23 Eylül 2007 Pazar

...(21)


Anne biraz dinlesene beni…

Senin beni kucağına aldığın ilk gün, ince ince titreyen ellerin vardı ya
Yüzünde de, içinden nefesinle kopup gelen bir gülümsemen hani
Doğru dürüst doğrulup da yüzüme bakamadığın,
Artık halinin kalmadığı bir anda, nefesinle bir ağladığım o an
Bana kıyamayıp da, şaşkınlık içinde “neden ağlıyor” dediğin
Alelacele üzerime giyindiğim o ilk elbiseli halimi gördüğün vakit hani
Sevmiştin ya beni,
Öyle sevecekmiş anne beni, öyle seviyormuş beni.
Ama ağlamayacakmışım, gülecekmişim bu defa.
Doğacakmışım yeniden anne, gülecekmişim senin gibi içimden.

Senin beni kucağında narince tutup da,
Giysilerin arasından gülümseyen, kahve dudaklı yumuşacık arkadaşım
Ağladığımda gözyaşımı silen
Uyumadan evvel bana masal anlatan göğsünden
Ak mı ak olan sütün var ya hani
Öyle seviyormuş anne beni, hep öyle sevecekmiş yeminlen.

Anne,
Hani ilk adımlarımı atarken ürktüğümde gülüyordunuz ya
Yüzünüze şaşkın şaşkın baktığım o zaman da
Dediklerimi anlamıyordunuz, kendinizce yorum yapıyordunuz da
Ağlayınca, saçımı okşuyordunuz ya kısık kısık tebessümlerinizle;
O bana yürümeyi öğretecekmiş, her adımda elimden tutacakmış
Anne sen de öyle tutuyordun ya elimden,
Düşmeyeyim diye, sevgisiyle bağlı olacakmış bana
Yürüyecekmiş sevdanın yolunda.

Saçlarımın buklesi arasında sıkışıp kalan kırmızı tokalarımı bulamadığımda
Gecenin karanlığında yanağına dokunup da uyuduğum o zamanda
Dışarıda esen deli rüzgârların uğultusunda
Üşüdüğüm hani o kışların sıcak yüreği olan senin koynunda
Uyuyup da rüyalarıma koştuğum
Beyaz çarşafında, uçsuz bucaksız hayaller kurduğum vakitler var ya;
Sen hep nefesime yakın bir nefestin hani…
Göğsünde uyutacakmış anne beni,
Hep yanı başımda uyuyacakmış sen gibi, yalnız olmayacakmışım geceleri
Rüyalarımda olacakmış, korktuğum kâbuslarda elimden tutacakmış
Anne,
Uykum olacakmış o benim.

İlk sözlerimi söylediğimde dinliyordunuz dediklerimi de
Baba dediğimde, ağlamıştı ya gözlerin sevincinden
Ağladığımda dolardı gözlerin yine sevginden
Anne,
Ben konuşmayı öğrenecekmişim
Sevgilim diyecekmişim.
Onun da gözleri dolacakmış benim sevgimden,
Söylediğim her kelimede biraz daha sevecekmiş beni
İlk sözümden, son sözüne kadar seninim dedi
Anne,
Bana sevdiğini söyledi,
Bak, doluyor benim de gözlerim şimdi.



Dışarıdan duyulan cıvıltılara karıştığında sesim,
Elim elin üzerinde oynuyorken gülüşlerim,
Saklanmışken bir de koca yapraklı ağaçların ardına
Beş dakika daha anne dediğim,
O tatlı oyun vakitlerinden ayrılığım gibi olacakmış en uzun hasretim;
Yarın sabah yine oynayalım dediğim oyun arkadaşım
Zamanın bitip de bizim yazdığımız o beş dakikaların tadında olacakmış sevgim
O hep benimle oynayacakmış anne,
Saklambaçtaki koca yapraklı ağacım olacakmış
Dallarıyla saracakmış beni.
Elim elim üzerinde oynadığımda, sıcağını hissedecekmişim de
Sevdiğini söyleyecekmiş bana anne.

Anne,
Hani ruganlarım vardı benim, tıkır tıkır geziyordum onlarla da
Söylediğim şarkılara eşlik ediyordun ya
Boyum yetişmiyorken, elinden tutuyordum
Eğilip de az yana doğru, hem elimden tutup hem yanağımdan makas alıyordun
Ahh şu ruganlarıma bakmaktan düşüyordum hep de
Dizlerim acıdığında onları öpüyordun,
Anne, yeniden şarkı söyleyecekmişim, düşmeden
Acıdığında bir yerim, öpecekmiş senin gibi
Vurduğum masaya kızacakmış gönlümü almak için
Canımı acıtan karşısına çıkacakmış tüm varlığıyla
Tutarken elimden, yanağımda olacakmış dudağı annem
Sevecekmiş beni,
Seviyormuş, öyle dedi.

