar&lt;br /&gt;sıcağın işlemediği bir gün&lt;br /&gt;biraz da serinlemiş akşamlar&lt;br /&gt;gecede seni görüyorum.&lt;br /&gt;merak etmemelisin beni, özlüyorum seni.&lt;br /&gt;biraz heyecan,  biraz korku&lt;br /&gt;sevmekten çıldıracak bir yürek&lt;br /&gt;biraz da gökyüzü&lt;br /&gt;güneş çoktan sen olmuş,biliyorum.&lt;br /&gt;...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-7499758897747960260?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/7499758897747960260/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=7499758897747960260&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/7499758897747960260'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/7499758897747960260'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/8.html' title='...(8)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-4922510782950645642</id><published>2007-07-31T18:46:00.000+02:00</published><updated>2007-07-31T18:47:07.222+02:00</updated><title type='text'>...(7)</title><content type='html'>tabirinle başlayacağım selamıma, ancak bulamıyorum kelimelerimden yakışacak bir söz sana...  bugün burada yine gri bulutlar geziyor, ama ben onlara aldırış etmiyorum. bir kaç damla atacaklar üzerimize sonra çekip gidecekler gitmek istedikleri yere. bir yağmur tanesi de o denli yapışmış pencereme, yere akmamak için sıkı sıkı tutunmuş olduğu yere. minicik bir serçe de öyle çok ıslanmış ki , rengi gitmiş nerdeyse...  bugün burada hava alacakaranlık, ama ben güneşi görebiliyorum yine de. geceleri severim bilirsin, ama gündüz de güzel gecelerin içinde. zaman geçip giden, akıp gidendi ya ; yalan olduğunu bir kez daha bildim böylece, gündüzler mi gecelerin ardından yoksa geceler mi gündüzlerin ardından hiç bilemedim ama, ikisi de birbirine o kadar amade, o kadar yakın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra günüm  başladı sabahın erken saatlerinde, uyandığımda rüyam ise halen gözlerimdeydi. saçımda karanfiller , elimde sıcak bir yürek ve aklımda bir hiç... evet aklımda hiç bir şey olmaksızın, sadece dudağımda tebessüm. sabahın ilk ışıklarına bir gülümseme, ve geceye doğru gidilen yolun ilk adımları...  ne diyeceğini  bilemeyen dudaklarımda ise onca kelime sırada bekliyor söylenmek için. hangi birini söylesem diye düşünürken içimden, karşımdaki gözlerin içine boş  boş baktığımı da fark ediyorum kimi zaman. saçımın bir teli hizasını terk edecek olsa onu tokanın en can alıcı yerine sıkıştırarak cezalandıran ben, şimdi rüzgara teslim ediyorum her bir telini.yüzüme vuruyor arada topladığım at kuyruğum, aldırış etmiyorum tenimdeki acıya. kirpiklerim kıvrılmış bir yoldur benim bakışlarım içinde duran, onlar da bakışlarımı kıskanıp kan çanağına dönesiye kadar, gözlerime yalvarıyorlar , ama artık onları  bile görmüyorum. dudaklarım, sandalyesinin üzerine tüm gösterişi ile eteklerini yaymış pempe elbiseli kız gibi , olduğu yerde raks ediyor, gülerek. ve öyle de güzel ruhum şimdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içtiğim çayın demi hep acı olmuştu, ne kadar soğursa soğusun illa ki dilim yanardı. kahvenin kokusuna hayrandı burnum. kulaklarım en içten sesi duymayı , onca gürültü içinden bir tek o sesi duymayı da bilirdi. gözlerim hiç mükemmeli aramadı, zaten mükemmel olmak en büyük zaaftı. kim mükemmel olursa , bir yerden  fedakarlık etmiş muhakkak eksik kalmıştı. eksik kaldığı yanı da zamanla yok olunca, bizler hep onu tam sandık.gülmekdi en mükemmel olan, fakat onun bir farkı vardı ; eksilmek yerine daha çok artmaktı...gözlerdeki gözyaşını da artırır insan gülerken ama ağlamaz, ağlarken gülebilir oysa.işte bu kadar saçma ve bu kadar derindir kimi zaman ömür , saçma yanı bizi içinde yaşatıyor olması , derin kısmı ise yaşıyor olmanın en güzel nedeni. yaşıyorum , çünkü gülebiliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; adımlarımı attığım her yerde , her toprak sesinde o şarkı  vardır, duyamazsın. ama duyamadığın o şarkı hep çalar insanın içinde. notalarını bir türlü dökemezsin , fakat sürekli mırıldanırsın ya hani, işte öyle...nisan yağmuru gibi dökülse sözler keşke dilime, anlatabilsem keşke bende, ama bilemezsin ben bakamam gözler içine.hep yalnızken söylerim sevdiğim şarkıları , bağırdığım haykıra haykıra söylediklerim hep yalnızlığım ve benimle.en sevdiğim şiirleri okudum yazdım sabaha karşı giden o sessiz saatlerde. herkes uyurken ,  ben kalemimle konuşurdum yine.beyaz sayfalara hiç inanmadım, yalan söylediler hep bize. üzerindeki çizgilere zaten hiç uymazdım, kareli olanların içine de sığamazdım. yazdım hep, okumadan geriye dönüş yapmadan noktaya virgüle dikkat etmeden hep yazdım  ben.yazılan her kelime minnettardı belki , ama onların bu dileklerini duyamadım, çünkü kalemimin sayfam üzerindeki dansına ben aşıktım, anlatılamayacak denli hayran...  