Anne bak ne diyeceğim, biraz daha dinler misin beni…

Küçücüğüm ben şimdi,
Ellerim küçük, attığım adımlar bir kaldırım taşı kadar
Düşsem sen yoksun,
Dizlerim acıyacak canda değil.
Ruganlarım kırmızı değil anne, saçlarımın da buklesi kırışık
Ağlıyorum anne,
Ağlıyorum ama sevincimden, sevdiğimden yanlış anlama;
Sen yoksun ama O benim yanımda anne.
Senden aldığı gün beni, öyle demişti ya sana;
Senin ilk gün üzerine titreyerek baktığın bu kıza,
Sevgimden bir ömür
Saygımdan bir huzur
Aşkımda olmadan hiçbir kusur
Bakacağım anne.

Anne, bana çok güzel bakıyor gözleri,
Yaşlandın diyorlar bana, oysa küçücüğüm şimdi
Yeniden doğacakmışım anne, gülecekmişim senin gibi içimden.
O beni hep sevecekmiş de,
Elim elin üzerinde oynarken, yatağımızdaki gülen yüzlerimizle
Senin yanına gelecekmişiz biz de.

Baba, sen de dinleme bizi kapının ardından
Gir içeri serbestmiş artık görebilmek küçük yavrunu,
Beyaz giysili kadınlar öyle dedi.
Biraz ağladım ama kusuruma bakma; anneme anlattım şimdi,
Gelecekte çok sevecek biri beni;
Onun için ağladım şimdi, duygulanmakmış adı.
Onun da annesi varmış baba,
Böyle ağlamış o da.
Anlatmış beni annesine; annemmiş o da.


Anne, baba biraz daha dinlesenize beni;

Biri…
Sevecekmiş beni.

Ağlıyorum anne, korkma, nefesim bu benim.
O’ nefesim olacakmış benim.
Her nefeste biraz daha dolacakmış içime,
Hayatım olacakmış da, ebedi kılacakmış sevgimi
Elleri hep tutacakmış ellerimi
Ayrılmayacakmış gözlerimin içine bakan gözleri
Anne,
Ben de çok sevecekmişim.
Sevdiğimi hep söyleyecekmişim,
Öpecekmişim uyumadan gözlerinden onu
Ellerinden tutup, göğsüne yatıp
Uyuyacakmışım geceleri.

Anne…

Annem…

Anneciğim…


Büyümem lazım,
Uyumalıyım şimdi.

14 Eylül 2007 Cuma

...(20)


Elim yüreğimin üzerinde,
Seni bekliyorken,
Dinledim avuç içime anlattıklarını gönlümün.
Zamanı durdurmak istedi çok defa, zaman bile durmak istedi hatta.
Kalbim, hızlı hızlı atıyorken;
Söylediği bir dileği, gözleri kapalı, kısık sesi, elimde eli;
Beni hep böyle sev, dedi.
Durdu gözlerim baktığı yerin en derininde.
Karşı duvara çarptı ruhum, ardından elim yüreğime daha çok sarıldı.
Çıkıyor içimden sandım, koşup gidiyor gönlüm diye
Sevdiğimin göğsüne daha sıkı sarıldım.
Yüzünü özlemeyi göze alarak, omzuna yaslandım,
Gözlerim utandı yaşlarından, aktıkça gizlendi, gizlendikçe aktı.
Bak dedi yüzüme, öpeyim gözyaşlarını,
Ruhum karşı duvardaydı, elim yüreğime baskın,
Titriyorken bedenim, ruhum geri geldi ve irkildim;
Bak yüzüme hadi, öpeyim gözyaşlarını dedi.
Saçım içinden süzüldü parmaklarının her biri,
Sonra gözlerimdeki o rüya devam etti,
Minik bir buse, tebessümüme armağan oldu,
Ellerimi tutan elleri, şimdi yüreğim üzerinde, dinliyor söylediklerimi;