sabahın ilk saatlerini severim billirsin, gecelerin bir diğer yüzüdür onlar. fakat  hiç yeni doğan güneşle beraber uyanıp , kimsesiz sokakların başında yere düşen yaprakları tekmelemedim. hele gazoz kapağındaki silinmiş  yazıyı okumak için yere eğilip de, toprağın kokusunu içime çekmedim. yağmuru severdim ama , ıslak toprağın kokusu üşütürdü beni.ilkbahardaki heyecan hep içimde oldu bunu kaybetmedim ama sonbaharların sarısını kahvesini biraz kurumuş kızılını da çok sevdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hani koşmak istediğin zaman içindeki heyecanı destekleyen kalbin hızlı hızlı atar ya, işte uyurken bile koşuyorum ben  rüyalarımda. bugün de öyle  bir rüyanın içindeydim hızlı adımlarımla. korktuğum bir yüz , çatlamış elleri arasındaki makasla kovalıyordu beni , ama ben ona bile aldırış etmiyordum bu sefer. gülüp geçmeyi öğrenmiştim bu defa. ve hep bir ses duydum o yeşil , koca yapraklı ağacın ardından "korkma, sevgin var" dedi bana. ilk defa bu kadar sevgime güvenmiştim, ve ilk defa onun gücünü kabullenmiştim. gözlerimi açıp sonlandırabilecekken bu rüyamı , korkmadım, ve hep içimdeki sevginin kolunda yürüdüm aldırış etmeyen , endişelenmeyen yüreğimle. bilemezsin, bilemiyorum ben de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hep mutlu oldum ben, kötüyü nefes alamadığım o basık zamanlarda tanıdım. hızla inip kalkan göğsümün içinde çırpınan kuşu hiç ilkbaharsız bırakamadım. olmadı değil , oldu...  mutsuz olduğum da oldu. ama uzun sürmedi, fakat bedellerini hep ağır ödedim. bilirsin hep kaybetmekten korktum, ama haklıydım çünkü hep kaybeden ben oldum. en ağır bedel buydu zaten, elinde tutmaya kıyamadığın  bir kuş tüyünün en ufak bir rüzgarda uçup gitmesiydi dediğim.ama dedim ya, artık korkmuyorum. korktuğum tek şey, korkmak bundan sonrası için.&lt;br /&gt; anlatması güç olan, bunca yıldır tanıdığım mutluluk denilen arkadaşımı hiç tanımadığımın farkındayım. meğer onun ne büyük dünyası varmış dünyam içinde. ben yalnızca bir bahçesini dolaşmışım, şimdi vadileri benimle. sanıyordum ki kana kana içmişim mutluluğun serin sularından , oysa ben bir derenin içinde geziyormuşum daha. ayaklarıma  batan çakıl taşlarının yosunundaki yeşili yeşil sanmıştım, gör ki ne filizlerin yeşili varmış daha. en aydınlık gülüşü ederim diye gülerdim dünyama, halbuki geceleri bunun için severmişim, ben karanlığın içindeymişim daha. güneşi her sabah doğan o koca yıldız sanardım, meğer geceler bile güneşli olabiliyormuş bana. bilmiyorum ne kadar anlatabildim şimdiye dek, fakat bundan sonra anlam alabilir kelimelerim şiirler arasında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kelimelerin bana aracı olduğuna duyduğum minnettarlığın sesini duyurmak isterdim, ama bunu yine o sevdiğim kalemim ile anlatacağım onlara. ve en zoru sana minnettarlığımı duyurabilmek, bilmiyorum duyabilir misin?konuşmasam da anlattıklarımı anlayabilir misin mesala...kelimelerin kıfayetsiz kaldığı zamanlarda onlara anlam aktarabilir misin,  bilmiyorum...işte  bu kadar , şimdilik  yazabildiklerim , yazmaya çabaladıklarım bu kadar. dersen ki ne anlattın sen şimdi bana diye, işte deminden beri bunca soruyu sormamın sebebi de bu. ben bilemedim ne anlattığımı, sen anlayıp da bana anlatabilir misin? . . .&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-4922510782950645642?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/4922510782950645642/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=4922510782950645642&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/4922510782950645642'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/4922510782950645642'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/7.html' title='...(7)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-6606642545604030578</id><published>2007-07-31T18:44:00.000+02:00</published><updated>2007-07-31T18:46:11.956+02:00</updated><title type='text'>...(6)</title><content type='html'>beni  merak etmemelisin,gülüyorum.&lt;br /&gt;biraz seviniyorum,biraz da neşeli&lt;br /&gt;ama yine de özlüyorum seni&lt;br /&gt;elimde bir hediye, bir parlak kağıt&lt;br /&gt;paketledim şimdi onu, sahibine gidiyorum&lt;br /&gt;biraz eğlence , biraz yaşlılık&lt;br /&gt;iyi ki doğdun demek için yürüyorum.&lt;br /&gt;beni merak etmemelisin,gülüyorum.&lt;br /&gt;biraz vefa, biraz akraba&lt;br /&gt;sevinsin diye, desinler diye merhaba&lt;br /&gt;biraz seviyorum, biraz özlüyorum&lt;br /&gt;bir ziyerettir ki onu tamamlayıp geliyorum.&lt;br /&gt;beni merak etmemelisin, gülüyorum.&lt;br /&gt;güldükçe seviyor, özlüyorum.&lt;br /&gt;ne zaman döneceğim bilmiyorum,&lt;br /&gt;uyku vakti  geldiğinde, ona gülümseyip uyumanı diliyorum.&lt;br /&gt;tatlı rüyalar, bir de geceler&lt;br /&gt;biraz yıldız, biraz da karanlık seni bekler&lt;br /&gt;sabah uyandığında, selam eder sana melekler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-6606642545604030578?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/6606642545604030578/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=6606642545604030578&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/6606642545604030578'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/6606642545604030578'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/6.html' title='...(6)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-5144448547595229312</id><published>2007-07-31T18:42:00.002+02:00</published><updated>2007-07-31T18:44:49.544+02:00</updated><title type='text'>...(5)</title><content type='html'>merak etmemelisin beni, uyuyorum.&lt;br /&gt;biraz başım ağrıyor,biraz belim&lt;br /&gt;ayaklarımda bir durgunluk&lt;br /&gt;biraz da üşüyor ellerim.&lt;br /&gt;yorulmuşum, dayanamadı bedenim&lt;br /&gt;biraz uykum geldi,biraz rehavet&lt;br /&gt;ruhumda bir heyecan&lt;br /&gt;biraz da ağlıyor gözlerim.&lt;br /&gt;merak etmemelisin beni,uyuyorum.&lt;br /&gt;biraz rüya, biraz hayal&lt;br /&gt;düşlerimde hep sen&lt;br /&gt;biraz da gerçeğe gidiyorum.&lt;br /&gt;sevmişim,biliyor bunu yüreğim&lt;br /&gt;biraz tutku,  biraz aşk&lt;br /&gt;dudağımda tebessüm&lt;br /&gt;biraz da korkuyor gözlerim.&lt;br /&gt;merak etmemelisin beni,uyuyorum.&lt;br /&gt;biraz sen,biraz ben&lt;br /&gt;devrandan bir gün daha&lt;br /&gt;biraz da böyle geçiyor günlerim.&lt;br /&gt;gündüzüm,ve biricik gecelerim&lt;br /&gt;biraz yıldız, biraz karanlık&lt;br /&gt;esen kısık sesli rüzgar&lt;br /&gt;biraz da seheri severim.&lt;br /&gt;merak etmemelisin beni, uyuyorum&lt;br /&gt;biraz uykum,biraz durgunum&lt;br /&gt;biraz başım ağrıyor,biraz belim&lt;br /&gt;yorgun düştüm,dayanamadı bedenim&lt;br /&gt;sayıkladığımda söylediğim kelimelerim&lt;br /&gt;biraz senli,biraz benli&lt;br /&gt;hepsinin ardından sessizce gel ki&lt;br /&gt;uyuyorum uyandırma beni&lt;br /&gt;bir rüya içindeyiz şimdi&lt;br /&gt;merak etmeden beni,&lt;br /&gt;uyuduğumu seyret hadi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-5144448547595229312?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/5144448547595229312/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=5144448547595229312&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/5144448547595229312'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/5144448547595229312'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/5.html' title='...(5)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-7116535709697326708</id><published>2007-07-31T18:42:00.001+02:00</published><updated>2007-07-31T18:42:51.388+02:00</updated><title type='text'>...(4)</title><content type='html'>ne yaparsın dediler, severim dedim.&lt;br /&gt;yürüdüğümü hatırlıyorum,hani benim sevdiğim yağmurlu sokakları bilirsin. ama yalnızken yağmur tanelerinle kavga ettiğimi bilmezsin. onlar seni fısıldarlar&lt;br /&gt;bana, o zaman neden yere düşüyorsunuz derim,  neden onu toprağa veriyorsunuz?dediler ki, toprak canın başladığı yerdir. senin canının geldiği yerdir. çiçeğinin açtığı, aşının büyüdüğü, hayatını alıp zamanlarca sakladığı ölümün de&lt;br /&gt;bulunduğu yerdir. onu neden öldürüyorsunuz dedim, öldürmek değil sandığın dediler. seni her gün yeniden yaşatmak için yağar yağmur, ıslanır topraklar&lt;br /&gt;dediler. sen, canımın başladığı topraktan, ruhumun huzur  bulduğu göklere eren, sığmayıp taşan bir sevgiye sahipsin içimde dedim, onlar bişey&lt;br /&gt;demediler bu defa, suskun kalıp, yüreğimin sesiyle yağdılar göklerden aşağıya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sessizce başımdan süzülen her bir tanede gülümsemelerini gördüm, saçlarımı saran ellerini , yanağımdan süzülen buseni. her birini yağmur tanesi&lt;br /&gt;kıskanmış şimdi. bulutlara anlatmışlar seni, beyaz olmuş bunun için her biri. göklere anlatmışlar seni, dediler ki " o bambaşka biri", gülümsediğimi&lt;br /&gt;gördüklerinde sandılar ki katılmıyorum onlara. halbuki bilemediler, bir yanlışlık yapıp seni tabir ettiler. bilemediler, sen tabirlere sığamazsın, kelimelerce&lt;br /&gt;taşınamazsın. en büyük hata baştaydı aslında, sen anlatılamayansın ki, seni gökyüzüne hangi kelime anlatsın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;havanın yavaş yavaş soğuduğunu söylediler bana, üşüyeceğimi zannettiler, içimde yanan sen ateşini görmeden , beni üşüyecek olan yürek sanıp,&lt;br /&gt;kendilerince bir güneş seçtiler. bu aydınlıktır, bu sıcaklıktır dediler, acıdım onlara ki seni bilemeyip güneşe sarıldılar, aydınlık sıcaklık orada sandılar. senin&lt;br /&gt;yüreğin içindeki sıcaklığı bilemeden, onlar üşüdüler birbirlerine sarıldılar, ve yerdeki küçük su birikintilerini oluşturdular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaldırım kenarında yürüyen, seni bilemeyen bir başka yüreğin, küçük su birikintilerine tekme atarcasına yürüdüğünü gördüğümde,biraz ılındı yüreğim.