Hani nefesini duyduğum gün boynumda,
İçimde yaşadığını anladığım o an var ya;
Gözlerinin içine bakıp da, sen oluverdiğim bir akşamüstü o vapurda,
Şu beklediğim, şu gelmeyen, görünmeyen deryadaki hani
O selam getirdi huzurdan bana.
Uzun yollar aştım dedi, çok şarkı söyledi uzaklardan, duydum da
Göremedim hiç dansını mavi üzerindeki yakamozda.
İşte o an, içindeydik hayallerimin denizinde.
Bağrını rüzgâra verip, gözlerini kısıp da baktığın o zamanda
Sarılıp bana, söylediğin bir söz var hani…
Günlerce beklediğim, adıma deli dendiği o geceler boyunca
Sesini duydum.
Seni anlattım, gözlerimin yaşından bir deniz yaptım.
Gülüşünün hayalinden bir güneş,
Söylediğin her sözden mis kokulu, bitmeyen bahar,
Yaşlarının her damlasından, sevda dolu yağmurlar yarattım dünyama.
İçinde yaşadım sen yokken,
Bekledim, geceler boyunca bekledim,
Ellerimde olmayan ellerin, gözlerimi bilmeyen gözlerinden
Hayallerimi görmeni, onları sıkı sıkı tutmanı istedim.
Sen bana yine, o akşamın yavaş yavaş attığı adımlarının arasında
Kulağımın en içine o sözü söyledin, gülümsedin.
Soğuk rüzgârlar esti bulutların yüreğinde,
Dayanamayıp ağladılar gri gökyüzünden üzerime
Uğuldadı camlarımda söyledikleri bütün şarkılar
Ben ellerini tuttum, bulutlara anlattım, gözyaşlarımı kefil yapıp
Senin için güneşin kalbini çaldım.
Işığı sabahlarını aydınlattığı zaman, anlasın istedim herkes
Gülüşlerin yanında, gecedir güneş.
Yürüdüğün zaman yolunda, ardından baksınlar aydınlıkla
Senin her adımın karşısında, sendeleyen bir adamdır güneş.
Ruhunun şenliğini tatsınlar da, yüreklerinin açlığı geçsin diye
Güneşin ateşini, ruhunun sıcağında olduğunu söyledim.
Ben anlattıkça bunları, sen yüreğime, yeniden o sözü dedin;
Beni hep böyle sev, sevdiğim…
Sonra doğdun dünyama, o akşamüzeri bekliyorken limanımda.
Duyduğumda sesini, iskelenin kahverengili dayanağında
Ağlarken buldum kendimi.
Yüreğim üzerine elim, hızlı hızlı çarpıyorken kalbim,
Daha adımı sormadan bana;
Beni hep böyle sev dedin.
Birkaç adım attım yanına gelmek için,
Koştun yüreğinin şehrinden, şehrimin sokaklarına
Geceler boyu seninle gezdim.
Hiç gitmediğim, hiç bilmediğim şehrimin mahalle tozları arasında
Sokak lambasına âşık ateşböceklerinin dansını seyrettim.
Dedin ki, çok yol sarf ettim, yorgun düşüyor gözlerim,
Yeşiller içinde uzandım, dizlerimden yastığını
Alnını okşayan ellerimden rüyanı
Selam getiren vapurumdan, huzurumu sana verdim.

Elim yüreğim üzerinde,
Seni bekliyorken
Senelerin bizimle beraberliğini hayal ettim.
Biraz ağrıyorken dizlerim,
Gamzelerim içinde kaybolan gülüşlerim,
Eskisi gibi parlamayan ellerim,
Dişlerinin mazisinde kalan dişlerim,
Titreyen sesimle söylediğim sözlerim,
Anlamadığında tekrar ettiğim kelimelerim,
Beyazlar içindeki, kıvrılmış saçlarım,
Ve hiç bıkmadan, usanmadan, her an sen olup
Her an seninle yaşayıp, olmadığında olmayacak olan, genç kalan yüreğim…
Beni bu zaman da böyle sevecek misin, sevdiğim?

Gülümsedim yüzüne, duyduğumda bu dileğini
Seni hep böyle seveceğime yemin eder gibi.
Altına attığım imzamda,
Tüm hayallerimin resmini
Bütün umutlarımın gerçek olduğunun kanaatine varan aklımla fikrimi
Mühür basan, benliğimi,
Seninle yaşayan yüreğimi,
Mutluluğundan ağlayan gözlerimi,
Yazdığım ve söylediğim bütün sözlerimi,
Sevdanın hırsızı yaptım, güneşten çaldığım kalp ile.
Sana söz verdim seveceğime dair;
Sevmezsem seni, yaşarken ölü olmak niyetine.

Beni hep böyle sev.
Seni sevdiğim gibi.
Ben seni seviyorken böyle
Biliyorum ki, seviyorsun sevdiğimden çok seni.
Sen de beni, hep böyle sev, sevgilim.
Elim yüreğim üzerinde bekledim seni
Yüreğimin kapısına, dokunmasın ellerin eli
Kalbim hızlı hızlı çarpıyorken, bir kez daha yemin ettim
Seni hep böyle seveceğim.