&lt;br /&gt;seni tanıyor da bunun için öyle yürüyordur dedim.sensiz bir dünyanın soğuk sularına atıyordur işte tekmeyi dedim. düşündüm ki, senden yoksun kalan&lt;br /&gt;yağmur tanelerinin üşüdüğü o zamana neden tekme atsın, kendisinin de ruhu o suyun içinde ıslakça,üşümüş halbuki. paçalarında&lt;br /&gt;yalnızlığının,sensizliğinin izi daim, yanından geçen arabalar bile bu düşünceye hakim, ki ıslattılar onu yanda biriken yalnız sularla.yağmurun her tanesi tanımak istiyor şimdi seni bu ara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yine yürüyorum şu çukurlu yolların kaldırımlarında, yağmur hafiften gelmeye başladı sinirli taneleri ile. "nerede o?" dediler. anladım ki seni aramaktalar&lt;br /&gt;yine. yüreğimde dedim, yağabilir misiniz oraya?yağarsak yüreğin gözyaşı olur dediler. peki siz ne yaparsınız dedim, dediler ki, canlandırırız biz, yağarız, toprakla kokarız, yeşille açarız, beyaz olur&lt;br /&gt;gökyüzünde hayaller kurarız...sonra bana dönüp sordular; ne yaparsın dediler, severim dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onlar seni bilemediler. üşüdüler.yağdılar. kimi zaman öfkelerinden gökle  beraber kızıp gürlediler. hep seni aradılar. senin tenine dokunmak istediler benim&lt;br /&gt;adıma, izin vermedikçe ben yüreğime yağamadılar, her insana yaptıkları gibi gözyaşı akıtamadılar. bizim  başka olduğumuzu sonradan anladılar.anladılar ki, seni baharın müjdesi olarak verdiler bana, anladılar ki ; biz başkaydık her bahar gibi.yürüdüğümde attığım adımlara aldırmadan, yanıma gelip tekrar sordular ; ne yaparsın sen?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;severim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;severim ki, yağmur taneleri bile kıskanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;severim ki,gök büyüklüğüne aldırmaz küçük bir çocuk gibi ağlar yağmurunla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;severim ki, rüzgar pes ettirmek için soğuk eser bir de yalnızlıkla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;severim ki, bir ben bilirim bir de sevdiğim yalnızca...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-7116535709697326708?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/7116535709697326708/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=7116535709697326708&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/7116535709697326708'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/7116535709697326708'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/4.html' title='...(4)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-4834782439852433233</id><published>2007-07-31T18:41:00.000+02:00</published><updated>2007-07-31T18:42:15.969+02:00</updated><title type='text'>...(3)</title><content type='html'>sessizliğinde nasıl korktuğumu ah bir bilsen. telaşımı bir hissetsen. ağaçların en köşebucak dalında  yalnız başına kalmış bir yavru kuş gibi, çaresiz, yem&lt;br /&gt;oluyorum korkularıma. korktuğum sessizliğin uğultusu değil, sensiz kalan bir ruhun söylediği şarkının nakaratı...ve yine sensiz, ve yine sensiz, diyerek tamamlanan cümlelerin her biri.sensiz olmak, acıtıyor yüreğimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;duyduğum , anlamaya çalıştığım bir kaç ses vardı evvelden. sabahları uyanan kuşların cıvıltıları, ağlayan bir çocuğun birden gülümsemesi, yalnız kalmış&lt;br /&gt;bir insanın bakışlarındaki sesi. şimdi ise, bir ses daha var kulağımda beliren, sensizliğin sesi...sensiz geçen her anda var olan , bordo renkli bir ses işte.sensiz olmak, uğuldatıyor yaprakları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendinden geçip gitmiş, ne olduğunu unutmuş, küçükmüş ya da büyükmüş umursamadan kendini, uyuşan bir ruh şimdi bedenimdeki. sensiz kalan bir&lt;br /&gt;sokağın sessizlikte , ayakkabılarımdaki sesi yankılandırması gibi, yankılanmak istedim yüreğim şehrinde şimdi. belki o zaman sensizliği duymazdım,kimbilir.ve sanıyor musun ki,sensizliği duymamak mümkündür,sensiz kalmak bir yürek için giyilen en ağır hükümdür.sensiz olmak,zindan eder yürekleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sol yanında en içli duran yerdedir yerin. heyecanın olduğu,sevginin bolluğu, şevkatin dairesinde şekillenen bir yaşamın içinde,yeni bir yaşam olmaktır&lt;br /&gt;inceliğin. incinmenden korkan şehrin insanlarınca komşu edinilen bir yürek şehrinde büyümelisin şimdi, çocukluğunun en haylaz yıllarını, gençliğinin en&lt;br /&gt;dolu zamanlarını,yaşlılığının en anlamlı bakışlarını bu şehirde var kılmalısın. yalnız ki , sessiz kalmamalısın.sensiz olmak , yalnız bırakır şehirleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sessizliğinde, sensiz olan her anda, korkmak şaşılacak bir şey değil, senin yanında huzur bulmaksa esas olan, sensiz olunan her an korkunun kendisidir.sen ki aydınlıksın ruhumun güneşi, ellerimi iki yana bırakıp, gökyüzünü düşlesem herkes gibi. geceleri karanlık yapsam,yıldızlarımı görmezden gelsem, karanlıkta kalır mıyım sanarsın?sensiz olmak, işte asıl karanlık budur yürek için.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-4834782439852433233?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/4834782439852433233/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=4834782439852433233&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/4834782439852433233'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/4834782439852433233'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/3.html' title='...(3)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-6412783588524417779</id><published>2007-07-31T18:40:00.000+02:00</published><updated>2007-07-31T18:41:27.466+02:00</updated><title type='text'>...(2)</title><content type='html'>başlamak için söze, seni hapsetmek gerekir önce..hapsetmek ki yüreğin en derininde seni bulmak, aldığın nefesi sen bilmek, geri verdiğin anda bir sonraki nefes alma zamanına kadar hasret içinde&lt;br /&gt;boğulmak. sen ki, hapsolmuşsun yüreğin en derinine, yürek olmuşsun içime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaşamak için senle, sen olmak gerekir önce..sen ki yaşamanın anlamı, anlam ki mananın en muhteşem hali, muhtemelen sonsuz muhtemelen ölümsüz olmak, uçmak ve hiç konmamak.çırptığın kanat seslerinde var olan namelerde dahi seni duymak, yaşamak ki sevmek seni, sen olmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zaman ki fesat koşup gülümsemelerimize, küheylan eyler kendini. koştukça koşar , hızlı olmak adına elinden geldiğince kendini yorar.bilmez ki küçük bir &lt;br /&gt;ruhun büyümek adına, elinden gelen yardımı bu şekilde yapar. günler geçer, aylar geçer ve yıllar geçmiş olur, koşan küheylandır ki, küçük bir ruhu&lt;br /&gt;büyütmüş, küçüklüğü yanında koşturmuş, büyümeye susatmış, suyunu ikram etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ömür ki doyulamayan sanılmış. yaşamak ne güzel be kardeş demiş yanındakine her bir veli. yaşamak değil doyulmayan, sen olmak.biraz kulakları çınlamış olmalı ki seni duymuşlar, seni yaşamaya doyamamışlar.  peki tamamen sen olan bu gönül, yaşamaya nasıl doyar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gece ki ben olmuş yıldızların her birinde, sabahı kovalar. sabah ki sevdiğimi bilir geceleri, bunun için biraz geç doğar. sen ki hem gecesin hem gündüz, en sevdiğim gece, en aydınlık bir gündüz. sevgimsin, bilirsin, bilirsin ki sen en sevdiğim bir gece gibisin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bitirmek için sözü, seni hapsetmek gerekir önce...hapsetmek ki, anlamların en güzeline, sığmayan kelimelere,bir bakışa ya da gülüşün en incisine.gülmek ki, sen olmak, sen ki yaşamak,yaşamak ve sonsuz olmak,sonsuz ol diye,gülmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;başlamak ve bitirmek haksızlık olur ki, sığmazsın kelimelerekelimeler ki buruktur yüreklerisığdıramadılar seni içlerine.içleri ki sen dolusundur,bendeki yürek gibi yine.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-6412783588524417779?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/6412783588524417779/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=6412783588524417779&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/6412783588524417779'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/6412783588524417779'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/2.html' title='...(2)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-4351776622457701802</id><published>2007-07-31T18:33:00.000+02:00</published><updated>2007-07-31T18:40:13.340+02:00</updated><title type='text'>...