5 Eylül 2007 Çarşamba

...(19)


ben uyuyorumdur şimdi,
habersizimdir güneş vuran gözlerinin ışıltısından.
güneşin seni kıskandığı için homurdandığını duymuyordur kulaklarım.
seni görüyorumdur şimdi rüyalarımda,
gülüyorumdur sana ve sen de bana,
uyanamıyorumdur bunun için.
sıkı sıkı tutmuştur yorganımı ellerim, ellerin diye,
uykumda bile bırakmaz onları ellerim, hayalimdir diye.
sen şimdi gidiyorsundur çalışmak için işine,
onca insan içinden geçip gidiyorsundur.
Ayakların sarılıyordur toprağa,
Benimkiler yorganın içinde kıvranıyordur.
Yüzüne tanımadığın onca yüz bakıyordur
Uzakta kalmıştır onlar gözlerinden,
Ben uykumun en güzel yerindeyim, gözlerinin içinde.
Tam öpecekken seni, dönüyorum sağa doğru
Elim ağır bedenimin altında kalmış uyuşmuş
Belim ağır kamyonlar altında ezilen asfalt gibi yamulmuş
Ben uyuyorumdur şimdi,
Sen beni hayal etmeye devam et, geliyorum güne.
Uyanayım diyorum da, kızıyor gözlerim bana
Başlıyorum bu sefer içimde kavgadan yana koşmaya
Kıyamıyor gözlerim seni perdeden almaya
Sen yürüyorsun, el etmek için bir münübüsün durağına
Saçlarım yüzümde sarhoş olmuş
Kimisi gözlerimde sızmış kalmış
Kimisi dünün izlerini taşıyor, başı ağrımış
Ben uyuyorumdur hala, bişeyden haberim yoktur
Rüya görüyorumdur, içinde sen, gözlerin ve ben.
Yağmur yağsa da geçse bulutlar dediğin bir zamanda
Küçük bir yağmur tanesi kavuşmuş alnına
Öpmüş öpmüş seni tüm susuzluğuyla
Parmağına silip gülmüşsün onun yüzüne,
Öyle dedi gözlerim içindeki yaşım,
Çünkü sana rüyamda yine, özledim diye ağlamışım.
Sen yürüyorsundur durmadan, uykun da vardır hani akşamdan
Uyusan aslında yanımda sen de,
Sabahlar olmasa uyusak geceler boyu gözlerinde
Benim şimdi hiçbir şeyden haberim yoktur
Öyle sanıyor bana bakan gözler.
Gözlerim kapalı diye görmüyorum sanıyorlar.
Oysa seni izliyor da başka bir şey görmüyor,
Duymuyor kulaklarım gülüşlerinden başka
Uyumak, sana kavuşmak bir nevi.
Ben uyuyorum ya şimdi
Sen beni hayal etmeye devam et, az kaldı geliyorum güne.
Duydum annemin ayak seslerini odama gelince
İlk önce sesini duydum dışarının,
Sonra sen gülümseyemeden gidiverdin,
Dur dur sana daha diyeceğim bir sevda sözüm vardı
Ama neredesin?
Gün çaldı seni benden, bu insan uyanıp neylesin…
Güneş homurdanıyor sanıyordum
Alt komşu yine temizlik yapıyormuş,
yaşlı gırtlağından şarkılar söyleyen makinasıyla
gözlerin gözlerime değiyor sanmıştım
meğer camdan süzülen güneşin gözlerime çarpmasıymış.
Ben seni yanımdasın zannetmiştim,
Ağladığımda yaslandığım omuz yastığımmış
Ben sana sarılıyorum diye, yorganı sırtlamışım geceden
Sabah olmuş , halen koynumda tutuyorum.
Yürüyorum sanmıştım ellerinden tutup da
Ayaklarım kıvranmış yine çarşaf arasında
Neyse de,
Hayır olsun.
Tuttum ellerinden gece boyunca,
Öptüm doya doya ta ki güneş doğunca
Bir rüya gördük, onu da gün elimizden alınca
Uyandık işte, hayır olsun.
Günüm senle dolsun, güneş dursun durduğu yerde
Nasıl olsa yarın yine gelecek benim gülümsemelerime
Rüyama da gelince, uyanmayacağım şikayet edip de geceye
Aşık olacağım sana yeniden,
Gün doğunca güneş olacaksın
Gece olunca yıldız gibi duracaksın
Hep parıldayacaksın
Alnımdaki yağmur tanesi olup
Yüreğim sahiline akacaksın
Deniz olacaksın
Martıları kovalayacağız
Hayallerimizi kurarken tam
Saati yeniden on dakika erteye atacağız…


ışıldıyor gözlerin gözlerime,

varsın olsun, güneş yine güneşliğini yapsın

en karanlık bir zamanda, ışıldıyorsa gözlerinin hayali ruhuma

varsın güneş , güneşim diye gezsin dünyanın başında

ben ısınıyorum

ben aydınlanıyorum

ben uyanıyorum gözlerindeki parıltıda

e o zaman ;

günaydın bana.