(1)</title><content type='html'>ve sevmişken bir çok şeyi kalbimle&lt;br /&gt;seni buldum gönlümde&lt;br /&gt;elimde ne varsa bıraktım&lt;br /&gt;mesala düştü tepsi içindeki çaylar yere,parçalandı umutsuzluklarım&lt;br /&gt;tıngırdadılar merdivenler üzerinde&lt;br /&gt;misket oynamayı unutmuş gözler&lt;br /&gt;onları izlediler toprakla sarılasıya kadar&lt;br /&gt;ve sevmiştim bir çok şeyi kalbimle&lt;br /&gt;ya da öyle sanmıştım ben yine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;görmüşken yıldızları gökyüzünde&lt;br /&gt;seni buldum gecelerimde&lt;br /&gt;ağladığım ne kadar gözyaşı varsa hepsini gülümsemelere bıraktım&lt;br /&gt;parçalandı umutsuzluklarım kayboldular karanlık içinde&lt;br /&gt;kuytularda korkan gözler&lt;br /&gt;onları cesaretle kovaladılar&lt;br /&gt;ve sevmiştim bir çok şeyi kalbimle&lt;br /&gt;ya da öyle sananlardandım yine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;duymuşken şarkıları sessizlikte&lt;br /&gt;seni buldum namelerde&lt;br /&gt;haykırdığım ne kadar beste varsa&lt;br /&gt;söyledim yeniden dün gece&lt;br /&gt;parçalandı umutsuzluklarım&lt;br /&gt;döküldüler kelimelerim üzerine&lt;br /&gt;kalemimdeki son kalan mürekkebimle yazdım&lt;br /&gt;bitirdim sayfalarımı seninle&lt;br /&gt;ve sevmiştim bir çok şeyi kalbimleya da işte öyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ağlamıştım yalnız kaldığım o günde&lt;br /&gt;en sevdiğim şarkıları bağırıp da söylerken&lt;br /&gt;ellerimin titrediği bir vakitte kalem tutup&lt;br /&gt;beyaz sayfayı siyah yaparken&lt;br /&gt;parçaladım umutsuzluklarımı&lt;br /&gt;seni bulunca gönlümde&lt;br /&gt;yaşadığım ne kadar gün varsa bıraktım geride&lt;br /&gt;yeniden doğup, sevdim seni kalbimle.&lt;br /&gt;ya da öyle sanmış bir halde değil&lt;br /&gt;gerçekten öyle.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-4351776622457701802?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/4351776622457701802/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=4351776622457701802&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/4351776622457701802'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/4351776622457701802'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/1.html' title='...(1)'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-3210580301060140833</id><published>2007-07-31T18:32:00.000+02:00</published><updated>2007-07-31T18:33:41.001+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='O'/><title type='text'>O '</title><content type='html'>gece gibi gözleriyle, geceyi aldatan gündüz aydınlığındaki yüzüyle baktı bu defa gökyüzüne. yıldızları kıskandırdı, onları kavga ettirdi, küstürdü. ama olan bitene hep güldü. içinde yaşadığı çıkmaz sokak serüvenlerinin komşularını aynı eve topladı, kimi vakit en sevdiği şarkıları söyledi onlara, kimi vakit ise nedensizce ağladığı gözyaşlarının hikayesini anlattı. yanağından süzülen damlalarla aynalarda konuştu, konuştuğu kelimelerin sessizliğinde yankılanışından korktu, karanlık odasının kapısını açıp ışığı görmeden, buruşmuş yaşlanmış yatağının üzerine uzanıp, ne rüya görmek istediğini karanlığa anlattı durdu. halbuki karanlıktan korkuyordu. çok zaman geçmeden yırtmacından aşağıya koşan bacağı ile yere narince uzanıp ayağa kalktı, duvarlarda  kaybettiği ellerini aradı, duvarlar soğuk olmadığı gibi derin de değildi. çok geçmeden buldu ellerini, sevdi, sevmeyi elleriyle öğrendi.uzun bir elbiseydi vucudunu saran, ve karanlık geceyi aydınlatan. geceyi kıskandıran gözleriyle kendine bakmadı  bu defa, aramak gerekirdi kaybolan duvarın içinde yok olan kendisini, bulmak güçtü çünkü yıkılıp gitmişti eski evin cumbalı duvar köşesi.ve bulmak güçtü eski çıkmaz sokağın komşularını, onlar ölmüştü.ve bulmak imkansızdı kaybolanı,ve kaybolan yıkılan değil, yıkılmış olan değil ; yeniden var olan geceydi. sabah olmuştu o yatağı üzerinde rüyasını anlatırken. ve hatta uyumuştu gözlerindeki parıltı en güzel halindeyken.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-3210580301060140833?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/3210580301060140833/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=3210580301060140833&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/3210580301060140833'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/3210580301060140833'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/o.html' title='O &apos;'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-6020680437471134672</id><published>2007-07-31T18:29:00.000+02:00</published><updated>2007-07-31T18:32:04.496+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kül'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yangın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yanmak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yanar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ateş'/><title type='text'>kül yanar mı?</title><content type='html'>kül yanmaz, yanan ateştir kordur.&lt;br /&gt;kül ateşin yanan yüreğine teselli vermek istemiştir&lt;br /&gt;ama yanan  bu yürekten kül de nasibini almıştır&lt;br /&gt;ısınmıştır, hatta kimi yerleri yanmıştır&lt;br /&gt;acımıştır teni küllerinama o ateşin etrafını yine sarmalamıştır&lt;br /&gt;belki en ufak rüzgarda uçup gitmek istememiştir&lt;br /&gt;ya da silkinmeyi kaderi bellemiştir&lt;br /&gt;kimi vakit tablanın birinde, kimi vakit bacaların tepesinde&lt;br /&gt;ancak kül gibi olmak lazımdır&lt;br /&gt;yanacağını bile bile, ateşe sarılmaken ufak rüzgarda uçacak olsak bile&lt;br /&gt;yanan bir yüreğe ilaç olmak, derman kesilmek&lt;br /&gt;kül yanar mı dersen&lt;br /&gt;yanmıştır ateşi görünce&lt;br /&gt;içi yanmıştır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-6020680437471134672?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/6020680437471134672/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=6020680437471134672&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/6020680437471134672'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/6020680437471134672'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/kl-yanar-m.html' title='kül yanar mı?'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-4469859511062005928</id><published>2007-07-31T18:27:00.000+02:00</published><updated>2007-07-31T18:29:39.169+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevinc'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zaman'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anahtarlar'/><title type='text'>anahtarlar</title><content type='html'>hep o amcanın elinde görürdüm demir parıltılı anahtarları. şıngır şıngır oynardı onlarla parmakları arasında.üzerine giydirdiği renkli elbiselerini sıraya dizmek benim için en zevkli oyunlardandı. turuncu hep ilk sırada yer alırdı, o yok ise canlı bir yeşil ve ardından kırmızı...sonra kimin dişi daha fazlaysa o daha yaşlı sayılırdı, insanların aksine. küçük posta kutusu anahtarları hiç işe yaramazdı ama yine de koca bir avlu kapısının anahtarı yanında alırdı yerini. hele ki tüm anahtarları yüreğine bastıran kocaman bir çember vardı ki onu biraz yana çevirip de anahtarlardan birini çıkarabilmeyi başarmam için tam on yıl bekledim, anahtarlar bana sabretmeyi öğrettiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sanıyordum ki bizim evimizde sadece annemde  vardı bunlardan. babam hiç bu renkli demir parıltıları eline almamıştı. işten dönüş saati yaklaştığında muhakkak evde olunmasını isterdi annem kendince, babam o demir parıltıları görmemeliydi. buna bir türlü anlam  veremiyordum. halbuki ne kadar da renkli görünüyorlardı, babam da alsaydı ya onlardan. canı sıkıldığında aynı diğer amcalar gibi elinde şıngırdatsaydı, hatta arada bana verseydi de bende halının en az renkli yerine onları yayıp sıraya dizseydim. ama bekledim, babam bir gün bana da bu anahtarlardan alacak diye. her doğum günü sabahında bu heyecanla uyanıp, işten dönüş saatini hep bekledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zaman geçtikçe beklemekten usandım , gidip kendim aldım iki demir parıltı. hep yanımda olduklarını hissetmek için cebimden hiç ayırmadım onları.baktım ki kapıyla arkadaşlıklarını görmek bana hiç nasip olmadı, dedim, neden bunları kullanamıyorum ben?&lt;br /&gt;sonra anladım, onlar yalnızlığın kandıran renkli yüzüydü. benim küçüklüğümden beri sevdiğim o şıngırtılar, yalnızlığın türküsüydü. anahtarla kapıyı açıp, soğuk kalmış odaların içinde sıcağı oluşturmak zor gelirdi yüreklere, ağlatırdı hatta. geceleri en ufak tıkırtıda uyanabilirdim, ama yalnız değildim korkmazdı ruhum. babacım teşekkür ederim, bana yalnızlığı hediye etmedin, arada kapının önünde çok kalıp ıslandım. ama yalnızlığın rüzgarıyla yüz derimi hiç çatlatmadım, üşümedim.annecim teşekkür ederim, babama ve bana yalnızlığın şarkısını hiç dinletmedin,  nerede olursan ol, illa ki kapının ziline basmamızı sağladın, yüzümüzü güldürdün, bunu daim ettin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve anahtarlar...şimdilik cebimde kalın, belki bir gün şarkınızı dinlemeye gelirim.renklerinizi kaybetmeyin sakın ola böyle dedim diye, çocukluğumda kalın, diğer renkler gibi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-4469859511062005928?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/4469859511062005928/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=4469859511062005928&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/4469859511062005928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/4469859511062005928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/anahtarlar.html' title='anahtarlar'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-8637823653837446434</id><published>2007-07-31T18:20:00.000+02:00</published><updated>2007-07-31T18:26:58.426+02:00</updated><title type='text'>ruhum..</title><content type='html'>...&lt;br /&gt;ve öyle güzel ruhum şimdi...&lt;br /&gt;hani tren yolları boyunca, kahveleşen rayların küfleri kadar yapışmış ruhum güneşine.&lt;br /&gt;sabah ister gelsin pencereme, isterse gitsin doğsun başka yerde, umrumda olmayacak.&lt;br /&gt;ben aydınlığımı, en renkli ışığımı almışken hele içime...&lt;br /&gt;ve öyle güzel ruhum şimdi...&lt;br /&gt;üzerinde hiç ağırlık kalmayan bir göğsün özgürce, nefesle yolculuk yapıp,&lt;br /&gt;bir gökyüzüne bir de ayaklarımın hizasınca uçmasından yana güzelliği görür oldu gözlerim.&lt;br /&gt;ve dudaklarım...&lt;br /&gt;onlar hiç bilmediği yollarda yolculuk yapıyorlar şimdi.&lt;br /&gt;bir yanı diğer yöne , diğer yanı öteki yöne koşa koşa gidiyor.&lt;br /&gt;gülümsemek diyorlar adına, ya da... işte öyle.&lt;br /&gt;ve öyle güzel ruhum şimdi..&lt;br /&gt;yüreğim çıldırmışçasına coşkulu&lt;br /&gt;ellerim üşümüş gibi ürkek ve korkakça titremekte&lt;br /&gt;gözlerim yaşlarınla dansta ve gönlüm...&lt;br /&gt;onu görenler şimdi dediler ki" o bambaşka"o şimdi öyle güzel.&lt;br /&gt;hani, açan çiçekler gibiuçan martılar,bembeyaz, sen gibi.&lt;br /&gt;düşündüğüm yollar kadar ileri&lt;br /&gt;ve geçmese dediğim zaman kadar geri&lt;br /&gt;ve ruhum öyle güzel şimdi...&lt;br /&gt;gündüzüm başka, gecem de aşkta yıldızım yolculukta,&lt;br /&gt;ve sen işte burda,şuramda.&lt;br /&gt;ömrüm baharda, bahar sendesen orda, güneş de içinde.&lt;br /&gt;ve ruhum...&lt;br /&gt;tren yolları,gelmeyen gündüz,doğmayan güneş,çıldıran bir yürek,&lt;br /&gt;titreyen el,gözlerdeki yaş,uçan martı,ömürdeki bahar gibi.&lt;br /&gt;ve ruhum öyle güzel şimdi,&lt;br /&gt;varlığınla yaşıyor sanki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-8637823653837446434?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/8637823653837446434/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=8637823653837446434&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/8637823653837446434'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/8637823653837446434'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/ruhum.html' title='ruhum..'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4689981042634867877.post-664520151806352105</id><published>2007-07-31T18:18:00.000+02:00</published><updated>2007-07-31T18:20:17.453+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oyun'/><title type='text'>oyun</title><content type='html'>ve oyun başladı...perde açıldı, tek tek çıktık sahneye. bir ben vardım , bir de var sandığım. hepsi oyundu ve hepsi sayfalarda yazılmış,&lt;br /&gt;akıllarda şekillenmiş, fikirde hayat bulmuş bir kaç yaşamdı o kadar. ve ben öyle gerçek oynadım ki rolümü, bazen ağladığı&lt;br /&gt;yerde ağlamak istedim , bazen de ağladığı yerde rolüme teselli vermek.ne kadar gerçek olsa da, oyun olduğunu bile bile "gerçek bu" dedim. kim bilir, belki de gerçek olsun istedim. sonra&lt;br /&gt;oyunculardan biri düştü sahneden, sendelemişti zaten perdeye doğru, biri koştu ön sıralardan yetişemedi, ki yetişse bile&lt;br /&gt;vakit artık çok geçti.çünkü oyun başlamıştı.işte o zaman duydum içimden duymadığım heyecanımı, sevincim benimle bütün,hüznüm ise sürekli sırtımdaki bıçaktı. her alkışta&lt;br /&gt;her gülümsemede kendini fark ettiriyordu bana. inanmak istemedim ilk önceleri, oyun bu, oyna geçsin sahnenin biri dedim,&lt;br /&gt;rolüm gereği gülümsedim.hep iyi olandım, kötüyü bilemeyendim. öyle ya, tabi.ne iyi insandım ben, oyun içinde gerçeği, gerçek içinde oyunu ayıramayacak kadar saf hatta. sahne başından bakınca ışıklara,&lt;br /&gt;gözlerimin kamaşacağını, boncuk boncuk siyah görüntüler içinde seyircileri arayacağımı bilemedim.oyun bu, oyna geçsin sahnenin biri daha dedim.ve sonra oyun başladı.asıl sahne buradaydı. ben gerçekleri oyun, oyunları ise gerçek sanardım. öyle değil dedi bana süflorüm, bu oyun başka...oynanması zor,perdeleri ağır ve hatta seyircileri yalan. alkış sesleri yok , üzülme kötü oynadım diye, iyi olana da sessiz&lt;br /&gt;kalan çok.bu oyun zor, perdeleri kadife. bile  bile oynamak, bile bile gerçek sanmak, ve güle güle gidebilmek içinden. ve oyun bitti.anlatılamayanlar kadar çok kelime, ve anlatılanlar kadar az değerli bakışlar içinde, sessiz sedasız bir kapanış.belki bir kaç damla göz yağmuru, ve belki yüreğin enkazı, o kadar.&lt;br /&gt;işte o zaman, oyun bitti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4689981042634867877-664520151806352105?l=razay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://razay.blogspot.com/feeds/664520151806352105/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4689981042634867877&amp;postID=664520151806352105&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/664520151806352105'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4689981042634867877/posts/default/664520151806352105'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://razay.blogspot.com/2007/07/oyun.html' title='oyun'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05374878563219402070</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
